scorecardresearch.com

Uludere Kaymakamı 'linç girişimi'ni anlattı

Uludere Kaymakamı 'linç girişimi'ni anlattı
01/01/2012 13:47
Irak sınırındaki olayda hayatını kaybedenlerin ailelerine taziye ziyaretinde bulunduğu sırada darp edilen Uludere Kaymakamı Naif Yavuz, yaşadıklarını anlattı.

ŞIRNAK - Şırnak Asker Hastanesi'nde tedavisi süren 3 çocuk babası Kaymakam Naif Yavuz, AA muhabirlerine yaptığı açıklamada, yaklaşık 2 yıldır Şırnak'ın Uludere ilçesinde görev yaptığını söyledi.

“Uludere halkımın vefat eden 35 insanımıza baş sağlığı diliyorum. Bunlar küçükten büyüğe kadar hepsi benim kardeşlerim, hepsi benim yavrularımdı” diyerek sözlerine başlayan Yavuz, olaydan 2 gün önce Gülyazı Köyü'nde bulunduğunu ve cenazesi olan insanlarla beraber halı saha açılışını yaptıklarını anlattı.

Yavuz, “Irak sınırındaki olayın kendilerini ciddi anlamda üzüntüye boğduğunu, eşiyle beraber iki gün boyunca ağladıklarını” dile getirerek, şunları söyledi:

“İki gün boyunca gözümüze uyku girmedi. Bu üzüntümüzden dolayı biz ekmek, yemek yiyemedik. Olay olduktan sonra biz cenaze sahipleri ile beraber olduk. Otopsilerine bizzat katıldım. Oradaki insanlarla beraber kucaklaştık. Oturduk, beraber ağladık. Onlar bizi bağırlarına bastı. Cenazeler defnedildi.

Bugün uygun olması ve sayın bakanlarımızın da geleceğini bildiğimiz için hep beraber gitme kararı aldık. Gittik, sağ olsunlar cenaze sahipleri bizi canı gönülden kucakladılar. Bizi bağırlarına bastılar. Çünkü hepsiyle tanışıyoruz. Hepsi, devletin yanında ve bizlerin yanında olan insanlar. Kimsenin bunu başka bir yere çekmeye haddi ve hakkı yoktur. O insanların hepsini çok iyi tanıyoruz, çok iyi biliyoruz ve bütün Uludere halkı çok iyi biliyor.”

“O ÇOCUKLARIN HEPSİ İLE FOTOĞRAFIM VARDIR”
Naif Yavuz, taziye evinde oturduklarını ve yakınlarını kaybedenlerin acısını paylaştıklarını ifade ederek, “Biz gittik taziye evinde oturduk. Basında, 'Kaymakam gelir gelmez saldırıya uğradı' şeklinde haber var. Maalesef orada olmalarına rağmen çok üzülerek söylüyorum, bizim içerde olduğumuzu görerek artık art niyetle mi yapıyorlar, yoksa başka bir şekilde mi bilmiyorum, ben o taziye evinde cenaze sahipleri ile bir saate yakın durdum. Vatandaşımla beraber oturdum, duamızı yaptık” dedi.

Yavuz, değişik yerlerden provokatörlerin geldiği haberlerini aldıklarını vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti:

“Vatandaşımız zaten mağdur, herhangi bir olay olduğunda mağdur olacak olan yine cenaze sahipleri, yine suçsuz olan insanlar. Bu vesileyle bakanlarımızın beraber buraya gelmesinin uygun olmadığını düşündük ve oradaki insanlarla, bir grup ileri gelenleriyle konuşarak o insanları alıp başka bir yerde sayın bakanlarımızla görüştürmek istedik. Ailelerin ileri gelenleri bunu kabul ettiler. Bize öncülük ettiler. 'Sayın Kaymakamım buyurun gidelim' dediler.”

Bu durumun bazılarını rahatsız ettiğini, basının yanında bağıranlar olduğunu, kendisini arayıp “Sakın buraya gelmeyin, burada işiniz yok” denildiğini belirten Kaymakam Yavuz, “Ben onlara da söyledim, 'bu cenaze benim cenazemdir'. Benim cenazeme hiç kimse 'gelme' veya 'şu saatte gel veya gelme' deme haddine ve hakkına sahip değildir. Ben istediğim zaman, isteğim cenazeme, istediğim zaman giderim. Çünkü o benim evladım. O çocukların hepsi ile fotoğrafım vardır. Aileleriyle hepsini tanıyorum. Onlarda beni çok iyi tanıyor.”

“CENAZE SALİPLERİ ARAYIP, ÜZÜNTÜLERİNİ BİLDİRDİLER”
“Vatandaşların beni bağırlarına basması, başkalarını rahatsız etmiştir” diyen Naif Yavuz, başkalarının devletin köye gelmesine ve protesto edilmemesine inanamadıklarını belirterek, “Bu gerçekleşmedi. Cenaze sahipleri beni bağrına bastı. Kendilerine şükranlarımı sunuyorum. Bana saldıranlar asla ve asla cenaze sahipleri değildir. Hatta, cenaze sahiplerinden bana bir haber geldi, 'Kaymakama yapılan bu saldırı, bir önceki saldırıdan daha çok bizi rencide etmiştir. Çok daha üzmüştür' diye. Cenaze sahipleri beni aradılar, üzüntülerini dile getirdiler. Beni orada koruyan da köylünün kendisidir. Bana vuranların hiçbiri Uludereli değildir. Dışardan gelen provokatörlerdir” diye konuştu.

“İSTEDİKLERİNE ULAŞAMADILAR”
Uludere Kaymakamı Naif Yavuz, “Cenaze sahiplerine göstermiş oldukları metanetten, insanlıklarından ötürü” teşekkür ettiğini belirterek, “Şahsım adına şükranlarımı arz ediyorum. Büyüklük gösterip bağırlarına basmışlardır bizleri” dedi.

Yavuz, “Onlarla oturup ağladım. Eşimle birlikte ağladım. Bütün Uludere bizi çok iyi bilir. Sağlık açısından Allah'ıma çok şükür istediklerine ulaşamadılar. Çok iyiyim. Allah çocuklarıma bağışlamış. Bu olay nedeniyle başka bir yere tayinim söz konusu oldu ama kabul etmedim. Uludere'deki hizmetlerimizi tamamlayıp öyle ayrılacağım. İkinci yılıma girmek üzereyim” diye konuştu.

 

 

Adobe Flash Player YükleAdobe Flash Player Yükle



“4 KİLOMETRE YOLU YÜRÜMENİN NE DEMEK OLDUĞUNU ÇOK İYİ BİLİRİM”
Yaptıkları hizmetlerin belli olduğunu dile getiren Naif Yavuz, yaptıkları tüm hizmetlerin, gençlerin daha kaliteli eğitim görmeleri için oluğunu, Uludere'deki okulların, fiziki olarak Türkiye standartlarının üstünde olduğunu ifade etti.

Yavuz, son bir yıldır Uludere'de en ufak bir toplumsal olayın gerçekleşmediğine işaret ederek, şunları söyledi:

“Bizim kim olduğumuzu çok iyi biliyorlar. Uludere'ye 20 milyon liralık hizmet gelmiştir. Uludere halkını ve çocuklarını kendim gibi görmüşüm. Çünkü ben Muşluyum. Muş'un köylerinde okumuşum. 4 kilometre yolu yürümenin ne demek olduğunu çok iyi bilen bir insanım. Buna katlanmasınlar diye her köye bir öğretmen lojmanı yaptık. 'Öğretmenlerimiz bizim gençlerimize sahip çıksın, orada kalsın' diye. Valimiz Vahdettin Özkan'ın büyük katkısıyla mobilyasına varana kadar biz temin ediyoruz. Çok şükür şu anda öğretmenlerimiz oraya yerleşmeye başladı.”

BAŞBAKAN ERDOĞAN ARADI
Naif Yavuz, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Kılıçlar ile askeri yetkililerin kendisini aradığını söyledi.

Kaymakam Yavuz, “Çok şükür iyiyim. Çok kısa sürede de Uludere'ye gidip, hizmetlerime devam edeceğim. Beni bu yoldan hiç kimse alıkoyamaz. Bunu herkes çok iyi bilmeli” dedi.

Türk İdareciler Derneği tarafından “Yılın İdarecisi” seçildiğini ve “Şehit Kaymakam Ersin Ateş Ödülü”ne layık görüldüğünü hatırlatan Yavuz, yaşanan olayların her şeyi unutturduğunu dile getirerek, “Üzüntümüz çok büyük” dedi. DOKTOR RAPORUNU REDDETTİ YARIN GÖREVİNE BAŞLIYOR
Öte yandan Yavuz, doktorun rapor yazacağını söylemesine rağmen, yarından itibaren görevinin başına geçeceğini de belirtti.

Yavuz, saldırıya birkaç provokatörün neden olduğunu ve bu saldırının asla bölge halkına mal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Ben yarından itibaren sayın valim izin verirse iş başı yapmak istiyorum. Doktor rapor yazacağını söyledi, ama kabul etmedim. Yarından itibaren görevimin başına geçeceğim.

Ben Muş'un önde gelen bir aşiretinin mensubuyum. Sağ olsunlar aşiret mensuplarının ileri gelenleri arayıp, gelmek istediklerini söylediler. Ama değişik provokatif eylem olmasın diye müsaade etmedim ve gelmelerine izin vermedim. Bunun bana yapılan bir hareket olmadığını söyledim. Bu devlete yapılan bir eylemdir, devlet kendi görevini kendi yerine getirecektir. Bu Naif'in meselesi değil, kaymakamın, devletin meselesidir. Devlet de gereğini yapıyor. Aşiretime de sağ duyulu davranışlarından dolayı teşekkür ediyorum. Biz Uludere ve Şırnak halkını çok seviyoruz. Bölge insanıyım, Uludere'ye gönüllü geldim ve gönülden de hizmet ediyorum. Annem çok üzüldü, kimsenin onu üzmeye hakkı yok.”

Ziyaretçilerden Hilal Belediye Başkanı Cafer Benek ise Uludere ve Şırnak halkı bu olayı kınayıp, lanetliyor ve üzüntüyü paylaşıyor” dedi.
Şiyhan Mahalle Muhtarı Kamuran Kara da, provokatif eylemden büyük üzüntü duyduklarını belirterek, “İnsanları galeyana getirip, olay çıkardılar” diye konuştu. (aa)

 

http://www.radikal.com.tr/107421910742199

YORUMLAR
(9 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Tabi kaymakamim tabi.. - candeniz02

Sayin kaymakan halkin sizi ne kadar kucakladigi filmde goruluyor zaten,hasta yataginizda kendinizi fazla yormayin.Gerci siz gozlerimizle gorduklerimize de inanmamamizi sadece sizlerin dedilerine inanmamiiz istiyorsunu ama..Bu arada bir cok bolge gazetecisini iceriye atmanizin sebebi simdi daha iyi anlasiliyor. Ayrica bakanlarin taziye ziyareti icin cenaze sagiplerini kendi ayaklarina baska bir yere getirtmesi ve iceriye sadece Anadolu ajansinin alinmasi da cok anlamli. Sizi orada kollayanlari,hasta yataginizda bile karalamaya calismaniz bir o kadar anlamli..

???? - Xalo2003

Yav arkadaslar ne Irak siniri o køyub veya bølgenin ismi yokmu bu fasizan tutmunzdan vaz gecin artik olayi yani turkiye sinirlarinin icinde olmamis gibi gostermeyin bunu KURD HALKI dunyay duyuruyor unutmayin

Radikale - Don ve Kişot

Siz burada en başında kaymakamın 3 çocuğu olduğunu belirterek acıtasyon yapıyorsunuz. Lütfen sizde diğer medya kuruluşları gibi 3 maymunu oynamayın.

DOGRU demis - M.yavuz

Hic kimse bana "gel" yada "gelme su saatte gel" deme haddine ve hakkina sahip degildir .Evet sn.kaymakam bey siz istediginiz zaman "gider" istediginiz saatte o insalari heronlarla vurma hakkina sahipsiniz.DOGRU diyorsunuz, kimin haddine!!Asiretinizle göz dagi vermenizde bir baska trajedi.Ne yani, "asiretim gel" deseydiniz devlet önce heronlarla, yetmedi sonrada devletin valisinin asiretiylemi vurucakti!!anlamadim, asiretinizi anlatmanizdaki amac ne?

Biz, kürtler farklı bir yaklaşım içinde olmamız lazım. - Beritan Medya

Çünkü ezilen bir halkız. Bizleri ezenler gibi davranma lüksümüz yok. Elbette haklarımızı savunacağız, bunu her demokratik platformda dile getirip, tartışmalıyız ve dayatmalıyız. Bunu yaparken güçlü bir şekilde ve birlikte yapmalıyız. Kürtler misafirperver bir halktır. Düşmanıda olsa veya gelse kendi taziyesinde insanlara saldırmaz ve kovmaz. Bu kürtlerin gelenek ve göreneklerine ters bir yaklaşımdır. Bu olay ne kürtlerin ilk olayıdır nede son olacaktır. Ama kirmizi çizgilerimiz, bizim örf ve adetlerimiz, gelenek ve göreneklerimizdir. Bin yıldır ezilen kürtler, şimdiye kadar hiç taviz vermediler, kendi ahlaki değerlerinden. Bu temelde Kaymakam’a yapılanlari doğru bulmuyorum. Dedim ya, bu kim olursa olsun. Bin yıldır acı çekiyoruz ve bu gibi acılara alışığız. Biz Dersimlerı, Zilanları, Botanları ve bu kutsal topraklarda olan tüm katliamlarını gördük, okuduk ve acılarını yaşadık ve hala da yaşıyoruz. Bu ülkede annelerimizin göz yaşlarını durdurmalıyız. Bu savaşı, çetin de olsa bir barış ile sonlandırmalıyız. Bu hem kürtlerin hemde türklerin menfaatına olacaktır. Bin yıldır beraber yaşıyoruz, bir bin yıl daha yaşamak dileğiyle. Dünyanın hiç bir yerinde hiç bir savaş kazanılmamıştır ve kazanılmıyacaktır da.. Son olarak ölen insanlarımıza allahtan rahmet ve ailelerine sabır dilerim.

tek suçlu akp - rojteam

halk devletin yanındadır diyorsun. peki ilk gün nerdeydiniz. devlet halka sahip çkmıyor o zaman . ilk gün niye sen ve digerleri yoktu. ancak olaydan 3 gün sonra bu insanlar sizin aklınıza geliyor. böyle pişkinlik olmaz

Yok ya - caqqdas

Hatta, cenaze sahiplerinden bana bir haber geldi, 'Kaymakama yapılan bu saldırı, bir önceki saldırıdan daha çok bizi rencide etmiştir. Çok daha üzmüştür' diye. Tabi eminim hepsi acısını unutup seni düşünmeye başlamıştır. Çünkü senin yediğin yumruklar 35 Kürdün katledilmesinden daha vahim bir tabloydu değil mi ? Ne de olsa sen yüce devletin kaymakamısın 35 Kürt ölmüş nedir ki yeter ki senin kılına zarar gelmesin.