'Ulus, Irak gibiydi'


Toplam 121 yaralı
Ulus'taki saldırıda yaralanan 121 kişiden 30'unun tedavisi hastanelerde sürüyor, beşi ağır durumda. Mehmet Göçmen: "Durağa giderken, birden her yeri toz bulutu kapladı, saçlarım yandı" dedi.
Esnaf şokta
Bölge esnafı şokta: "Etraf kan gölüne dönmüştü. Her gün yüzüne baktığım insanlar öldü." Bir güvenlikçi anlatıyor: "Irak'takine benzer sahneler yaşadım. Kucağımda ölenler oldu."

ANKARA - Başbakanlık Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü'nün rakamlarına göre patlamada beşi ağır, 121 kişi yaralandı. Ölü sayısının, 'canlı bomba'yla birlikte yedi olduğu belirlendi. Bölge esnafıysa bir gün önce yaşadıklarının şokunu atlatmış değil.
Bir güvenlik görevlisi, işe gitmeden önce çarşıya uğramış, sonra, daha önce televizyondan gördüğü 'Irak' benzeri sahneleri yaşamış: "Kucağımda ölen insanlar oldu."
Anafartalar Çarşısı'nın bitişiğinde büfe işleten Ümit Halıcı, bombalı patlamada arkadaşlarını kaybetmiş: "Her gün yüzüne baktığım insanlar öldü. Bu insanın hafızasında bir iki ayda silinecek bir şey değil."
Çarşıdaki bir dükkânda çalışan tanık, 'patlamanın sesini ölene kadar unutmayacak': "Tavan çöküyor sandım. Kendimi dışarı attığımda dumandan bir şey görünmüyordu."
Çarşıda konfeksiyon işletmesi sahibi olan İbrahim Solmaz "Ben böyle patlama duymadım" diyor: "Kendimi dışarı attığımda her taraf kan gölüydü. Ağır yaralılar vardı. Olayın hemen ardından güvenlik önlemleri alındı, uzaklaştırıldık. Bir haftadır burada yoğun güvenlik önlemleri vardı. Ancak bu bombayı göremediler. Esnaf kolay kolay toparlanamaz."
Ayakkabı mağazası sahibi Yılmaz Baştuğ da katliamın tanıklarından: "Akşam müthiş bir patlama duyduk. Hepimiz kendimizi dışarı attık. Yaralıların hepsi kapının önündeydi. Ancak yardım bile edemedik, izdiham vardı."
'Hastane yetersiz'
Patlamada yaralananların büyük bölümü dün taburcu edilirken, yaklaşık 30 kişinin tedavisi çeşitli hastanelerde sürüyor. Yaralılar arasında hamile olan iki kadın da var. Yaralılar Hülya Develi, Caner Kaplan, Selahattin Deniz, Hüsniye Arzu ve Hamza Arı'nın durumları ciddi. Yaralı Pakistanlılardan biri Hacettepe'de, yedisi GATA'da tedavi altında.
Ağır yaralılar arasındaki, Dışkapı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi gören Hüsniye Arzu'nun kayınbiraderi Mithat Sinop, hastanenin kötü şartlarına tepki gösterdi. 35 yaşında üç çocuk annesi Hüsniye Arzu'nun kafasına şarapnel parçalarının saplandığını anlatan Sinop, "Sedyeleri biz taşıdık. Hastamızın durumu ciddi ama ilgilenen kimse yok. MR çektirmeye giderken yanında biz gidip, solunum yapabilmesi için ilkel yollarla yardımcı olmaya çalışıyoruz" dedi.
Dışkapı Hastanesi'nde taburcu olanlardan biri, Mehmet Göçmen'di. Kulağına ve ayağına isabet eden bomba parçalarıyla yaralanan Göçmen, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Durağa gidiyordum. Birden her tarafı siyah bir toz bulutu kapladı. Saçlarım ve kaşlarım yandı."
Taburcu edilen yaralılardan Haydar Taşkesen de çarşıya televizyon anteni almaya gidiyordu: "Patlama oldu, omzuma sert bir parça isabet etti. Her taraf mahşer yeri gibiydi."
Çocuğuna ayakkabı alacaktı
Patlamada kafasına ve omzuna isabet eden şarapnel parçalarıyla ağır yaralanan ve Hacettepe Beyin Cerrahisi yoğun bakım ünitesinde yatan Hülya Develi, çocuğuna ayakkabı almak için kardeşiyle birlikte çarşıya çıkmıştı. Develi'nin kardeşi Gülay Develi, "Ben karşıdaki telefoncuya gitmek için yolun öbür tarafına geçtim. Hülya da çocuğu için ayakkabı bakacaktı. Ben karşıya geçer geçmez patlama oldu. Durumu çok ağır" diye gözyaşı döktü.
Numune Hastanesi Beyin Cerrahi Kliniği yoğun bakım ünitesinde yaşam savaşı veren 17 yaşındaki Caner Kaplan, Ticaret Lisesi son sınıf öğrencisiydi. Rahatsızlığından dolayı çalışamayan babası Alaaddin Kaplan, annesi Fatma Kaplan ve kendinden bir yaş büyük ablası Canan Kaplan'la Demetevler'de yaşıyordu. Kaplan, bombaya okuldan artan zamanlarda çalıştığı akrabası Ahmet Kaplan'ın seyyar tezgahında sigara satarken yakalandı. Sağlık memuru Halil A.'ysa her saat başı gördüğü arkadaşının durumunu şöyle anlattı: "İki şarapnel parçası beynine girmiş. Dün (salı) yapılan ameliyatta birisi çıkarıldı. Ancak diğeri tehlikeli olduğu için çıkarılamıyor."