Ulusoy 'yasadışı' dinlemeyle görevinden oldu, dinleyen cezasız

Gelir İdaresi Başkanı Ulusoy, haberleşme özgürlüğü ihlal edilerek, yasadışı dinlenen ve basına verilen telefon görüşmesi yüzünden görevinden olurken, 'dinleyen'in peşine düşen olmadı...


TOLGA AKINER
ANKARA - Doğan Yayın Holding Başkan Yardımcısı Soner Gedik ile Gelir İdaresi’nin önceki gün görevden alınan Başkanı Mehmet Akif Ulusoy’un ‘telekulağa’ takılan konuşmasını kimin kaydettiği ortada kaldı. Haberleşme özgürlüğü ihlal edilerek telefon konuşması basında yer alan Ulusoy görevden alınırken, Başbakanlığın da ‘yasadışı’ diye nitelediği bu dinlemeye karşı herhangi bir işlem başlatılmadı.

Erdoğan: Teknik takip
Anadolu Ajansı’nın dün geçtiği habere göre Başbakan Tayyip Erdoğan önceki gün Kral FM’de katıldığı bir programda, Doğan Grubu’na kesilen vergi cezası ile ilgili bir soruyu yanıtlarken şunları söyledi:
“Netice ortaya çıkar, ondan sonra Bakanım benim önüme getirir. Bu da böyle olmuş olaylardan biri. Ortaya bugün pek çok şey çıktı. Biliyorsunuz teknik takibe takılmalar, bunlar gazetelerde internet sitelerinde yayımlandı. Bunlar bizi rahatsız eden konular. Kimlerle kimler ne bağlantısı kuruyor, bakın bunlar ortaya çıkıyor. Bunlar ortaya çıkınca... Demek ki geçmişten bugüne kim bilir neler oldu neler...”

Başbakanlık düzeltti
Erdoğan’ın sözleri dünkü Milliyet’te birinci sayfaya yansıyınca, Başbakan Basın Müşaviri Kemal Öztürk şu açıklamayı yaptı:
“5 Mart 2009 tarihli Milliyet gazetesinin manşetindeki ‘Dinlemeyi itiraf etti’ başlıklı haberde Başbakan sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı bir radyo programındaki ifadeleri çarpıtılarak yayımlanmıştır(...) Sayın Başbakan’ın ‘dinlemeye takıldılar’ ifadesi, devlet kurumlarının yasalara aykırı olarak dinleme yaptığını değil, kimliği belirsiz merkezlerce dinleme yapıldığını tespit etmektedir. Sayın Başbakan, radyo programından hemen sonra çıktığı Haber 24’teki canlı yayında devlet kurumlarının izinsiz dinleme yapamayacağını, bunun hukuksuzluk olduğunu belirtmiş, bunu önlemek için yeni yasal düzenlemelerin yapılabileceğini vurgulamıştır. Kaldı ki, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın yasalara aykırı dinlemeleri hoş göreceğini düşünmek bile mantığa aykırıdır.”
Ancak Başbakanlık, Erdoğan’ın ‘teknik takip’ sözlerini düzeltirken, iki kişinin arasındaki telefon konuşmasını kimin dinlediği konusuyla ilgilenen çıkmadı. Emniyet kaynaklarından alınan bilgiye göre; Gedik ile Ulusoy arasındaki telefon konuşmasına ait dinleme kaydının internete sızdırılması ile ilgili olarak Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde bir soruşturma bulunmuyor. Ayrıca Başbakanlık açıklamasında da ‘kimliği belirsiz’ dinlemenin soruşturulup soruşturulmadığına ilişkin bilgi verilmedi.
Uzmanlar, dinlemenin, eski yöntemle yapıldığı sonucunu çıkardı. Buna göre, kayıt ya polisin dinleme konusundaki düzenlemeler yapılmadan önce olduğu gibi ‘kanca atarak’ dinlendi ya da Gelir İdaresi Başkanlığı’nın kendi santralında konuşma kaydedildi. Maliye’de geçmiş yıllarda vergi pazarlıkları ve milli emlakla ilgili riskli pazarlıklar nedeniyle zaman zaman görüşmeler kaydediliyordu. Bu tür kayıtları, bazen personelin şaibeleri önlemek için yaptığı, bazen de aralarındaki husumet nedeniyle gizlice kaydettiği biliniyor.

Her durumda yasadışı
Sadece TİB üzerinden dinlenebilir: 23 Temmuz 2005 tarihli 5271 Sayılı Kanun, iki cihaz arasındaki (telefon, faks, bilgisayar vb) her türlü iletişimin dinlenmesi konusunda TİB’i yetkilendirdi. İki kişinin telefon konuşması, iki kişinin internet üzerinden yaptığı sohbet, ya da bir faks iletisi, TİB’in kontrolü ve izni dışında dinlenemiyor.
Teknik takip iki cihaz arasında olmaz: Buna karşın güvenlik kurumları, adli soruşturmalarda mahkeme izni ile teknik takip adı altında adli soruşturmalarda bir ortamdaki sesleri kaydedebiliyor, kişileri ve araçları fiziki olarak izleyebiliyor, fotoğraflayabiliyor. Gedik ile Ulusoy arasındaki iletişim iki cihaz arasında gerçekleştiğinden, mahkeme kararıyla yapılacak bir dinlemenin mutlaka TİB üzerinden yapılması gerekiyor.
Vergide dinleme yok: Ancak Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 135.i maddesi TİB üzerinden dinlenebilecek katalog suçları arasında, vergi ile ilgili suçlar yer almıyor. Bu nedenle vergi suçuyla ilgili mahkemeden TİB’e gelecek bir dinleme kararı TİB tarafından ‘yasaya aykırı’ gerekçesiyle reddediliyor.
Gizliliğe uymak şart: TCK madde 285, soruşturmanın gizliliğini alenen ihlal eden kişinin, bir-üç yıl hapisle cezalandırılmasını öngörüyor. Bu yüzden yasal yollardan yapılan dinlemelerin alenileştirilmesi suç sayılıyor, bunun basın yoluyla yapılması halinde ceza katlanabiliyor. TCK Madde 286 da soruşturma sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişinin, altı aya kadar hapisle cezalandırılmasına hükmediyor.

TİB: Dinlemedik
Gedik ve Ulusoy’un konuşmasının, iki telefon arasındaki konuşmanın dinlenmesi konusunda tek yetkili olan Telekominikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) üzerinden dinlenmediği ortaya çıktı. TİB Başkanı Fethi Şimşek, Basın Müşaviri aracılığıyla, Radikal’e şu açıklamayı yaptı: “TİB tarafından yapılmadı. Konu basında yer alınca TİB konuyu ‘Nasılsa bize sorulur’ diye incelemişti. İnceleme neticesinde TİB tarafından izin verilen, bunu özellikle vurguluyorum, bir dinleme olmadığı tespit edildi. Sayın Başkan (Fethi Şimşek) konu yargıya taşındığında TİB tarafından böyle bir dinlemeye izin verilmediğin savcılığa aktaracağını söyledi.”

YARSAV: Yasalarımıza göre suçtur
Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, yasal dinlemenin sadece ‘katalog suçlar’ için yapılabileceğine dikkat çekerek, “Eğer bu suçlar kapsamında değilse, suçtur” dedi. Eminağaoğlu, dinleme kayıtlarının sızdırılmasının da ‘soruşturma gizliliğini ihlal’ olduğunu savundu.
Eminağaoğlu, Radikal’in, Gedik ile Ulusoy arasındaki telefon görüşmesinin dinlenmesine ilişkin sorularını yanıtlarken şunları söyledi:
“Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (CMK) 135. maddesinde sayılan katalog suçlar var. Bu suçlar dışında dinleme yapamazsınız. Yaparsanız, elde ettiğiniz bilgilere dayanamazsınız. Hukuka aykırı kanıt niteliğindedir bunlar. Sadece katalog suçlarda dinleme olanaklıdır. Eğer burada gerçekten resmi bir dinleme kararı varsa, bu katalog suç nedeniyle olabilir. CMK’nın 135. maddesinin 6. fıkrasında sıralanan katalog suçlardan hiçbiri yokken dinleme kararı verilmiş ise bu yasalarımıza göre suçtur. Eğer böyle bir şey sürdürülüyorsa CMK’nun 285. maddesindeki ‘soruşturmanın gizliliğini ihlal’dir. Eğer, resmi bir dinleme yoksa, o zaman da bu CMK’nın ‘haberleşme özgürlüğünü ihlal’dir.”

‘Maksat hasıl oluyor’
Dinlemenin adli de istihbari de olabileceğini söyleyen Eminağaoğlu, “İstihbari dinlemeleri biri hakkında delil olarak kullanamıyorsunuz. Her gün birisi hakkında internette bir ses kaydı ortaya çıkıyor. Maksat da hasıl oluyor” dedi.