Umutları devlet kapısı

Milli Eğitim Bakanlığı'nın açıktan atama yoluyla görev vereceği 30 bin öğretmen kadrosuna başvurular yoğun şekilde devam ediyor.
Haber: BANU GÜNEY / Arşivi

İSTANBUL - Milli Eğitim Bakanlığı'nın açıktan atama yoluyla görev vereceği 30 bin öğretmen kadrosuna başvurular yoğun şekilde devam ediyor. 30 bin kişilik kontenjanı düşük bulan öğretmen adayları, devlet memurluğunun tekrar umut olduğu görüşünde.
Başvuru merkezlerinin önünde uzanan kuyruklarda, Türkiye'nin gözde üniversitelerinden yeni mezun olanlardan emekli öğretmenlere, hatta özel sektördeki işlerinden ayrılmış öğretmen adaylarına kadar geniş bir başvuru portresi ortaya çıkıyor. Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2001 yılı sonuna kadar öğretmen açığını kapatma hedefini inandırıcı bulmayan adaylar, 30 bin kişilik kontenjanın bu açığı kapatamayacağını
düşünüyor.
Özel sektöre güven yok
Kuyrukta bir yandan formların biteceğinden endişe eden öğretmen adayları, bir yandan da gerekli belgeleri hazırlamak için çok az zamanlarının olmasından yakınıyor. Başvuruların bu kadar yoğun olmasını ise, ekonomik kriz, işsizlik ve özel sektörde yaşanan güvensizliğe bağlıyorlar.
Başvuranların büyük çoğunluğunu üniversitelerden yeni mezun öğretmen adayları oluşturuyor. Geleceklerinden endişe eden genç adaylar, özel sektörde artan iş güvensizliği nedeniyle devlet memuru olmayı tercih ettiğini söylüyor.
Öğretmenlik için başvurular 26 Ağustos'a kadar sürecek. Başvurular Adana, Afyon, Ankara, Bursa, Diyarbakır, Edirne, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Konya, Malatya, Samsun, Sivas, Trabzon, Van ve Zonguldak il milli eğitim müdürlüklerine yapılıyor.
Hangi koşullar aranıyor?
İlk defa atanacakların, 31 Aralık 2001 tarihi itibarıyla 40 yaşından gün almamış ve Devlet Memurluğu Seçme Sınavı (DMS), DMS-Öğretmenlik 2000 veya Kurumlar İçi Merkezi Eleme Sınavı'na (KMS) girmiş ve istenilen düzeyde puan almış olması koşulu aranacak.
Askerlik yükümlüsü olup, henüz askerliğini yapmamış olanların göreve başlamak üzere başvurdukları tarihte, askerlikle ilişkilerini veya bu tarihe kadar memuriyete atanmalarında herhangi bir sakınca olmadığını, halen silah altında olanların ise 31 Aralık 2001 tarihine kadar terhis olacaklarını belgelendirmeleri gerekecek.
2000 ve 2001 yılları içinde atamaları yapıldığı halde görevine başlamayanların bakanlıkça atandıkları tarihten, bu atamaya ilişkin son başvuru tarihine kadar aradan bir yıl geçmemiş olanların başvuruları işleme alınmayacak. Türk dili ve edebiyatı, Türkçe ve İngilizce öğretmeni olarak görevliyken emekliye ayrılan ve yeniden bu branşlarda öğretmenliğe dönmek isteyenlerden de 1941 ve daha sonra doğumlu olanların başvuruları kabul edilecek.
Öğretmen alımları için belirli özürlülük grup ve derecelerine göre özürlü adaylar da başvurabilecek.
***
Memuriyet güven veriyor
Nesrin Yılmaz (ODTÜ mezunu): Ben de
İngilizce öğretmenliği istiyorum. Mezun olduktan sonra bir sene özel sektörde çalıştım. Ancak ekonomik kriz yüzünden işten çıkarıldım. Özel sektörde iş bulmak çok zor, iş bulsan bile kendini güvende hissedemiyorsun. Bu yüzden de şansımı
memurluktan yana kullanıyorum.
Emel Çalkan (ODTÜ İktisadi ve İdari Bilimler mezunu): İyi bir üniversiteden mezun olmama rağmen, ne yaptıysam bir yıldır iş bulamadım. Mezun olurken şansımın yüksek olduğunu, alternatiflerimin fazla olduğunu düşünürken, aradan bir yıl geçtikten sonra kendimi mağdur durumda hissediyorum. Başvurumun kabul edilmeme olasılığına da kendimi hazırladım. İngilizce öğretmenliği istiyorum.
***
Gidenler dönüyor
Öğretmenlik başvurusu yapanların arasında
devlet okulundan özel okullara gidenler de var. Sınıf öğretmeni Nevzat Aslan, 16 yıl devlet okulunda çalıştıktan sonra modern eğitimin özel okullarda nasıl olduğunu görebilmek için kolejde öğretmenlik yapmaya başlamış. Kolejde öğretmenlik yapmanın daha rahat olduğunu düşünen Nevzat Aslan, devlet okullarına geri dönme sebebini ise şöyle açıklıyor:
"Emekliliğime daha dört yıl var. Zor hayat şartları ve özel sektördeki kriz nedeniyle memurluktan emekli olmayı garanti görüyorum. 5 bin emekli öğretmen, sınıf öğretmenliğine de 8 bin öğretmen alınacak diyorlar. Bu şartlar altında şansımın yüksek olduğunu düşünüyorum. Alınacak 30 bin öğretmen ile açığın kapatılmayacağına inanıyorum."
***
'Asıl sistem engelli'
Semir Aydınlı, bu yıl İstanbul Üniversitesi Hasan Âli Yücel Eğitim Fakültesi'nden mezun olmuş genç bir öğretmen adayı. Yürüme özürlü bir genç olan Aydınlı, bu fiziki durumunun düşünce gücüne, bir insanı yetiştirme, eğitme ve öğretme yeteneğine engel olmayacağını düşünüyor. Aydınlı'nın kendine güveni tam. Aydınlı'nın tercihi sınıf öğretmenliği. Aydınlı, "Bakanlığın engellilerin başvurularını da kabul edecek olması, öğretmen atamalarına olumlu bir nitelik katmıyor. Benim bir engelim yok, sadece kurum ve kuruluşlarımızda, sistemde engeller yaşıyorum. Türkiye'de zihniyet değişmedikçe, uygulama değişikliğinin bir şeyleri yenilemeye yetmeyeceğini düşünüyorum. Öğretmenlik için yüzde 50 şansım olduğuna inanıyorum. İhtiyaç da talep de büyük ama 30 bin öğretmen ile bu açığın kapatılacağını hiç sanmıyorum" diyor.