Üniversite 'kolluk'tan rahatsız

Üniversite 'kolluk'tan rahatsız
Üniversite 'kolluk'tan rahatsız
Üniversite ve statlarda özel güvenlikçi yerine 'koruma memuru'na akademi dünyası tepkili: Üniversitelerde kolluğun yeri yok.
Haber: MEHMET BİLBER - mehmet.bilber@radikal.com.tr / Arşivi

Üniversitelere özel güvenlikçilerin yerine ‘koruma memurlarının’ görevlendirilmesiyle ilgili tartışma akademi dünyasında tartışma yarattı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’ın ABD’de yaptığı açıklamanın ardından İçişleri Bakanı Muammer Güler üniversitelerde ve statlarda yaklaşık 10 bin koruma memuru görevlendirilmesi yönünde çalışmalar olduğunu söyledi. Ancak üniversite hocaları ve öğrenci grupları düzenlemeye tepki göstererek akademide kolluğun yeri olmadığı görüşünü dile getirdi.

‘Dikensiz gül bahçesi’

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Yalçın Karatepe, basının, sivil toplumun ve sokakların denetim altına alınmasından sonra otoriteye itiraz eden yegâne yerler olarak geriye kalan üniversitelerin de iktidar tarafından dikensiz gül bahçesine dönüştürülmek istendiğini savundu. Üniversitelerde asayiş sorunu olmadığını, görüşlerini ifade eden öğrencilerin basında ‘olay var’ gibi gösterildiğini söyleyen Karatepe şunları söyledi:
“İnsanların düşüncelerini özgürce ifade edebileceği bir tek üniversiteler kaldı. Adı ister polis olsun ister koruma memuru; bunlar sınırlamayı, yasağı, engellemeyi temsil eder. Bu imgesel bir sınırlamadır; okula geliyorsunuz 10 tane üniformalı, silahlı adam sizi bekliyor. Bir bakan geliyor, öğrenciler protesto ediyor ve televizyonlarda, gazetelerde üniversitede olay var diye görüyoruz. Öğrenci kendini ifade ediyor, bu olay değil. Üniversitelerin özerk yapılar olması gerekiyor. Ama bu düzenlemeyle ilgili üniversitelerden hiçbir görüş alındığını zannetmiyorum.”

‘Tek kelimeyle eyvah’

ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Raşit Kaya da düzenlemeyi “Tek kelimeyle eyvah” diye yorumladı. Üniversiteleri polisle bastırmak isteğinin üniversite özerkliğiyle bağdaşmayacağını söyleyen Kaya, “Polisin varlığı provokasyonları mı önleyecek yoksa yeni bir provokasyon nedeni mi olacak? Türkiye ’nin, başka ülkelerin pratiklerine bakacak olursak kolluk kuvvetleriyle üniversitelerin sesinin kısılamayacağını görürüz. Okulda kolluk kuvveti hiçbir yerde demokrasinin bir parçası olarak görülmemiştir. Bu uygulama hiçbir siyasal iktidar döneminde de akılcı olmaz” dedi.

Öğrenciler: Susmayız

TKP’li öğrenciler adına konuşan Ankara Üniversitesi DTCF öğrencisi Can Kaderoğlu ise planlanan uygulamayı “İleri demokrasinin en ileri biçimi” olarak yorumladı: “Bu, son dönemlerde öğrencilerin gelişen tepkisinin bizzat Başbakan emriyle ortadan kaldırılmak istenmesidir. Erdoğan’ın üniversite algısı her köşesinde mescit ve polis olan bir külliyedir. Ne bilime ne de gençliğin iradesine polisiye yöntemlerle zincir vurulabilir.” Özgür Eğitim Platformu adına konuşan ODTÜ öğrencisi Ayla Yılmaz ise ister özel güvenlik ister polis, tümünün öğrencilerin hür iradelerini korkuyla bastırma amacı taşıdığını belirterek, “Üniversitelerde kolluk olmazsa zaten olay olmaz. Biz üniversitelerimizde özgür bilimsel eğitim istiyoruz, üniformalı işkenceciler değil” dedi.

262 bin özel güvenlikçi

Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un çıktığı 2004’ten bu yana 864 bin kişi özel güvenlik temel eğitim sertifikası almaya hak kazandı. Halen 262 bin 766 özel güvenlik çalışanı görev yapıyor. Özel güvenlikler, aralarında hastane, okul, fabrika, otel, havalimanı ve stadyumların da bulunduğu 16 alanda güvenlik hizmeti veriyor. Ancak eğitim kurumları, sağlık tesisleri, talih oyunları işletmeleri ve içkili yerlerde silahlı görev yapamıyor.

Kulüpler memnun

Stat içerisindeki güvenliği sağlamakla yükümlü olan kulüpler ‘Özel güvenlik’ çalıştırmak zorunda kalmayacakları için ilk etapta memnunlar. Bu kararın ardından açıklamalar yapan kulüp yönetimleri isabetli bir tercih olduğunu, daha önceleri bunun zaten kendilerince teklif edildiğini söyledi.
Mete Düren Türkiye Futbol Federasyonu Yöneticisi “Bu söylemler doğru. Futbol Federasyonu olarak geniş çaplı araştırma yapıyoruz. Raporları tek tek inceliyoruz.”
Fikret Orman Beşiktaş Başkanı “Kararı çok iyi karşılıyorum. Devletin resmi görevlileri olsaydı şeref tribününden numaralı tribüne atlama olayı (Beşiktaş-Orduspor maçındaki hadise) gerçekleşmezdi.
Yalçın Haker Fenerbahçe yöneticisi “Bu teklifi biz yapıyorduk. Ama kabul görmüyordu. Özel güvenliğe vereceğmiz parayı polise verelim bu görevi o yapsın diye önerdik. Polis yaparsa işi olumlu. Para da kulübün cebinde kalır.” Bundan böyle statlarda sadece polisin olup olmayacağı ise belli değil. Zira federasyonların, müsabakaların oynandığı yerlerin belirli noktalarında kulüplerden ‘özel güvenlik’ bulundurma hakkı var. Bu konunun nasıl değerlendirileceği ise ilerleyen aşamalarda belli olacak.