Üniversitede 'özgür düşünce' için tek adres: yok.gov.tr!

Üniversitede 'özgür düşünce' için tek adres: yok.gov.tr!
Üniversitede 'özgür düşünce' için tek adres: yok.gov.tr!
Ordu Üniversitesi'ndeki Eğitim-Sen'li öğretim üyelerinin, izin almadan ilan/kokart yapıştırmak, bir söyleşide YÖK hakkındaki görüşlerini açıklamak gibi 'suçlar' işledikleri ortaya çıktı!
Haber: BARIŞ AVŞAR / Arşivi

İSTANBUL - YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya’nın yenisini kamuoyu gündemine sunarken sık sık eleştirdiği mevcut YÖK Yasası, üniversitelerde en ‘kitaba uygun’ haliyle işletiliyor. Bu konudaki son örnek, CHP İzmir Milletvekili Oğuz Oyan’ın Ordu Üniversitesi’nde Eğitim-Sen’li öğretim üyelerine yönelik soruşturmalarla ilgili verdiği soru önergesine üniversite yönetimi tarafından gönderilen yanıtla ortaya çıktı.

Oyan’ın soru önergesinde yer alan olaylardan ilki Ünye İİBF’de görevli 7 öğretim üyesinin oda kapılarına üyesi oldukları Eğitim-Sen tarafından hazırlanan YÖK afişini asmaları nedeniyle özel güvenlik eşliğinde ‘müdahale’ edilmesine ilişkin...
Üniversite yönetimi, Yrd. Doç. Dr. Umut Ulukan, Yrd. Doç. Dr. Nihan Ciğerci Ulukan, Yrd. Doç. Dr. Çağatay E. Şahin, Yrd. Doç. Dr. Sebiha Kablay, Yrd. Doç. Dr. Evren Haspolat Yıldırım, Yrd. Doç. Dr. Deniz Yıldırım ve Yrd. Doç. Dr. Özgür Narin’in bu afişleri asmasını ‘izinsiz’ eylem olarak değerlendirip 5 Şubat 2013’te ‘tutanakla tespit ettiğini’ ve afişlerin ‘idari yetkililer ile güvenlik personeli tarafından’ kaldırıldığını bildiriyor. Afişlerin kaldırılma gerekçesinin ‘içeriğinden ziyade izinsiz asılması’ olduğu da belirtiliyor. Dayanak: YÖK Kanunu’nun 53’üncü maddesi ile 65’inci maddesine göre, “Üniversite içinde yetkililerden izin almadan görevle ilgili olmayan ilân yapıştırmanın” disiplin suçu olarak sayılması.

 

 

‘İNSAN, TOPLUM, DOĞA YARARINA ÜNİVERSİTE’ İÇİN İZİN ALINMAMIŞ
Aynı şekilde kapılarına, "İnsan, Toplum, Doğa Yararına Üniversite İstiyoruz" ifadesini taşıyan 5 cm çapında kokart asan yedi öğretim üyesine (üstelik beş tanesi izindeyken) açılan ve halen devam eden disiplin soruşturmasının dayanağı da, ‘izin alınmaması’ olarak gösteriliyor. Beş öğretim üyesinin o gün izinli olması ise ‘tamamen bir tesadüf’ olarak değerlendiriliyor.

NEDEN ÜNİVERSİTENDE KONUŞMADIN DA SÖYLEŞİYE GİTTİN?
Soru önergesindeki en ilginç soruşturma konusu ise, Yrd. Doç. Dr. Deniz Yıldırım’ın dersinin olmadığı, üstelik raporlu olduğu ve dolayısıyla görevini aksatma ihtimali olmadığı bir günde Ankara’da YÖK yasa tasarısı konulu bir panele katılıp konuşma yapmasına “uyarı cezası” verilmesi. Oyan’ın önergesinde, “Bu durum üniversitede, özgür düşünce geliştirilebilmesinin engellenmesi anlamına gelmez mi?” diyerek sorduğu uygulamayı da üniversite yönetimi sahipleniyor.
Yıldırım’ın 24 Aralık 2012’de Ankara’daki Toplumsal Araştırmalar, Kültür ve Sanat İçin Vakıf (TAKSAV) tarafından gerçekleştirilen, “Yeni YÖK Tartışmaları-II” söyleşisine ‘izinsiz’ olarak katıldığı belirtilen cevapta, kendisi hakkında disiplin soruşturması açıldığı ve ‘uyarı cezası’ verildiği kabul ediliyor. Bundan sonrasında ise Yıldırım’a görüşlerini ‘doğru mecralarda’ açıklamadığı için tepki gösteriliyor. YÖK Başkanlığı’nın, yeni Yükseköğretim Yasa Taslağı’na ilişkin öğretim elemanlarının görüşlerini almak için kurduğu, ‘yeniyasa.yok.gov.tr’ web sayfasına ilişkin yapılan toplantıya katılmayan Yıldırım’ın ayrıca söz konusu sitede de tasarıya ilişkin ‘bir beyanda bulunmadığı’ ifade ediliyor. “Hal böyle iken, adı geçen öğretim üyesinin formel toplantılarda ve ortamlarda görüş bildirmeyip informel toplantılarda ve ortamlarda görüş bildirmek istemesi ne derece doğrudur?” denilerek, soru önergesinde belirtilen ‘özgür düşüncenin engellenmesi’ gibi bir durumun değil, aksine ‘özgür düşüncenin ifade edilebileceği ortamlar’ hakkında bilgilendirme yapılmasının söz konusu olduğu belirtiliyor.
Ordu Üniversitesi yönetimi ayrıca Yıldırım’a ‘bazı davranışlarının taşıdığı sorumluluk açısından uygun olmadığı’, ‘bir öğretim üyesi olarak yasal mevzuata uygun hareket etmesi gerektiği halde etmediği’ gibi suçlamalar yönelterek, “özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek”ten ‘uyarma’ cezası verildiğini belirtiyor.