Üniversitede saç-sakal krizi

Üniversitede saç-sakal krizi
Üniversitede saç-sakal krizi
Rize Üniversitesi'ne bağlı Fındıklı Meslek Yüksekokulu'nda saç ve sakalları uzun olduğu gerekçesiyle Yüksekokul Müdürü Yrd. Doç. Dr. Sadettin Gültekin'in talimatıyla bir grup öğrencinin sınavlara alınmaması kriz yarattı.



Rektör Prof. Dr. Nazmi Turan Okumuşoğlu, ferdi ve maksadını aşan uygulamanın düzeltilerek öğrencilerin mağduriyetini gidereceklerini söyledi. Yrd. Doç. Dr. Gültekin, birkaç yıl önce de hukuk dersi ödevi olarak öğrencilerine cinsel içerikli sorular vermişti.
Fındıklı Meslek Yüksekokulu'ndaki olay, geçen hafta meydana geldi. Vize sınavlarına girmek için okula gelen bir grup öğrenci, saç ve sakalları uzun olduğu gerekçesiyle içeri alınmadı. Öğrencilere gerekçe olarak da Yüksekokul Müdürü Yrd. Doç. Dr. Sadettin Gültekin'in imzasıyla 14 Ekim 2009 tarihinde idari birimlere gönderilen yazıdaki, ‘Saçı ve sakalı uzun olan, kılık- kıyafet kurallarına uymayan öğrencilerin ders ve sınavlara alınmaması’ talimatı gösterildi. Öğrenciler, “Burası ortaöğretim kurumu değil” diyerek yasağa tepki gösterdi ve sınavlara giremedikleri için mağdur olduklarını belirterek Rektörlüğe şikayette bulundu. İddialarla ilgili yorum yapmaktan kaçınan Yrd. Doç. Dr. Saadettin Gültekin, yönetmenliğe uygun hareket ettiklerini belirterek, uygulamanın Rektörlüğün bilgisi dahilinde olduğunu söyledi.

REKTÖR: MAKSADINI AŞAN BİR UYGULAMA OLMUŞ
Rize Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazmi Turan Okumuşoğlu ise il dışında olduğunu ve bu sabah döndüğü Rize'de olayın kendisine aksettirildiğini belirterek, “Okulu ziyaret ettiğimde saç ve sakalı düzgün olmayan, kılık ve kıyafet kurallarına uymayan öğrenciler olduğunu gördüm. Onları uyararak bu şekilde okula gelmemelerini, kılık ve kıyafetlerini düzeltmelerini istedim. Benden sonra hocamız farklı bir uygulamaya gitmiş. Maksadı aşan bir uygulama olmuş. Öğrenciler okula alınmayarak sınava sokulmamış. Bu ferdi ve yanlış bir davranıştır. Kılık ve kıyafet yönetmenliği, ilgili yasalar var. Bu çerçevede gerekli uygulama yapılmalıydı. Bir uygulamayı yaparken kimseyi mağdur etmeyeceksiniz. Sınava giremeyen öğrencilerimizin mağduriyetini gidereceğiz. Kimse mağdur olmayacak. Yaşanan durumu düzelteceğiz” diye konuştu.

DAHA ÖNCE DE VERDİĞİ ÖDEVLE GÜNDEME GELMİŞTİ
Saçı ve sakalı uzun öğrencilerin okula girmelerini yasaklayan Yrd. Doç. Dr. Sadettin Gültekin, 4 yıl önce de ilginç başka bir olayla gündeme gelmişti. Gültekin'in 14 Aralık 2005 tarihinde görev yaptığı Rize Meslek Yüksek Okulu İktisat ve İdari Programlar Bölümü'nde, ‘Hukuk’ dersinde ödev olarak verdiği sorular, öğrencileri hem şaşırtmış, hem de tepkilerini çekmişti. Soruları cinsel içerikli bulduklarını belirten öğrenciler rahatsızlıklarını dile getirmişti.
Bazı velilerin tepkisi üzerine kamuoyuna yansıyan ödevlere, Rize Muhtarlar Derneği Başkanı Mustafa Erbaş da tepki göstermiş, ödevdeki hikayede yer alan ‘Muhtar’a biçilen rolün kabul edilemez olduğunu, hiçbir muhtarın böyle bir olaya yeltenmeyeceğini belirterek Yrd. Doç. Dr. Sadettin Gültekin’i eleştirmişti. Yrd. Doç. Dr. Gültekin de bunun üzerine tüm muhtarlardan özür dilediğini belirten açıklamada bulunmuştu.


İşte o sorular

RİZE Üniversitesi'ne bağlı Fındıklı Meslek Yüksekokulu Müdürü olan Yrd. Doç. Dr. Sadettin Gültekin'in, Rize Meslek Yüksek Okulu İktisat ve İdari Programlar Bölümü'nde öğretim üyesi olduğu dönemde, 16 Aralık 2005 tarihinde, ‘Hukuk’ dersinde öğrecilere ödev olarak verdiği tepki çeken sorular şöyledi:
‘46 yaşındaki Fadime Hanım, 28 yaşındayken dul kaldı. Tek kızını da evlendiren Fadime Hanım yalnız yaşamaya başladı. Fadime Hanım, zaman zaman bağda bahçede bazı işler için köyün ‘Domuz Murat’ lakaplı delisini çağırır, bir tas yoğurt ve bir tabak yemek karşılığında ekin ektirir, odun kestirirdi. Köy Muhtarı Fethullah Efendi, son zamanlarda Domuz Murat'ın, Fadime Hanım'ın evine çok sık dadandığını fark etti. Muhtar Fethullah Efendi, Fadime Hanım ile Domuz Murat arasında cinsel ilişki olduğu dedikodusunu bütün köye yaydı. Fethullah Efendi, Domuz Murat'ın ayağını Fadime Hanım'ın evinden kesti. Bu duruma öfkelenen Domuz Murat da Fethullah Efendi'nin samanlığını yaktı. Alevler içinde yanan samanlıktan Fadime Hanım ile Fethullah Efendi çırılçıplak dışarı fırladı. Bunu gören köylüler de hayret içinde kaldı. Size göre bu olayda kim ya da kimler suçludur? Fadime Hanım mı? Muhtar mı? Domuz Murat mı? Hukuki açıdan yorumlayarak gerekçelerini açıklayınız?’

‘Sarı Çizmeli Mehmet Ağa, 65 yaşında evli ve iki çocuk babasıdır. Anadolu'da büyükçe bir çiftlik evinde yaşamaktadır ve yıllık geliri gayet iyidir. Son günlerde 32 yaşındaki eşinin davranışlarından şüphelenmektedir. Bunun üzerine eşini gizli gizli takip etmeye başlar. Bir gün pazara gitmek üzere evden çıkar, otomobilini çalıştırır, yola koyulur ve evin 300 metre uzağındaki tepeyi aşınca otomobilini stop eder ve yaya olarak geri döner. Ancak karşılaştığı olay son derece üzücü ve ürkütücüdür. Eşi, kadınlar arasında lakabı ‘Bizim Hıdır’ olan köyün delisi ile cinsel ilişkiye girmektedir. Bu olayda Sarı Çizmeli Mehmet Ağa'nın ne tür bir tepki göstermesini beklersiniz? Yasal ve toplumsal açıdan hukuki mantığına göre cevaplandırınız?”