Üniversiteler bunalımda

Üniversiteler, eğitime ekonomik sıkıntılarla başlıyor. "Elektrik, su ve doğalgaz kesintisi kaçınılmaz" diyen rektörler maaşlarına zam yapılmasını istiyor.
Haber: AYŞEGÜL DİKENLİ / Arşivi

İSTANBUL - Üniversiteler yeni öğretim yılına, ekonomik sıkıntıların gölgesinde başlıyor. Eğitime ayrılan bütçenin yetersizliğinden yakınan üniversiteleri bu yıl elektrik, su ve doğalgaz kesintisi de bekliyor. En köklü üniversitelerde dahi yaşanan parasızlık sorununa, taşra üniversitelerinde akademik kadro yetersizliği de ekleniyor. Son yıllardaki öğretim üyesi kaybına dikkat çeken rektörler, bu yıl kaybın artmasından endişeli.
En prestijli üniversitelerden Boğaziçi'nde, kütüphane borçlarının ödenememesi durumunda lisansüstü eğitime ara verilmesi ihtimali, üniversitelerde yaşanan sıkıntının boyutunu gösteriyor. Rektörler sorunlarını şöyle sıralıyor:
Diyarbakır'da kadro yok

  • Dicle Üniversitesi Rektörü Şükrü Canoruç: En önemli sorunumuz kadro. 12 aydır YÖK kadro vermiyor. Birçok yeni fakülte açılıyor. Bu, hem bilim hem de bölge insanı için çok önemli. Bu yıl Tıp Fakültesi'ne bağlı açılan Radyo Terapi ünitesi, Doğu ve Güneydoğuluların batı illerine gitme zorunluluğunu ortadan kaldırdı. Ancak buranın çalışabilmesi için kadroya ihtiyaç var. Dicle Üniversitesi'nin yeni öğretim yılındaki kadro açığı 177.
  • Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sabih Tansal: Normalin dışında bir kaynak sorunu var. Şubattaki devalüasyondan sonra her şey yüzde yüz arttı, ancak bizim paramız çoktan bitmiş durumda. Hiçbir faturayı ödeyecek durumda değiliz. Hiç bu kadar kötü olmamıştı. Bunların dışında en büyük sorun, Türkiye'nin en önemli kütüphanelerinden Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesi'nde. Kütüphanemizde 450 bin kitap, 1400 dergi, 4 bin de elektronik bilgi aboneliğimiz var. Ancak abonelik dolar üzerinden ve bu yıl kesilebilir. Boğaziçi, lisansüstü eğitime ağırlık veren bir üniversite. Üniversite araştırma yapamaz hale gelecek. Yüksek lisans bölümlerine de ara verebiliriz.
    'Para bekliyoruz'
  • Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayhan Alkış: Ekonomik zorluk içinde birçok öğretim üyesi özel üniversitelere geçti. Bu yıl kan kaybı daha da artacak. Bizim üniversitenin fizik bölümünden, biri profesör üç öğretim üyesi vakıf üniversitesine geçti. 20-30 yılda yetişen bu bilim adamları, sadece maddi kaygılardan dolayı özellere geçiyor. Öğretim üyesi, belediye işçisinden daha az para kazanıyor. Elektrik, doğalgaz ve su borçları
    için de Maliye'den para bekliyoruz.
    Faturalar ödenmiyor
  • ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ural Akbulut: Rektörler ocak ve şubat aylarında maddi yetersizlik nedeniyle girişimde bulunmuştu ki, hemen ardından gelen kriz de üniversiteleri olumsuz etkiledi.
    Elektrik ve doğalgaz faturalarını ödeyemiyoruz, Maliye'den para bekliyoruz. Eğitime ayrılan pay her geçen yıl azalıyor. ODTÜ Türkiye'nin ve dünyanın en başarılı
    okullarından. Biz bütün çabamızla özverili bir şekilde bilim için çalışırken, hâlâ doğalgaz, elektirik, su gibi sorunlar olması üzücü. Faturaları ödeyemezsek, bu kış elektirik de doğalgaz da her an kesilebilir. Yıllar önce kampüste açılan artezyen kuyuları sayesinde su sorunu yaşamıyoruz.
    'İcra takibi başladı'
  • Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusrettin Aras: Biz, kendi ürettiğimiz kaynakları en iyi şekilde kullanabilmeyi istiyoruz. Bunun için yeni yasama döneminde ümitliyiz. Üniversitede sigortalı işçi, öğretim görevlisinden fazla maaş alıyor, bu eşitsizlik bir an önce önlenmeli. Belediye, su ve elektrik borçları nedeniyle icra takibi başlattı. Toplam 4.5 trilyonluk elektrik ve su borcu var. Belediye her an elektrik ve suyu kesebilir. Maliye'yle çalışmamız sürüyor, ek ödenek çıkmasını bekliyoruz. Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu'nun önerisine biz de katılıyoruz; camilerden olduğu gibi eğitim kurumlarından da su, elektrik ve doğalgaz
    için ücret alınmamalı. Belediye yönetiminden biraz daha anlayış bekliyoruz. Faturalarda 15 günlük bir gecikme oluyor, çok yüksek cezalar ekleniyor. Eğitim kurumlarına ayrı tarife uygulanmalı.
    'Maaşlardan utanıyorum'
  • İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu: Eski ve köklü üniversitelerde, kontenjanların giderek artmasına dayalı öğrenci sayısı fazlalığından
    kaynaklanan sorunlar var. Barınma, beslenme, kültür, spor ve medikososyal gibi sağlık etkinliklerinde, öğrencilere Avrupa üniversitesi ayarında imkân sunulamıyor. Öğretim üyelerinin aldıkları ücretlere ise ücret demek için kendimi zorluyor ve
    utanıyorum. Ekonomik krizin de etkisiyle doların 1.5 milyon lira değer taşıdığı bir ülkede profesör olmuş bir öğretim üyesinin maaşı 900 milyon ise (600 dolar).
    O öğretim üyesinin maaşını sormak öğretim üyeleriyle alay etmektir. Bugün Filipinli, Moldovyalı kadınların evinde çalışarak aldığı ücret 450-600 dolar arasında değişiyor. Asistanın maaşı ise yalnızca 200 milyon lira.