Üniversiteler 'parçalanıyor'

YÖK, İstanbul, Marmara gibi 40 bini aşkın öğrencisi olan üniversiteleri parçalamaya hazırlanırken muhalif üyelerden tepki geldi
Haber: BETÜL KOTAN / Arşivi

ANKARA - YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan’ın, bazı üniversiteleri, ‘çok büyüdükleri ve idareleri zorlaştığı’ gerekçesiyle çalışma başlatıldığı yönündeki açıklamasına, muhalif YÖK üyeleri tepki gösterdi.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, bazı üniversiteleri, “çok büyüdükleri ve idareleri zorlaştığı için yeniden yapılandıracaklarını” açıklamıştı. YÖK Genel Kurulu toplantısında gündeme gelen “İstanbul, Marmara, Gazi, Selçuk ve Uludağ üniversiteleri ile nüfusu 40 bini geçen diğer bazı üniversitelerin bölünmesi’ konusunda araştırma yapmak üzere oluşturulan komisyon, hangi üniversitenin kaça bölüneceği, isimlerinin aynı kalıp kalmayacağı gibi konular ile önerilerin dile getirildiği bir rapor hazırlayarak Genel Kurula sunacak. Konu üzerinde uzlaşma sağlanması halinde kanun teklifi hazırlanacak.
Muhalif YÖK üyelerinden Prof. Dr. Engin Ataç, Prof. Dr. Mustafa İlhan, Prof. Dr. Tunçalp Özgen, Prof. Dr. Fikret Şenses ve H. Bülent Serim, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan ve YÖK Yürütme Kurulu’nu tepeden inme yöntemlerle üniversitelere ilişkin değişiklikler yapmakla suçladı. Muhalif üyeler yaptıkları ortak açıklamada, YÖK’ün 40 binin üzerinde öğrencisi olan üniversitelerin bölünmesi için yürüttüğü çalışma sırasında üniversitelerden görüş almadığını belirterek, “Kendilerini doğrudan ilgilendiren yasa ve yönetmelik değişikliklerinde üniversitelerin ve diğer ilgili kurum ve kuruluşların görüşünün alınmamasını anlamak güçtür” ifadelerine yer verdiler. Muhalif YÖK üyeleri açıklamalarında, şunları dile getirdi:
TEPEDEN İNME: Yükseköğretim Genel Kurulu’nun son toplantılarının konusunu, 2547 sayılı Yükseköğretim Yasası’nın kimi maddelerindeki değişiklikler ve Disiplin Yönetmeliğinin yeniden düzenlenmesi oluşturmaktadır. Yükseköğretim kurumlarını doğrudan ilgilendirmesine karşın, bu kurumlardan ve ilgili diğer kuruluşlardan görüş alınmaması,tüm değişikliklerin ‘tepeden inme’ yöntemle yapılması, üniversite özerkliği ve demokrasi kültürüyle bağdaşmamaktadır.
ÜNİVERSİTELER ÖZERKTİR: Anayasa’nın 130’uncu maddesi uyarınca üniversiteler, birbirini tamamlayan bilimsel ve yönetsel özerkliğe sahiptirler. Bu özerklik, kendilerini doğrudan ya da dolaylı ilgilendiren yasa ve yönetmelik değişikliklerinde üniversitelerin işin içinde olmalarını gerektirmektedir.
MERKEZİYETÇİ YÖNETİM: Yükseköğretim Kurulu’nun, üniversiteleri ilgilendiren konularda düzenleme yapılırken bu ilkelerin gereğini yerine getirmeyerek, üniversiteler üzerinde ‘merkeziyetçi’ bir yönetim anlayışını benimsemesini demokrasiyle bağdaştırmak olanaksızdır. 
UYARILARI DİNLEMİYORLAR: Kendilerini doğrudan ilgilendiren yasa ve yönetmelik değişikliklerinde üniversitelerin ve diğer ilgili kurum ve kuruluşların görüşünün alınmamasını anlamak güçtür. Üstelik, ısrarla dile getirilmesine karşın böyle bir uygulamadan kaçınılması anlamsızlığı daha da artırmaktadır.