Uykuyu HSYK böldü

Ethem Sarısülük davasında savcının ve bir mahkeme üyesinin 'uyuma' görüntüleri için HSYK "Kabul edilemez" dedi. Kurul, o uykuya resen inceleme başlattı.
Haber: MESUT HASAN BENLİ / Arşivi

Ethem Sarısülük’ün öldürülmesine ilişkin davada, duruşma savcısı Mustafa Şahin ve üye Cevdet Bak’ın uyuklaması gündeme damgasını vururken Hâkim ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) inceleme başlattı. Radikal’e konuşan üst düzey bir HSYK yetkilisi “Toplantıda konuşuldu, kabul edilemez bir durum” dedi.
Gezi Parkı eylemlerine destek amacıyla Ankara ’da yapılan gösteride Ethem Sarısülük, kafasına isabet eden polis kurşunuyla hayatını kaybetmişti. Ankara Başsavcılığı, Ethem’i vuran polis memuru Ahmet Şahbaz hakkında ‘meşru savunmada sınırın aşılması suretiyle öldürme’ suçundan dava açmıştı. Davanın üçüncü duruşması önceki gün Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Kritik duruşmaya duruşma savcısı Mustafa Şahin ve üye Cevdet Bak’ın uyuklamaları damga vurdu.
Medyada da geniş yankı bulan uyuklama görüntüleri, HSYK’yı harekete geçirdi. Hâkim ve savcılar hakkındaki disiplin işlemlerinden sorumlu olan HSYK 3. Dairesi, duruşmada uyuklayan yargı mensupları hakkında resen inceleme başlattı. Radikal’e konuşan bir üst düzey HSYK yetkilisi, “Konu toplantıda konuşuldu ve kabul edilemez bir durum olarak nitelendirildi. HSYK 3. Daire konuyu gündemine aldı ve dosyayı açtı” dedi. 

Bilirkişi: Polis saldırı halinde

Öte yandan Sarısülük ailesinin avukatlarının talebi üzerine Türkiye Psikiyatri Derneği Merkez Yönetim Kurulu tarafından görevlendirilen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanları Prof. Dr. Mustafa Sercan, Doç. Dr. Doğan Yeşilbursa ve Doç. Dr. Ejder Akgün Yıldırım, sanık polisin olay anındaki psikolojisini inceleyerek bir rapor hazırladı. Raporda, Ahmet Şahbaz’ın savunmasının aksine saldırgan bir tutum içinde olduğu belirtilerek şu tespitlere yer verildi:
“Genel bir çeklime emri verildiği halde, sanık Ahmet Şahbaz’ın diğer polis memurları ile hareket etmediği ve uzaklaşma/korunma çabasına (kulübenin duvar arasında arka kısmında bulunan polisler gibi) yeltenmediği gözlenmektedir. Sanık Ahmet Şahbaz’ın uzaklaşma yerine amaca yönelik bir davranış olarak grubun önünde yer alan mavi tişörtlü şahsa yönelik açık fiziksel saldırganlık gösterdiği (tekmelediği), bunun objektif saldırganlık tanımına uyduğu, savunma değil saldırı pozisyonunda olduğu anlaşılmaktadır. Olayların gelişim süresi kısa olmakla birlikte tüm bunlar savunma/koruma niyeti ile açıklanmayacak, objektif olarak saldırganlık tanımına uyan davranışlardır.
Sanık Ahmet Şahbaz’ın beden hareketleri, ‘beden dili’ bakımından incelendiğinde de panik ve korku durumlarında gözlenen beden hareketlerinden çok saldırganlık durumlarında gözlenen beden hareketlerine uyduğu görülmektedir.”