'Uyuşturucu kaçakçısı' diyerek sevgilisini dinlettirdi

İstihbarat astsubayı sahte evrakla dört telefonu teknik takibe aldı. Astsubay bir ay sonra yakalanınca "Şüphelendiğim sevgilimi dinledim" dedi. Telekulak denetimsizliği böylece bir kez daha ortaya çıktı

 

İstanbul İl Jandarma Alay Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü, haberleşme özgürlüğü tartışmalarının yaşandığı bir dönemde filmlere konu olabilecek bir dinleme skandalıyla sarsıldı.

Sabah gazetesinin haberine göre, Murat B. adlı teknik istihbarat astsubayı, sahte imzayla üç aylık teknik takibe dayalı evrak düzenledi. Birinci ayın sonunda dinleme Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Daire Başkanlığı'nda görevli bir kadın memurun dikkatini çekince olay açığa çıktı. Jandarma'nın yürüttüğü idari tahkikat sonucunda İstanbul Maslak'ta görev yapan Jandarma Astsubay Kıdemli Üstçavuş Murat B. "resmi belgede sahtecilik, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek" suçlarından mahkemeye sevk edilerek tutuklandı. Murat B.'nin amiri Cengiz Ö. ile mesai arkadaşı Murat T. de kamu görevlisi olarak işlenen bir suçu bildirmedikleri gerekçesiyle tutuksuz yargılanıyor. Murat B. ifadesinde, dinlediği telefon numalarından birini sevgilisi Hatice Ç.'nin kullandığını, Hatice Ç.'yi kıskandığı için dinlediğini söyledi ve "Bu numaraları sevgilimin çantasındaki bir kartvizitte gördüm, tek tek arayarak hepsinin erkekler tarafından kullanıldığını tespit ettim" dedi. 20 Haziran-22 Temmuz 2009 arasındaki dinlemeye adı karışan Hatice Ç. olayın ardından sır oldu.Hatice Ç.'nin ifadesinin alınmaması dikkat çekti.

 


BU YOLLA HERKES DİNLENEBİLİR

 

 

Skandal, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nın (TİB) koordinatörlüğünde yürütülen telefon dinleme faaliyetlerindeki denetim eksikliğini gündeme getirdi ve herkesin dinlenebileceğini gözler önüne serdi. Dinleme olayında astsubayın "Sevgilim kullanıyor" dediği telefon numarası Hasan Atılgan adına çıktı. Astsubay dinleme evrakında ise bu numarayı kullanan kişiyi Aziz Şükrü olarak göstererek teknik takip kararı çıkardı. Bir istihbarat yetkilisine göre, bu tür kafa karıştırıcı unsurlar dosyaya, bazen gerçekte dinlenen kişiyi gizleme amacıyla eklenebiliyor. Bu tür durumlarda araya giren paravan isimler, asıl dinlenen kişiyi maskelemeye yarıyor. Hukukçular, hâkimlerin ve savcıların telefon dinleme kararları verirken daha dikkatli olmaları gerektiğini vurguluyor. Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz ceza avukatı Cem Alptekin, mevzuatın bu tür suiistimallere imkân verdiğini söyledi. Alptekin, "Bu olayda vahim bir durumla karşı karşıyayız. Dinleme kararı yazma yetkisini adli kolluğun elinden almak lazım" dedi.  (Sabah)