Üzmez davasının psikiyatristi istifa etti

Üzmez davasının psikiyatristi istifa etti
Üzmez davasının psikiyatristi istifa etti
Psikiyatrist Doç.Dr. Ayten Erdoğan, Vakit gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez'in B.Ç'ye cinsel istismar yapmakla suçlandığı davada görevli olduğu Adli Tıp Kurulu'ndan istifa etti. Erdoğan, kuruma ağır suçlamalarda bulundu

 

İSTANBUL - Vakit yazarı Hüseyin Üzmez’in cinsel istismarına uğradığını söyleyen 14 yaşındaki B.Ç., olaydan yaklaşık bir yıl sonra yeniden muayene edilmek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu’na getirildi. Ancak, B.Ç.’nin getirildiği saatlerde Adli Tıp bir istifa haberiyle çalkalanıyordu.
Davaya bakan 6. İhtisas Kurulu üyesi Doç. Dr. Ayten Erdoğan, B.Ç.’nin gelişiyle aynı gün  zehir zemberek bir istifa dilekçesi verdi. Kuruldaki tek çocuk psikiyatrı olan Erdoğan dilekçesinde ağır ithamlarda bulundu:
“B.Ç.’nin cinsel istismara uğradığı açık. Ruh sağlığının bozulmaması imkânsız. Ama bu görüşümü belirtince, kurulun diğer üyelerinden baskı gördüm... B.Ç, hakkında yine öncekinin aynı raporun verileceği izlenimi edindim... B.Ç. dışında yüzlerce olayda yanlış raporlar verildi... Yanlış raporlar sayesinde serbest bırakılan tutuklular, yeniden çocukları istismar ederken yakalandı.”
Adli Tıp Kurumu Başkanı Doç. Dr. Cengiz Haluk İnce ise tüm ithamları reddetti. Kurumun yaptığı bütün işlemlerin kanun ve yönetmeliklere uygun olduğunu söyledi. 
B.Ç. Hüseyin Üzmez’i yargılayan Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin isteği doğrultusunda, ikinci kez rapor alması amacıyla Bursa’dan İstanbul Adli Tıbba getirildi. (İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Dairesi’nin verdiği ilk raporda, B.Ç. için ‘Fiziksel ve ruhsal sağlığı bozulmamıştır’ denilmiş, Üzmez bu rapor sayesinde tahliye edilmişti.) İlk raporun ardından, 8 Ocak 2008 tarihinde kurula atanan ve kurulun ‘tek’ çocuk psikiyatrı üyesi olan Doç. Dr. Ayten Erdoğan da aynı gün istifa dilekçesini sundu.
B.Ç. bu istifa nedeniyle Adli Tıp yerine İ.Ü. Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastanesi Ana Bilim Dalı’nda muayene edilirken Habertürk televizyonunun haberine göre, Doç. Dr. Erdoğan istifasını sundu. 27 maddelik istifa dilekçesinde, hem B.Ç. davası hem de genel işleyiş konusunda ağır ithamlarda bulunarak özetle şöyle dedi:  

BASKI ALTINDAYDIM: B.Ç. ile babaları tarafından cinsel tacize uğrayan iki çocukla ilgili vakalara baktım. Bu vakalarda, cinsel istismar olmadığı yönünde kararlar verildi... (B.Ç. ile ilgili) dava dosyasını tetkik ettiğimde cinsel istismar olayının var olduğu, ruh sağlığının bozulduğuna dair ilgili branştan raporunun olduğu ve hem cinsel istismara uğrayan hem de (cinsel istismarın devamı konusunda) annesi tarafından desteklenen bir çocukta bilimsel verilere göre ruh sağlığı bozulmaması mümkün görülmemektedir. Bu yöndeki tespit ve değerlendirmelerimizi diğer kurul üyelerine bildirmemden itibaren, başta daha önce mağdureye ruh sağlığı bozulmamış raporu veren eski kurul üyeleri ve Adli Tıp Kurumu’nda çalışan birçok üye ve yönetici tarafından eleştirilere ve yıpratmalara maruz kalmaktayım. Bu ortamda genel kurula girip vakayı sağlıklı şekilde değerlendirmem mümkün olmayacaktır.
YİNE AYNI RAPORU VERECEKLER: Tek çocuk psikiyatristi ve 40 kadar konu dışında branş hekiminin karar verdiği (Adli Tıp) genel kuruldan mağdurenin ruh sağlığının bozulmadığı şeklinde rapor çıkatılacağı izlemindeyim. Genel kurula girmeyerek B.Ç. vakasının çocuk psikiyatrları tarafından rapor edilmesinin yolu açmak istedim.
KURUM BIRAKTI, YİNE YAPTILAR: Cinsel istismara uğrayan çocuğun ruh sağlığı bozulduğunda cezanın alt sınırı 15 yıl hapis cezasıdır.  ... Çocuğun ruh sağlığı bozulmamıştır yönünde verilen raporlar üzerine tutuklu kişiler serbest bırakılmış, serbest kalan bazı sanıklar tekrar çocukları cinsel istismara maruz bıraktığı için yakalanmış ve dosyalar yine kuruma gelmiştir.
YÜZLERCE YANLIŞ RAPOR: Yüzlerce ruh sağlığı bozulmamıştır yönünde görüş bildirilen dosya, mahkemelerce uzman olmayan kişilerce rapor verildiği gerekçesiyle yeniden kuruma gönderilmiş, benim baktığım bu dosyalarda çocuğun ruh sağlığının bozulduğu şeklinde görüş bildirilmiştir.
ÇOCUĞA DEMİR PARMAKLIK: Çocuk Koruma Kanunu’na göre çocukların gözleme tabi tutulmasında erişkinlerden ayrı bir yerde çocuklara özel ortamlarda tutulması gerekirken, Gözlem İhtisas Dairesi’nde çocuklar küçücük demir parmaklıklı hücrelerde erişkinlerle aynı ortamlarda tutulmaktadır. Şu anki uygulama çocuk ve insan haklarına aykırıdır.
ESKİ SİSTEMDE ISRAR:  Göreve başladan önce aynalı odalı sistem için gerekli donanım hazırlanmış, çocuk ve ergenler aynalı odaların arkasında 6. İhtisas Kurulu üyelerinin görebileceği, çocukların onları göremeyeceği, gerektiğinde sorularını uzman aracılığıyla soracağı bir sistem içinde muayene edilmeye başlanmıştır. Ancak diğer üyeler tarafından büyük tepkiyle karşılandı. Çocukların, eski sistemde olduğu gibi 15-20 kişinin ortasında muayene edilmesini istendi. ... bana karşı neredeyse her gün bu konuda tartışmaya girişilmiş, bu tartışmalar bazen kırıcı boyutlara ulaşmıştır. .. Baskılar olunca odaya giren üyelerin soru sormasına birkaç kez izin verdim. Mahkeme salonunda erişkinlere sorulan sorularının benzerinin sorulması, bazen suçlayıcı sorular nedeniyle çocukların örselendiğini gördüm.
MUAYENEDE GÜLÜŞMELER: Kurul muayene odasında başkanın bulunmaması birçok soruna yol açmıştır. Ben anne ve babaları muayene ederken, kimileri sohbet etmekte, kimi gülüşmektedir. Bu ortam acı içinde olan mağdur aileleri için kötü bir görüntü yaratmaktaydı.
KAYIRMA VAR: Birçok hastanın bir yıl gibi randevu bekleyerek muayene gelmesine karşın bazılarının hiç bekletilmeden geldiği gün muayeneye alınması, eşitlik ilkesine aykırıdır. (Radikal)