Uzun tutuklulukta karar yargıçta

Uzun tutuklulukta karar yargıçta
Uzun tutuklulukta karar yargıçta
Haber: DENİZ ZEYREK/ ANKARA / Arşivi

Anayasa Mahkemesi, önce uzun tutukluluk ve yargılama durumları için bireysel başvurunun yolunu açtı, ardından 3. yargı paketinde yer alan düzenlemedeki ‘terörle mücadele kapsamındaki davlarda tutukluluk süresi iki katına - 10 yıla- çıkarılabilir’ hükmünü iptal etti. İki gelişme, 4.5 yıldan fazla süre tutuklu kalan, ancak davaları sonuçlandırılamayan tutuklu sanıkların tahliyesinin önünü açabilir. Mahkemelerin, Anayasa Mahkemesi’nin yeni düzenleme için verdiği bir yıllık sürenin sonunu beklemeden tahliye kararı vermesini mümkün gören hükümet , yeni yasal düzenlemeyi, bir yılın bitmesini beklemeden, ekimde TBMM açıldıktan hemen sonra yapabilir.
3. yargı paketinde, uzun tutukluluk süreleri belirlenirken, bir zanlının hakkında hüküm kesinleşmezse en fazla 5 yıl ‘tutuklu’ kalması öngörülmüş, ‘Devletin güvenliğine, anayasal düzene, milli savunmaya ve devlet sırlarına karşı ve casusluk’ gibi suçlarda bu sürenin iki kat uygulanabileceğine hükmedilmişti. CHP ’nin başvurusunu değerlendiren Anayasa Mahkemesi de itirazı haklı buldu ve ‘iki kat’ hükmünü iptal etti.

Beklemek zorunda değil

AYM’nin kararıyla, başta Ergenekon ve KCK davası olmak üzere henüz sonuçlanmayan birçok ünlü davada 4.5 yıldan fazla süredir tutuklu olan sanıkların tahliye edilebileceği yorumları yapılıyor. AYM kararı, iki kat tutukluluğu, eşitlik ilkesine aykırı bulduğu için hükümetin yapacağı yeni düzenleme de farklı süre uygulaması içeremeyecek. Bu nedenle de yargıçlar, 1 yıl sonra yapılacak yeni düzenlemeyi beklemenin, ‘mağduriyetler yaratacağı’ yorumunu yapabilir. Hem Ergenekon gibi davalarda tahliye bekleyen hukukçular hem de hükümet kaynakları, bu durum nedeniyle yargıçların gelecek talepleri değerlendirirken AYM’nin verdiği 1 yıllık bekleme süresini dikkate almayabileceği yorumunu yapıyor. Bu da 4.5 yıldan beri davaları sonuçlanmayan sanıkların tahliyesinin önünü açabilir. Başta Mustafa Balbay, Tuncay Özkan gibi isimler olmak üzere Ergenekon davasında sanık olup 4.5 yıldan fazla süredir içerde olan, buna karşın davaları sonuçlandırılmayan tutuklular, ilk başvurularında serbest kalabilir. Hükümet kaynakları, AYM kararının ardından bu yönde bir karar çıkmasının önünde engel olmadığına, ancak kararın yargıçların yorumlarına bağlı olduğuna dikkat çektiler.

Ya Dink’in katilleri?

Buna karşın, hükümette maksimum tutukluluk süresinin 5 yıl olarak öngörülmesi durumunda çıkabilecek sonuçlarla ilgili ciddi bir endişe var. Yargıtay’ın bozma kararları ile ‘yargılama devam ediyor’ durumuna düşen davalarda da aynı uygulamaya gidileceğine dikkat çeken bir yetkili, Hrant Dink davası ile ilgili çıkacak bir bozma kararı, sanıkların aleyhine bile olsa Ogün Samast gibi isimlerin serbest kalmasına yol açabilir.
Daha önce Hizbullah sanıklarının tahliye edilmesi, kamuoyunda büyük tepki çekmişti. Hükümet de AİHM standartlarında bir ‘tutukluluk süresi’ düzenlemesi yapmak isterken Samast gibi isimlerin serbest kalmasına neden olmak istemiyor. Bu nedenle, haklarında yerel mahkeme kararı olanlarla, henüz hiçbir hüküm verilmemiş olanlar ayrı değerlendirilebilir. Adalet Bakanlığı hangi düzenlemeden kimlerin yararlanabileceğini görebilmek için geniş kapsamlı bir çalışma başlattı ve “5 yıl üst sınır olursa kaç tutuklu serbest kalacak” sorusuna yanıt arıyor. Bu çalışmanın sonunda elde edilecek istatistik, yeni düzenlemenin rengini de belli edecek. Hükümet de yeni düzenleme için AYM’nin verdiği bir yıllık sürenin bitmesini beklemeyecek. Adalet Bakanlığı’nın yaptığı çalışmanın sonuçlarına göre, kamuoyunda eleştiri konusu olacak tahliyelerin (Bazı üst düzey PKK ’lıların, Dink cinayeti sanıklarının) önünü kesecek, ancak tutukluluk süresini AİHM’in standartlarında makul sürelerde sınırlayacak bir düzenleme, TBMM’nin yeni yasama yılı başlar başlamaz, yani ekim ayında gündeme alınabilir.