Vaay Karagözüm!

Sultanahmet Meydanı'nda kurulan
'Ramazan Etkinlik Çadırı'nda Hacivat ile Karagöz her akşam 'canlı canlı' halkla buluşuyor.
Haber: SUNA AKTAŞ / Arşivi

İSTANBUL - Sultanahmet Meydanı'nda kurulan
'Ramazan Etkinlik Çadırı'nda Hacivat ile Karagöz her akşam 'canlı canlı' halkla buluşuyor.
Çocukların olduğu kadar büyüklerin de ilgisini çeken Hacivat ile Karagöz her zamanki atışmalarını, tartışmalarını güncel, ekonomik, sosyal olaylarla süslüyor.
Herkesin derdini anlatıyorlar
Hacivat rolündeki Feyzullah Altınkaynak ve Karagöz rolündeki Davut Akgül, tozlu hatıraların 'eski zaman sandığı'ndan çıkarılıp yeniden hayat bulmasından oldukça memnun. Ramazan süresince her akşam ayrı bir konuyu ele aldıklarını dile getiren Altınkaynak, Hacivat ile Karagöz'ün ulusal olduğu kadar evrensel olduğuna da değiniyor. Altınkaynak, "Her milletin kendine göre Hacivat ve Karagöz'ü var ama başka adlarda ve başka tiplerde. Hacivat ve Karagöz ele aldığı paylaşmak, kadın-erkek eşitliği gibi birçok konuyla evrenseldir aynı zamanda. Biz Hacivat ve Karagöz'ü yazarken herkesin midesini, cebini, kafasını, gönlünü ilgilendiren meselelere değiniyoruz" diye anlatıyor.
Karagöz tam bir halk adamı, her dem çıkarları ön planda, sözcükleri olayları kendine göre yorumlayan ve gerekirse şiddete başvuran bir kimlik. Buna karşılık Hacivat tam bir entelektüel, düşünce adamı. Karagöz'ün şiddet dahil bütün saldırılarına karşılık Hacivat hoşgörüyü elden bırakmıyor.
Hacivat olmaktan bıkmadı
10 yıldır sürekli Hacivat'ı oynayan Feyzullah Altınkaynak bugüne kadar beş Karagöz değiştirse de Hacivat olmaktan bıkmamış. Tiyatro uğruna üç üniversiteyi terk eden Altınkaynak, profesyonel futbol oyunculuğundan elde ettiği gelirle Manisa Akhisar'da bir tiyaro ekibi kurup başlamış çalışmalara. Bazı tiyatrocuların telkinleri doğrultusunda İstanbul'a gelip, radyo ve televizyonlarda müzik eğlence programları hazırlamış. Bu arada Hacivat ve Karagöz ikilisini radyo ve televizyonlarda hazırlayıp
sunarak geniş kitlelere ulaştırmanın keyfini yaşamış.
Karagöz: Hep eziliyorum
Aynı zamanda özel bir okulda tarih öğretmenliği yapan Davut Akgül ise ilk kez Karagöz olarak çıkıyor halkın karşısına. Kolay değil öyle Hacivat'ın her dediğine cevap yetiştirmek. Akgül, canlandırdığı Karagöz'ü, "İlk sözü de son sözü de hep Hacivat söylüyor. Bizse hep eziliyor ve
tükürdüğünü yalayan oluyoruz" diye anlatıyor.
Öğretmen Karagöz, Hacivat ve Karagöz imajını gelenekten, perdeden, işin şaklabanlık boyutundan kurtararak içinde mizahı da barındıran bir değere oturttuklarını ifade ediyor.
Bir 'kılıbık' diyaloğu

  • K: Onu iyi bir benzettim, geldim. Seni de ona benzetirim. Hah, hah!
  • H: Nee, dövdün öyle mi? Peki suçu neydi yengenin?
  • K: Yahu yok orası ağrıyormuş, yok burası sızlıyormuş. İftar için de hâlâ yemek hazırlamamış.
  • H: Dövmeden önce ona sordun mu peki, neyin var neyin yok diye?
  • K: Sordum, sordum; yeter mi yoksa kemiklerini de kırayım mı diye!
  • H: Olur mu efendi. Hanımınla ilgileneceksin. Nen var hatuncuğum, bir yerin mi ağrıyor? Senin için ne yapabilirim, diyeceksin.
  • K: Hadi oradan ben kılıbık mıyım yahu...
  • H: Sen kılıbık ne demek biliyor musun efendi?
  • K: Kılıbık, hanımının her dediğine evet efendim, sepet efendim diyen erkektir.
  • H: Bilemedin kılıbık hanımına karşı kalbi ılık erkek demektir.