Vali istedi, polis vurdu, İstanbullu işkenceden geçti

Vali Muammer Güler'in, Taksim Meydanı'nda 1 Mayıs kutlamasına izin vermeme gerekçesi olarak öne sürdüğü 'provokatif davranışlar', eylemcilerden değil, polislerden geldi.

İSTANBUL - Vali Muammer Güler'in, Taksim Meydanı'nda 1 Mayıs kutlamasına izin vermeme gerekçesi olarak öne sürdüğü 'provokatif davranışlar', eylemcilerden değil, polislerden geldi. Eylemciler Taksim'de tek bir taş bile atmazken, güvenlik güçleri Beşiktaş, Dolmabahçe ve İstiklal Caddesi'ni bir polisin deyimiyle 'savaş alanına' çevirdi.
Polisin tavrının sertliğinin ilk ipuçları Barboros Caddesi'nde görüldü. Bir grup polis sert adımlarla yokuşu tırmanırken, yoldan geçen ve işine yetişme telaşındakilere, "Kenara ulan!" diye bağırıyordu. Korna çalan bir araca polis, copuyla vurdu; oturanlara 'Kalkın' denildi, grup halinde yürüyenler gözaltına alındı. İşe gidemeyenler, sürüklenerek polis araçlarına götürülenleri izledi.
Esnaf susturuldu
Bu sırada Beşiktaş Çarşı'da bir grup toplanabildi. Halkevleri ve Sosyalist Demokrasi Partisi üyeleri, slogan atarken, polis caddeyi kesti. Uyarı yapılmadan gaz bombaları yağdı. Düşenlere coplarla vurdular. Dükkânı açık esnafın ve çevreden geçenlerin tamamı yerde böğürerek kıvranıyordu. "Niye bu kadar gaz attınız" diyen bir esnaf, polis kalkanıyla vurularak susturuldu. Artık polis insanların Beşiktaş sahilinden yürümesine izin vermiyordu. Herkes Maçka'ya yönlendirildi. İtiraz edenlerin akıbeti belliydi.
Polis 'soluk' aldırmadı!
Dağınık halde, Maçka Demokrasi Parkı'na doğru yürüyen 30 kişilik bir grup ilk hedeflerden biriydi. Polis uyarı yapmadan gruba su sıktı. Sonra da gaz bombaları beyaz şeritler bırakarak Teşvikiye'ye indi. Aynı görüntüler Fındıklı, Kabataş ve Dolmabahçe'de de yaşandı. Bir vatandaş, "İşçi bayramı değil, polis bayramı" diyordu. Kabataş'ta meslektaşını arayan bir polis şöyle diyordu: "Hani, 30 yıl önce midir, nedir, işçiler öldürüldü ya, bunu anacaklarmış. Sen kimsin ki devlete kafa tutuyorsun! Aman kardeşim, sicil numaranı sakla. Soruşturmalar filan, neme lazım! Sonra kemiğine kemiğine vurun! Allah yardımcınız olsun."
Tertip komitesi gözaltında
Okmeydanı Fatma Girik Parkı'nda yüzleri maskeli bir grubun sapanlı direnişine polis aynı silahla yanıt verdi.
FOTOĞRAFLAR: ALPTEKİN İHKAN / AA


Biraz sonra Dolmabahçe'ye 1 Mayıs Tertip Komitesi geldi. Ellerinde çiçekler vardı. Çiçek, sonucu değiştirmedi: Komite Başkanı ve DİSK Genel Sekreteri Musa Çam'ın da olduğu 48 kişi gözaltına alındı. Gözaltılar gün boyu sürdü. Gözaltına alınanların içinde oyuncu Nur Sürer de vardı. Bu arada, İnönü Stadı'nın önünde yüzlerce polis emir bekliyor, önlerinde duran İl Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ın gözlerine bakıyordu.
DİSK'e bağlı Sinema Emekçileri Sendikası (Sine-Sen) üyeleri Fındıklı'dan Dolmabahçe'ye girdi. Ellerinde sendikanın parkartı; pankartın ucunda, yılların oyuncusu sendika başkanı Yusuf Çetin vardı. İlk önce coplar indi kalktı. Sonra üzerlerine panzerden su sıkıldı. Sonra gaz bombaları atıldı. Sinemacılar soluksuz kalmıştı. Çetin, bir ağaca tutunmuş öksürüyordu. Ardından parka giden ÖDP'liler de aynı akıbete uğradı.
Bu sırada İstiklal Caddesi'nde yaklaşık 2 bin kişi vardı. Taksim Meydanı'nı dolduran binlerce çevik kuvvet ve panzerler, caddede yolu kesti. Cerrah, çevik kuvvetin önündeydi. Art arda gaz bombaları atıldı. Panzer su sıktı. Yüzlerce insan dumanın içinde kayboldu. Yaşlı bir kadın sıkıca tuttuğu koltuk değneğiyle yerde yatıyordu. Gözleri kıpkırmızı, "Ölüyorum" diye inliyordu. Gazeteciler, gözlerine limon sürerek onu kendine getirmeye çalıştı. Ara sokaklara hedef gözetmeksizin gaz bombası atıldı. Polise sadece Tarlabaşı'ndaki bir grup taş attı. Polis de tuğla ve taşlar atarak yanıt verdi. Bombalar camları kırarak bazı evlerin içine girdi. Taksim'deki Makina Mühendisleri Odası'na ve Talimhane'deki Sosyalist Demokrasi Partisi binasına gaz bombası atıldı. Okmeydanı'ndaysa göstericilerle, polisler çatışıyordu.
'Savaş alanına çevirdik'
Polisin dünkü uygulamaları büyük tepki aldı. Vatandaşlardan kiminin üstüne biber gazı kiminin üstüneyse tazyikli su sıkıldı.
FOTOĞRAF: İSMAİL SAYMAZ
FOTOĞRAF: ERCAN ARSLAN


Boşalmış caddede çevik kuvvet ve panzerler geçiş yaptı. Bir polis cep telefonuyla konuşurken "Savaş alanına çevirdik, şerefsizim" diyordu. Caddenin kenarında duran pek çok kişi polis tarafından tekmelendi. Turistler bile rengârenk kıyafetleri yüzünden eylemci sanılarak dövüldü. Sokak aralarında buluşanlar, "İnadına 1 Mayıs" sloganları atarak yeniden caddeye çıktı. Polis her gelişinde daha sinirliydi. Bir adam "Ben hiç bir şey yapmıyorum" diye bağırıyor, polis aona yumruk ve tekme atıyordu. Yüzünü tutarak uzaklaşırken "Yemin ediyorum, pazarlamacıyım ben" dedi.
Onunla aynı akıbete onlarca kişi uğradı. Gün sonunda yaklaşık 700 kişi gözaltına alınmış, yüzlerce kişi de yaralanmıştı.