'Vatansever Kuvvetler'in ilk duruşmasında başkan dahil dokuz sanık tahliye oldu

Vatansever Kuvvetler Güçbirliği (VGKB) Hareketi Derneği adıyla örgütlenen, ancak 'Atatürk-vatan-millet sevgisini kullanarak suç örgütü kurup zorla maddi çıkar sağlamak ve tarihi eser kaçakçılığı yapmak' iddiasıyla haklarında dava açılan sanıklar suçlamaları reddetti.

ANKARA - Vatansever Kuvvetler Güçbirliği (VGKB) Hareketi Derneği adıyla örgütlenen, ancak 'Atatürk-vatan-millet sevgisini kullanarak suç örgütü kurup zorla maddi çıkar sağlamak ve tarihi eser kaçakçılığı yapmak' iddiasıyla haklarında dava açılan sanıklar suçlamaları reddetti. İlk duruşmada aralarında derneğin başkanı Taner Ünal'ın da bulunduğu dokuz sanık tahliye edildi.
VGKB Hareketi Derneği yönetici ve üyelerine yönelik operasyon sonucu açılan davaya Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı. Suç örgütünün lideri olmakla suçlanan Taner Ünal duruşmada şu savunmayı yaptı: "Sanıklardan sadece Ahmet Cinali, Yasin Alparslan, Mesut Sezer, Salih Zeki Balaban ve Vehbi Şanlı'yı tanırım. 33 yıldır köşe yazarlığı yapıyorum, 11 yıldır da 'Türkeli' adlı dergiyi çıkarıyorum. Türk kültürü ve tarihi üzerine araştırmalarım var. Bütün bunları vatan, millet ve Atatürk için yaptım. Tarihi tersyüz etmek isteyen ve Atatürk'ü kötüleyen bazı kişilere karşı yazılar yazdım, bunun üzerine birtakım kişiler yazılarıma müdahale etmek istedi. Komplo kuruldu."
'Beni asker koruyor'
Halit Bozdağ Güngör ise, 25 yıldır yurtdışında yaşadığını ve yasal olarak uluslararası silah ticaret yaptığını söyledi. Güngör şu bilgileri verdi: "Bazı ülkelerin de devlet temsilciliğini yapıyorum. Derneğin varlığını ise dava sürecinde öğrendim. İsviçre'de bir şirketim var, ortakları arasında Belçika ve Alman istihbarat başkanları da var. Türkiye'nin alamadığı her türlü gizli silahı getirtebilir ve alabilirim. Şu anda da Kuzey Irak ile ilgili üç büyük alım yapıyorum. İşim kapsamında, C-4 ve A-4 patlayıcılar tamamen yasal yollardan Türkiye'ye sokuldu. Yaptığım iş nedeniyle Genelkurmay Başkanlığı'nca bana verilen özel telefonları kullanıyorum ve asker korumalarca korunuyorum."
Sanıklardan Ahmet Cinali ise tarihi eser kaçakçılığı suçlamasını reddederken, Vatikan'a kaçırılacağı duyumunu aldığı bir eserle ilgili bazı kişiler arasında yaşanan sorunun çözülmesi için olaya müdahil olduğunu söyledi. Cinali, "Tarihi eserlerle ilgili devletin vereceği ikramiyeden faydalanmak istedim" dedi.
Mahkeme başkanı, sanık Cinali'ye 'Sen jandarmanın resmi haber elemanı mıydın?' sorusunu yöneltti. Sanık Cinali'nin yanıtı "Jandarmanın haber elemanı değilim. Vatanım için bütün birimlere çalıştım" şeklinde oldu.
Mahkeme Başkanı Mehmet Orhan Karadeniz, tutuklu sanıklardan Taner Ünal, Yasin Alparslan, Veli Baz, Mesut Sezer, Mehmet Doğan, İlhami Demirtaş, Salih Zeki Balaban, Levent Bakıray ve Halit Bozdağ Güngör'ün tahliyelerine, Vehbi Şanlı, Savaş Karabali, Hüseyin Ten, Fatih Koçak, Ahmet Cinali ve Ferhat Şahin'in tutukluluk hallerinin devamına karar verildiğini açıkladı.
İddianamede sanıklar hakkında 23 yıldan 57 yıla kadar hapis cezası isteniyor.