Venedikliler geliyor

'Erkek yürekli Pylaimenes komuta eder Paphlagonialılara/ Gelmişler yaban katırlarıyla ünlü Enetlerin yurdundan/
Haber: İBRAHİM GÜNEL / Arşivi

İSTANBUL - 'Erkek yürekli Pylaimenes komuta eder Paphlagonialılara/ Gelmişler yaban katırlarıyla ünlü Enetlerin yurdundan/ Kytoros'ta Sesamos' ta otururlar/
Parthenios ırmağı çevresinde kurmuşlardır saraylarını/Kentleri Kromna, Aigialos, yüksek Eryhinoi'dur/Oidos'la Epistropos komuta eder Alizonlara/Ta uzaklardan gelirler, gümüşün yurdu Alybe'den...'
İzmirli ünlü ozan Homeros'un İlyada'sı pek çok bilim adamı ve macerapereste esin kaynağı oldu. İlyada'dan hareketle MÖ 12. yüzyılda gerçekleşen savaşın yapıldığı ünlü Troia kenti bulundu. Şimdi de İlyada,
Anadolu'dan 3 bin 200 yıl önce göç eden bir uygarlığa ışık tutuyor.
Anadolu'dan Adriyatik kıyılarına
Troia savaşından sonra Enetler, Akhalıların yardımıyla denize açılıp, Adriyatik kıyılarına geldi. Liderleri Antenor'un önderliğinde bugünkü Padova kentini kurdular. İşte bu tarihsel dizelerden hareketle Padova Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Ugo Silvello, köklerini araştırmaya koyuldu. Silvello, üç yıllık bir çalışma ve binlerce belgenin ışığında köklerinin bugünkü Bartın-Amasra bölgesinden geldiğini ve atalarının da at yetiştiriciliğiyle ünlü savaşçı Enetler
olduğunu ortaya çıkardı. 30 Temmuz 2001 tarihinde de beş bisikletli 'Paflagonia-Köklere Dönüş' projesi adı altında Padova'dan hareketle 2 bin 764 kilometrelik yolu kat ederek ata yurdu Bartın'a gelecek. Silvello, projenin İstanbul tanıtımı öncesinde Radikal'in sorularını yanıtladı.
Projenin çıkış noktası nedir?
Özellikle İlyada'nın ikinci bölümünde beş mısra var ki, Enetlerden ve yaşadığı bölgeden bahseder. Ayrıca İlyada'nın beş ayrı yerinde Troialıların yardımına gittikleri anlatılır. Bu bölümlere dayanarak tüm Grek ve Latin bilimcilerle düşünürler, o günkü Enetlerin bugün 'Veneto' denilen Venediklilerin asıl ataları olduğunu söylüyor. 1880 yılından bu yana Vedenik'te ve çevresinde bazı arkeolojik buluntularda, Romalılardan önce bu bölgede başka bir kavmin yerleştiği ortaya çıktı. Bu konuda başka teoriler olsa da ana çıkış noktamız Homeros'un İlyada'sı oldu.
Diğer teoriler nedir?
Örneğin, Fransa'nın Brötanya bölgesinden ya da Polonya'nın Dansik kenti çevresinden veya Makedonya'dan gelebilecekleri düşünülüyorsa da, bizim ulaştığımız sonuçlar, Anadolu'nun kuzeybatısında asıl işleri at yetiştiriciliği
olan ve tarihte 'Paflagonia' adı verilen ve 'Demir Atlar Ülkesi' anlamına gelen bölgeden geldikleridir.
Eski Venediklilerin dinsel amaçlı kullandıkları binalarında da, sürekli at figürlerinin işlendiği temalar var. Ayrıca ünlü Romalı tarihçi Virgilius da Padovalı bir tarihçidir ve Enetlerin kralı Antenor'un deniz yoluyla Adriyatik sahillerine geldiğini ve Padova kentinin kurulmasına öncülük ettiğini yazar. Bir başka kanıt da, ortaçağda bir tarihçimizin kendisi için yaptırdığı mezarda bir asker figürü var ki, bu kesinlikle Antenor değil ama, tüm giyimi ve kuşamı ile bir Troia savaşçısını andırıyor.
Ne zaman ve nasıl karar verdiniz?
Şiirsel ve tarihsel olan herşey ilgimi çekiyordu. Üç yıl önce tüm hasretimle buralara gelip, 'Paflagonia' adı verilen köklerimizin olduğu bölgeye gidip, diğer insanlara aktarabilme düşüncesine ulaştım. Bölgenin tüm kaynaklarını araştırarak ve elime geçen tüm belgeleri kronik sıraya oturtarak toparlamaya çalıştım.
Bütün oluşturduğum fikirleri, görüşlerimi paylaşan tüm arkadaşlarıma iletmeye ve onlarla fikir alışverişinde bulunmaya başladım. Bir akşam yemeğinde arkadaşlarıma şunu söyledim; "Bütün dünyayı dolaşıyorsunuz da, neden kendi köklerimizin olduğunu düşündüğümüz Paflagonia'ya birlikte bir gezi yapıp, bunu belgelemiyoruz?"
Projeye bilimsel katkı sağlayabilmek için Padova Arkeoloji Müzesi Müdürü Dr. Girolomono Zampieri'yle görüştük. Müze müdürünün tepkisi şu oldu: "Muhteşem bir
düşünce. Ben de sizinle gelebilir miyim?" Düşüncemizi gerçekleştirmek ve atalarımızın çektiği sıkıntıları anlayabilmek açısından da denizyolunu kullanıp, pedal çevirerek, onların yaşadıklarını yaşamak istedik. Projemiz güzeldi ama ekonomik açıdan sponsorlara ihtiyaç vardı.
Bisiklet dünyasının yakından tanıdığı bir isim olan Elite şirketinin sahibi Amerigo Sartore'a başvurdum. O da, olumlu ve heyecanla yaklaştı. Projemizin dilbilimsel ve arkeolojik beklentileri yoktur. Pratik
olarak bu kimlik arayışının ötesinde, aynı zamanda küreselleşme hareketinin başka bir versiyonu şeklinde adlandırılmasıdır.
İlyada'da Enetlerin komutanı 'Pylaimenes' diye geçiyor. Halbuki, kralları Antenor. Bunu nasıl açıklarsınız?
Homeros İlyada'da Pylaimenes'den bahseder. Yani, MÖ bin yıl öncesi. Homeros gerçekten yaşadıysa, MÖ 8. yüzyılda yaşadığı varsayılırsa, arada 400 yıl fark var.
Daha sonra da Virgillius ve Tito Livio da aynı konuyu ele alıyor. Onlar da Antenor'dan, Enetlere komuta eden ve bu bölgeye getiren lider olarak bahseder. Homerosun dizelerini okuyanlar, inanılması güç bir öykü olarak niteliyordu. 100 yıl kadar önce de Schiliemann İlyada'dan hareketle Troia'yı buldu.
Eski dönemlerde Venedik bölgesinde konuşulan dil ile Anadolu'da konuşulan dil arasında benzerlikler olduğu söyleniyor. Ne tür benzerlikler var?
İlk Venediklilerin konuştukları dilin, Etrüskçeden kaynaklandığı biliniyor. Etrüskçenin de kökeni Anadolu. Ancak bizim bu projeyi canlandırmak isterken düşüncemiz hiçbir şekilde etnik kimliklere ve ırkçılığa yönelik bir çalışma şekli değildir.
Hiç Bartın ve çevresine gittiniz mi?
Gitmek istiyordum ama, bisikletle gitme macerasının büyüsünü bozmamak açısından şimdilik gitmemeyi tercih ettim. 30 Temmuz'da yola çıkarak birlikte gideceğiz.
Şu anda atalarınızın topraklarına çok yakınsınız. Neler hissediyorsunuz?
Uçağım indiğinde, farklı bir duygu yaşadım. Bir taraftan da içimde korku oluştu. Kendi hayalimde oluşturduğum görüntü muhteşem etkileyiciydi. Görmeye gittiğim zaman da aynı duyguyu gerçekten bulmak istiyorum ve bunu da umuyorum. Bölgemdeki insanlara bunu ulaştırmayı istiyorum.
Bu projenin geldiği noktayı düşündüğümde, aklıma gelen bir başka şey de, mümkün olduğu takdirde gerek İtalya devletinin ve Venedik bölgesinin gerekse Türkiye devletinin ortak katılımıyla, belli arkeolojik buluntuların ortaya çıkarılması ve konunun daha da detaylandırılarak tarih sayfalarına kazandırılmasıdır.
Bildiğim kadarıyla o bölgede henüz arkeolojik bir kazı yapılmadı. Bu proje bunu başlatabilir mi?
Bunu Padova Müze Müdürü Zampieri'yle görüştüm. Gerekli kaynak yaratılırsa, bölgede bulunan bir anıtın restorasyonunun yapılması ve bu projenin izini bırakmak açısından bir çalışma yürütülebilir. Bilimsel bir kazı büyük kaynak gerektirir. Biz Padova olarak öncelikle Paflagonia üzerinde duruyoruz ama, başka bir bölgede Efes veya Bergama'da bir anıt da olabilir. Tarihsel beklentiler bir yana, asıl burdaki insanlarla kardeşliği ortaya çıkarmak ve işbirliğini geliştirmek istiyoruz. Tarihte de, Venediklilerin Türklerle zaman zaman çatışmaları olmuştur. Hiç olmazsa bu şekilde bazı şeyleri iade etmiş oluruz.