@omererbil

Vicdan, etik, diploma hepsi kiralık!

Vicdan, etik, diploma hepsi kiralık!
Vicdan, etik, diploma hepsi kiralık!
Meğer Ankara'da kiralık diploma üzerinden resmen sektör oluşmuş. İnşat mühendisleri şantiyelerde bulunmadan sadece imza yetkisini kullanıyor. Makine mühendisleri asansör denetimleri için diploma kiralıyor. Çevre mühendisleri ÇED raporlarında diplomalarını kullandırıyor...
Haber: ÖMER ERBİL - omer.erbil@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - Sosyal medyada bir süredir sanat tarihçisi ve arkeologların kendilerine kamuda istihdam sağlanmadığından yakınarak kampanyalar yaptığına şahit oluyoruz. Arkeolog ve sanat tarihçisi istihdamı hashtagleri ile sık sık karşımıza çıkıyorlar. Hatta arkeologlar 2014 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kendilerine hiç kadro ayrılmadığı gerekçesiyle açlık grevi yapmaya bile karar vermişlerdi. Daha sonra bakanlık temsilcileri 2015 yılı için kadro sözü vermişler ve grev başlamadan sonlandırılmıştı.

Ankara ’da bazı uyanıklar bu işsiz gençlerin içinde bulunduğu zor şartları fırsat bilerek diplomalarını kiraya çıkarmışlar. Radikal dün, ‘’Kiralık Diploma’’ başlığı ile gündeme getirmişti. Bu durumun sadece birkaç vakadan ibaret olmadığı anlaşıldı. Gelen telefonlar ve tepkiler resmen bir 'sektör' oluştuğunu gösteriyor. Bunun legal olduğunu ileri sürenlerin de sayısı oldukça fazla. "Eczacılar, doktorlar diplomalarını kiraya veriyorlar da arkeologlar neden vermesin?" diyenlerden tutun da, "Bilimsel kazılarda bedava çalışıyoruz, arkeoloji bilimine hizmet vazifemizi yerine getiriyoruz, diplomamızla da bu şekilde para kazanıyoruz’’ savunması yapanlara kadar pek çok işsiz genç var.

Meğer Ankara’da kiralık diploma üzerinden resmen sektör oluşmuş. İnşat mühendisleri şantiyelerde bulunmadan sadece imza yetkisini kullanıyor. Makine mühendisleri asansör denetimleri için diploma kiralıyor. Çevre mühendisleri ÇED raporlarında diplomalarını kullandırıyor. Jeoloji mühendisleri, nükleer uzmanları, doktorlar, eczacılar, arkeologlar, sanat tarihçileri, restoratörler, kimya ve biyoloji mezunları... liste uzayıp gidiyor. İhale şartnamesinde arkeolog, restoratör, mühendis şartı getirmek çözüm değil. Yapılan işleri denetleyip, diploması kullanılan uzmanın işe ne kadar hakim olduğunu da sorgulamak gerekiyor. En son Akkuyu Nükleer santrali için ortaya çıkan ÇED raporundaki nükleer mühendisin sahte imza skandalı da diploma kiralama yöntemi ile yapıldığı izlenimini veriyor.

Son yıllarda yaşanan restorasyon skandallarını anlatmaya gerek yok sanırım. Türkiye ’nin her köşesinde tarihi binaların restorasyonları Kültür ve Turizm Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, yerel yönetimler tarafından sürdürülüyor. Çok iyi yapılan restorasyonların yanısıra çimento kullanarak restorasyondan çok yenileme yapılarak 'gıcır gıcır' olan tarihi eserler de mevcut. İşte bu rezalet restorasyonlarda uzman restoratör, arkeolog ve sanat tarihçi var mı yok mu hiç bilemedik. Kamuoyunda onların isimleri de çok ön plana çıkmadı. Bu kötü restorasyonların arka planı araştırıldığında orada uzman yerine diplomalarının çalıştığını görmek artık bizi şaşırtmayacak.

Kimse diplomasını kiraya verirken vicdanını, etik anlayışını sattığından habersiz. Çalışmadan, emek sarfetmeden kolay yoldan para kazanmayı kendine hak görenlerin sayısı anlaşılan çok fazla. İnsanın içinden şöyle demek geliyor, "Böyle başa böyle tıraş!"

'MENFAATİM YOK!'

İddialarla ilgili olarak Sanat Tarihçisi Tekin Süllü’de şu açıklamayı yaptı; ‘’ Yaklaşık on yıldır restorasyon projesi hazırlayan şirketlere sanat tarihi raporları yazıyorum. Bu alandaki bir çok şirketi tanırım, özellikle proje hazırlayanları. Haberinizde adı geçen şirket için arkeolog ihtiyacı olmuş. Bu şirkette çalışan bir mimar önce bir sanat tarihçisi arkadaşını arıyor, tanıdığınız var mı diye. Bu sanat tarihçisi arkadaş da beni aradı. Ben de bulabileceğimi söyledim. Arkadaşımı arayan mimar daha sonra beni de aradı ve bünyesinde çalıştığı şirketin ihaleyle ilgilenen yetkilisine yönlendirdi. Bu yetkiliye tanıdığım (Kamil Sağlam) bir arkeolog olduğunu söyledim. Daha sonra K. Sağlam'ı aradım ve şirketteki kişinin telefon numarasını verdim. İsterse bu şirkette çalışabileceğini söyledim. Bunun dışında, ne şirketle ne de K. Sağlam ile asla bir pazarlığım olmadı. Bu görüşmeler telefon ile yapılmıştır. Kendime ya da derneğe menfaat sağlamak gibi bir iftira ile karşı karşıyayım. Bu alanda çalışmak isteyen kişi ile şirket noter huzurunda anlaşır. Benim K. Sağlam'ın diplomasını kullanmam gibi bir şey asla söz konusu olmamıştır.’’