@ismailsaymaz

Vicdani retçiye tokada iki yıl sonra dava

Vicdani retçiye tokada iki yıl sonra dava
Vicdani retçiye tokada iki yıl sonra dava
Dini gerekçelerle vicdani ret ilan eden Muhammet Serdar Delice'yi Kasımpaşa Askeri Cezaevi'nde yumruklayan koğuş ağası İbrahim Yılmaz'a, o dayaktan ancak iki yıl sonra 'kasten yaralama' suçundan dava açıldı.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

Dini gerekçelerle vicdani ret ilan eden Muhammet Serdar Delice’yi Kasımpaşa Askeri Cezaevi’nde yumruklayan koğuş ağası İbrahim Yılmaz’a, o dayaktan ancak iki yıl sonra ‘kasten yaralama’ suçundan dava açıldı. Delice’nin firar iddiasıyla yargılandığı dava ise çok kısa bir sürede sonuçlanmış ve 10 ay hapis cezası çıkmıştı.

Delice’nin, avukatı Davut Erkan aracılığıyla yaptığı şikayet ise iki yıl sonra karşılık buldu. Deniz Kuvvetleri Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Savcılığı tarafından 11 Mart’ta hazırlanan iddianamede; kamera kayıtlarına göre Delice’yi darp ettiği anlaşılan ve ifadesinde, “Bir kere elimi sallayarak geç içeri dedim. Bu da kameraya dayak gibi yansımış” diyen İbrahim Yılmaz hakkında TCK’nın 86. maddesine göre ‘kasten yaralama’ suçundan dava açıldı. Ancak Delice’nin parasının zorla alınması ve hakarete uğraması gibi iddialara ilişkin delile ulaşılamadığı ifade edildi. Delice’nin davası, Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Mahkemesi’nde görülecek. 


10 AY CEZA ALMIŞTI
Delice, 24 Şubat 2010’da Malatya’da askerliğini yaparken, “dini inançlarına saygı gösterilmediğini” savunup ordudan firar etmişti. Bir yıl sonra yakalanan 29 yaşındaki Delice, 29 Kasım 2011’de Kasımpaşa Askeri Cezaevi’ne kondu. Tutuk-2 adlı koğuşa yerleştirilen Delice’nin yattığı ranzanın yanındaki pencere tutuklularca söküldü. Koğuş ağası olduğu öne sürülen İbrahim Yılmaz adlı 40 yaşındaki tutuklu asker, Delice’ye, “Maddi durumun iyi. Sırtımızdan geçindin, para vereceksin” diyerek, 500 TL istedi. Delice de borç alıp 250 TL verdi. Delice’ye göre, astsubayların da haberdar olduğu baskı, gece uykudan uyandırmalar ve tehditlerle sürdü. Koğuşunu değiştirme isteği reddedilen Delice, Yılmaz tarafından önce tokatlandı, sonra namaz kılarken tartaklandı.

Üçüncü darp 14 Aralık’ta yaşandı. Delice, kapı mazgalından astsubaya “Sevkim ne zaman?” diye sorduğu sırada Yılmaz tarafından tekme tokat dövüldü. Bu an, cezaevinen kamera kayıtlarına yansıdı. Görüntülerde, Yılmaz’ın Delice’nin kafasına ve yüzüne art arda vurduğu, onun da kollarıyla başını eğip sakladığı görülüyor. Delice şikayette bulununca savcılık, kayıtlara el koydu. Koğuştaki keşifte, Delice’nin yatağının iki ucundaki iki pencerenin camlarının söküldüğü, birinin battaniye, diğerinin gazete kağıdıyla örtüldüğü saptandı.

Şüpheli İbrahim Yılmaz ifadesinde, “Delice, tutuklulara Nurgül Yeşilçay, Pelin Batu ve Banu Güven vicdani retçi, sizi görmeye gelirler’ diyordu” iddiasında bulundu ve ‘vicdani ret propagandası için’ herkese sigara dağıttığını savundu. Delice’nin koğuştan borç alıp vermediğini öne süren Yılmaz, yatağa bakan camların da ’havalandırma’ nedeniyle söküldüğünü iddia etti. Er Levent Tekçe ise “Delice bir keresinde İbrahim Yılmaz’a gelerek, ‘Ben iyi değilim, kafam yerinde değil, bana vurur musun, lütfen kendime geleyim. Kendimi hiç iyi hissetmiyorum” dediğini savundu.

Bu arada, Delice, 3 Ocak 2012’de “ileri derecede antisosyal kişilik bozukluğu” teşhisiyle tahliye olunca 2. Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Mahkeme, İslami ve milliyetçi bir kişiliği sahip olan Delice’nin vicdani ret beyanını inandırıcı bulmayarak, “Sanığın eylemini vicdani ret saikiyle gerçekleştirmediği, ekonomik ve psikiyatrik sıkıntıların etkisiyle firar ettiği” için on ay hapis verdi.