Vicdanınızın sesine kulak verin

"Güvenlik’ kaygıları
Devlet hastanelerindeki hazırlıklar ölüm oruçlarına zorla tıbbi müdahaleyi gündeme getirirken, hükümet çözüme yönelik ilk adımları attı. Adalet Bakanı Türk’ün, "İçişleri Bakanlığı’nın güvenlikle ilgili kaygıları var" sözlerinin ardından, Başbakanlık’ta mini zirve yapıldı.
"Bir-iki günde yasa’
Türk, Başbakan Yardımcısı Özkan ve İçişleri Bakanı Tantan’la 45 dakika görüştükten sonra, 16. madde üzerinde komisyonda uzlaşma sağlanmak üzere olduğunu belirtti. Bakan, "İnfaz Hâkimliği ve İzleme Kurulları’na ilişkin tasarılar da kısa sürede TBMM’ye sunulacak" dedi.
TÜSİAD çok sert
Eylemin bitirilmesi çağrılarına TÜSİAD da katıldı: Hükümetin ve bakanlığın kayıtsızlığının demoktratik hukuk devletine uygun olmadığı görüşündeyiz. Seyirci kalmamak vicdanın gereğidir. Bütün çözüm yolları zorlanmalıdır.

ANKARA - Cezaevlerindeki ölüm orucu eyleminin bir an önce sona erdirilmesi için sivil toplum örgütleri tepkileri dün de büyüyerek sürdü. Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) "hükümetin cezaevlerinde yaşanan ölüm olaylarına ciddiyetle eğilmesi ve bütün çözüm yollarını zorlaması gerektiğini bildirerek, "Adalet Bakanlığı’nın kayıtsızlığının demokratik hukuk devletine uygun olmayan bir davranış olduğu görüşündeyiz" dedi.
TÜSİAD tarafından dün yapılan yazılı açıklamada şu görüşlere yer verildi:
"Kamuoyunun ekonomik kriz konusunda
odaklandığı bugünlerde, ölüm oruçlarının sona erdirilmesi konusunda somut adımlar atmayan hükümetin ve konuyla ilgili merci olan Adalet Bakanlığı’nın kayıtsızlığının demokratik hukuk devletine uygun olmayan bir davranış olduğu görüşündeyiz.
Hükümetimiz, her ne suçtan hüküm giymiş olursa olsun, insanların ölüyor olmasına seyirci kalmamalı, yalnızca sorumluluğunun değil, vicdanının da gereğini yerine getirmeli, cezaevlerinde yaşanan ölüm olaylarına ölü sayısı daha da artmadan ciddiyetle eğilmeli, bütün çözüm yollarını zorlamalıdır."
* Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Walter Schwimmer, "Avrupa Konseyi, Türk yetkililerinin insan hakları standartları çerçevesinde soruna en kısa zamanda çözüm bulacağına inanıyor. Eylemciler de daha fazla can kaybı olmaması için eyleme son vermeli" dedi..
* 19 kitle örgütünün temsilcileri, Başbakan Bülent Ecevit ile görüşmek üzere Başbakanlığa gitti. Ancak görüşme için bir süre bekleyen temsilcilere "ret’ yanıtı geldi.
* Çağdaş Hukukçular Derneği’nin İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa şubesine üye avukatlar Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’le görüşmek üzere Ankara Adliyesi’nden Adalet Bakanlığı’na yürüdü, ancak Türk’le görüşemedi.
Sezer’den Akgül’e randevu
* TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Hüseyin Akgül, "duruma el konulması ve çözüme yönelik yeni bir arayışın başlatılması’ için Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Başbakan Ecevit’ten randevu talep etti. Sezer, Akgün’le bugün görüşecek.
* DSP İstanbul Milletvekili Rıdvan Budak, "Seslerini duyurmaya çalışan yurttaşlarımızın ölümüne adeta seyirci kalınıyor" dedi.
* ANAP Diyarbakır Milletvekili Haşim Haşimi, "Karşılıklı inatlaşma yüzünden insanlar ölmeye devam ediyor. Tecrit kalkarsa eylem biter" görüşünü dile getirdi.
* Adalet Bakanı Türk’ün profesör dostu, Gazi Üniversitesi öğretim görevlisi Mustafa Altıntaş, Türk’e bir mektup yazarak, "Bir meslektaşınız, bir dostunuz olarak, bu cinayetlere engel olmanızı, toplum yüreğinin kanamasına seyirci kalmamanızı, bizleri, suçluluk duygusunun kör kuyusunda debelenmekten kurtarmanızı diliyorum" dedi.
"B1’i kesmeyin’
Ankara Tabip Odası Başkanı Ümit Erkol, "Vitamin alıyorlar, ölüm orucu yapmıyorlar" iddiası üzerine B1 alımını kesen mahkûmlara çağrı yaptı. B1 vitamininin, ölüm orucu sonrasında gelişebilecek kalıcı hafıza kaybı hastalığını önlediğini anımsatan Erkol, mahkûmlardan yeniden B1 almasını istedi. Erkol, kalıcı hafıza kaybına uğrayan bazı mahkûmlara yanlış tedavi’ uygulandığı şüphelerine dikkat çekerken de, hekimlerin tedavide şeker ve B1 oranı konusunda dikkatli davranmasını istedi.