Vurulduğunu anlayamadı

İzmir'de semt pazarını gezerken bir patlama duyunca yere yatan Muhammet Hanifi Çakır, akşam evde ayaklarında uyuşma hissetti. Hastaneye gidince de Çakır'ın kafatasına bir kurşun saplandığı ortaya çıktı.
Haber: TAYLAN YILDIRIM / Arşivi

İZMİR - 'Bacaklarım uyuşuyor' şikâyetiyle hastaneye giden 49 yaşındaki Muhammet Hanifi Çakır'ın kafatasına kurşun saplandığı belirlendi. Basmane Tren İstasyonu'na yaklaşırken silah sesi duyunca korkup yere yatan, sonra da hiçbir şey olmamış gibi evine dönen Çakır'ın bu sırada kurşuna hedef olduğu sanılıyor.
Felçten şüphelendi
Konak ilçesinin Karabağlar semtinde yaşayan işçi emeklisi Hanifi Çakır, geçen pazar günü Halkapınar semtinde kurulan eski eşyaların satıldığı bir pazarı gezdi. Bir süre sonra eve dönmek için yola çıkan Çakır, Basmane Tren İstasyonu'na yaklaştığında bir patlama sesi duydu. Çakır korkuyla kendini yere attı. Birçok insanın panik yaşadığı olaydan sonra ayağa kalkan Hanifi Çakır, belediye otobüsüne binip evine gitti.
Çakır, akşam saat 18.00 sıralarında çocuklarıyla yemek yerken, bacaklarında uyuşma hissetti. Çabalarına rağmen bacağının üzerine basmakta zorlanan Çakır, kalp krizi veya felçten şüphelenip bacanağı Murat Başaran'dan yardım istedi.
Tomografide anlaşıldı
Çakır, SSK İzmir Eğitim Hastanesi'ne götürüldü. Ön muayenede bir bulguya rastlanmadı. Daha sonra çekilen röntgen filmini gören doktorlar, şaşırtıcı bir sonuca vardı. Hanifi Çakır'ın başının üst kısmına 9 milimetre çapında bir kurşun saplıydı.
Hanifi Çakır, kurşunun beyne zarar verip vermediğinin tespiti için tomografiye alındı. Tomografi sonuçlarının ardından da, saat 24.00 sıralarında ameliyat edildi. Bir saat süren ameliyatla kafatasındaki kurşun çıkarıldı. Çakır, üç gün hastanede gözetim altında tutulacak.
'İmkânsız gibi gelirdi'
Olaydan sonra polis ekipleri, Basmane Tren İstasyonu civarında araştırma yaptı. Görgü tanıkları silah sesini doğrularken, polis başka bilgi edinemedi. Yaşadıklarına inanamadığını belirten Çakır, şunları söyledi:
"Ne olduğunu daha anlayabilmiş değilim. Üzerimde ve başımda herhangi bir kanama, ağrı olmadı. Evde uzanırken bacaklarımda uyuşma hissettim. Benim kadar doktorlar da şaşırdı. Bir insanın başına kurşun isabet ettiği söylendiğinde yaşaması imkânsız gibi gelirdi. Bense ayakta dolaşıyordum. Bir anlam veremedim. Şans eseri kurtuldum, ama bu magandaların önüne geçilmesi gerekir."
'Yorgun kurşun'
Hanifi Çakır'ın tedavisiyle ilgilenen doktorlar ise, şu bilgileri verdi: "Kurşunun, etkili olduğu menzilin bitimine yakın bir mesafede başına isabet ettiğini düşünüyoruz. Ayrıca kafatasında direkt kemiğe isabet eden kurşunun hızı azalmış. Kurşunun tamamı kafatasından içeriye girmesine rağmen beyne bir zarar vermemiş. Sadece beyne biraz baskı yapmış, ayağındaki uyuşma da ondan kaynaklanıyor. Gene şans eseri kurşun damarlara isabet etmediğinden fazla kanama da olmamış."
Adli Tıp uzmanları da havaya sıkılan kurşunun yerçekiminin etkisiyle yere düşerken Hanifi Çakır'ın başına isabet etmiş olabileceğini söyledi. Bu durumu uzmanlar 'yorgun kurşun' şeklinde ifade ediyor.