Yağmur tam dinmişti...

İSTANBUL - Yağmur en çok Alibeyköy'ü vurdu. 1987'deki selden bugüne kadar, yaşadıkları en ağır kaybı gördüklerini belirten vatandaşlar, uyarıları dinlediklerini, ancak yağmura karşı koyamadıklarını söyledi.
Haber: TİMUR SOYKAN/İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - Yağmur en çok Alibeyköy'ü vurdu. 1987'deki selden bugüne kadar, yaşadıkları en ağır kaybı gördüklerini belirten vatandaşlar, uyarıları dinlediklerini, ancak yağmura karşı koyamadıklarını söyledi.
Alibeyköy'ün yağmurdan en çok mustarip olan bölgeleri Karadolap Mahallesi ile merkeziydi. Günler öncesinden kendilerince önlem alan, evlerinin önüne barikat yığan vatandaşların çabaları yağan yağmura yenik düştü. Zarara uğrayan vatandaşların hepsinin üzerinde uzlaştığı nokta yağmurun dinmesinden sonra 10 dakika içinde kendilerini suyun içinde buldukları oldu.
Alibeyköy merkezi Dönemeç Sokak'ta oturan Naciye Beyhan:50 senedir burada
oturuyorum. Bu 1987'deki yağmurdan sonra gördüğümün en kötüsü. Evim birinci katta. Saat 10.30'da yağmurun dinmesinin ardından birdenbire evin içi suyla dolmaya başladı. Evde annem ve çocuklarım vardı. Ben kendimi dışarı attım. Onlar üst kattaki komşuya sığındı.
'Karşı koymak imkânsızdı'
Dönemeç Sokak'ta oturan Gökhan Şanlı: Kapının önüne yağmura karşı barikat koymuştum. Yağmur dinince barikat sürüklendi. Evin içi su almaya başladı. Suya karşı koymak imkânsızdı. Aniden su göğsüme kadar geldi. Güç bela kendimi dışarı attım.
Baba Sami Şanlı: Dükkânımı da evimi de su bastı. Sabahtan beri belediye ekiplerinin yardıma gelmesini bekliyorum. 1987'deki sel sonrasında da zararımızın karşılanacağı söylenmişti. Şimdi de ümitli değilim.
Çeşmeci Sokak'ta oturan İsa Şen: Deterjan satışı yaptığım dükkânımı su bastı. Yağmur uzun süre yağmadı aslında. Yağmur dinince 5-10 dakika içinde ne olduysa oldu.
'Kanalları açmadılar'
Çeşmeci Sokak'ta oturan Mustafa Baş:: Evi suyun bastığını öğrenince İkitelli'deki işyerimden koşturarak geldim. Eşim ve üç çocuğum zorlukla çıkabilmişler. Ama evdeki eşyalar artık kullanılmaz durumda. 'Önlem alın, önlem alın' dediler de evi taşıyacak halimiz yok ki! Birkaç gün önce kanalları açmak için belediye ekipleri geldi, betonlaşmış dediler ve kanalları açmadan gittiler. Kanallar açık olsa bunlar olmazdı.
Ciğerci Şahabettin Güngör: İşyerimi saat 08.00 sıralarında açmıştım. Yağmur yağarken bir şey yoktu. Ne zaman ki dindi dükkânın arka tarafından su gelmeye başladı. Yapabileceğim hiçbir şey yoktu. Dükkânı terk ettim. 2-3 milyar zararım olmuştur. Bağcılar Fatih Mahallesi 65. Cadde üzerindeki 11. No'lu apartmanın giriş katında oturan Temel Sağlam, 08.45'te başlayan yağmurdan kısa bir süre sonra sel baskınının meydana geldiğini anlatarak, "Selin boyu yaklaşık bir metreydi. Evimiz suyla doldu. Çocukları çıkardıktan sonra kurtarabildiğimiz eşyaları komşumuza taşıdık. Belediyeden yardım istedik, gelen olmadı. Zararımızın karşılanmasını istiyoruz" dedi.
Esenler 1. Cadde 12 numaradaki Yıldırım Kıraathanesi'nin çalışanı Yılmaz Demirci: Yağmurdan hemen sonra tüm sokak su altında kaldı. İşyeri biraz yüksekte kaldığı için dışarı çıkmadık. Bir anda içerisi suyla doldu.
Elektronik eşya satıcısı Mehmet Yılmaz: Belediye daha önce burayı tahliye etmemizi istemedi. Biz selden önce olduğu gibi torbalarla önlem aldık. Ancak bu kez çok büyük bir su baskını oldu. Sadece beş dakika içinde dükkânım suyla doldu. Yolun çökmesi su miktarını artırdı. Yaklaşık 15 milyar lira tutarında zararım oldu. Buradaki esnafın çoğunluğunun sigortası yok. Devletin zararımızı karşılamasını istiyoruz.