Yalçındağ: Kanunların önünde herkes eşit olmalı

Yalçındağ: Kanunların önünde herkes eşit olmalı
Yalçındağ: Kanunların önünde herkes eşit olmalı

En İyi Genç Hukukçu ödülü Haydar Burak Gemalmaz?a Bakan Çiçek ve TÜSİAD Başkanı Yalçındağ?ın katıldığı törenle verildi. Fotoğraf: Metin Pala / aa

İSTANBUL - Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, hukuk devleti kavramının her şeyden önce hukuka saygı ve hukukun üstünlüğü olarak anlaşılması gerektiğini belirterek, “Buysa hukuku yapanların ve onu uygulayanların yine hukukla bağlı olmalarını, vatandaşların ayrım gözetilmeksizin kanunlar önünde eşit olmasını ve yönetenlerin her zaman ve her durumda hesap verebilir olmalarını gerektiriyor” dedi.
‘TÜSİAD En İyi Genç Hukukçu Ödülü törenle sahibine verildi. ‘En İyi Genç Hukukçu Ödülü’ ‘Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde Mülkiyet Hakkı’ adlı eseriyle değer görülen İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Haydar Burak Gemalmaz’ın oldu. Gemalmaz’a ödülü, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çicek tarafından verildi.  Ödül getiren çalışmada bir insan hakkı olarak mülkiyet hakkının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve ulusal üstü insan hakları hukuku çerçevesinde ele alındı.  Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin içtihatları da incelenerek mülkiyet hakkının insan hakları hukukunda ne ölçüde korunduğu ve koruma bağlamında mülkiyet hakkı ile diğer insan hakları arasındaki farklılar incelendi. Ödülün 2008 yılı konusunu ‘idare hukuku’ydu. 
(TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ. Törende yaptığı konuşmada geçen yıl, kamuoyunda hukuk devleti bilincinin güçlendirilmesine katkı sağlamak ve genç hukukçuları özgün çalışmalar yapmaya teşvik etmek amacıyla ‘En İyi Genç Hukukçu Ödülü’nü oluşturduklarını anlattı. Yalçındağ, gelişmiş ekonomilerin, rekabet politikalarının temeline hukuk güvenliğini ve bu bağlamda iş ve yatırım ortamının öngörülebilirliğini oturttuğunu ifade ederek, şunları söyledi:
“Hukuk devleti kavramı, her şeyden önce, hukuka saygı ve hukukun üstünlüğü olarak anlaşılmalıdır. Bu ise hukuku yapanların ve onu uygulayanların yine hukukla bağlı olmalarını, vatandaşların ayrım gözetilmeksizin kanunlar önünde eşit olmasını ve yönetenlerin her zaman ve her durumda hesap verebilir olmalarını gerektiriyor.” 

10 yılda çok yol alındı ama...
Tüm kesimlerin şikâyetçi olduğu 1982 Anayasası’nın birçok değişikliğe uğradığı halde, yargı bağımsızlığını, denetim ve denge kavramını ve hukukun üstünlüğünü hayata tam anlamıyla geçirecek bir yapıya henüz ulaşamadığını kaydeden Yalçındağ, “Bugün, yargı erkinin işlevinin ve sınırlarının halen yoğun olarak tartışılıyor olması, kuvvetler ayrılığı ve hukuk devleti ilkelerinin tam arzulanan düzeye henüz ulaşmadığının bir göstergesi olarak yorumlanabilir. Bununla birlikte, Türkiye’nin son 10 yılda demokratikleşme yönünde aldığı mesafeyi de azımsamamamız gerekiyor” dedi. (Radikal)