Yale'li gençler köye 'el koydu'!

Köy okulunun masalarında, Amerikalı misafirler için kurulan sofra, marifetli ellerden çıkmış bin bir çeşit yemek, börekler, tatlılar, taze çaylarla dolu. Burası Kuzuçardağı Köyü'nün minik ilkokulu. Bir haftadır köye misafir olan Yale Üniversitesi öğrencileri rengârenk tişörtleriyle gülümsüyor...
Haber: YONCA CİNGÖZ / Arşivi

EDİRNE/KIRKLARELİ - Köy okulunun masalarında, Amerikalı misafirler için kurulan sofra, marifetli ellerden çıkmış bin bir çeşit yemek, börekler, tatlılar, taze çaylarla dolu. Burası Kuzuçardağı Köyü'nün minik ilkokulu. Bir haftadır köye misafir olan Yale Üniversitesi öğrencileri rengârenk tişörtleriyle gülümsüyor... Kuzuçardağı köylüleriyse çevremizi sarmış, merakla yapılacak konuşma ve hediye törenini bekliyorlar.
Köydeki bu renkli toplantının amacı, Yale'li gençlerin de gönüllü çalışmalarıyla destek verdikleri Kırklareli Kuzuçardağı-Karacaoğlan Köyleri Kırsal Kalkınma Projesi hakkında bilgi almak. TEMA Vakfı ve Ülker'in 'El Koyun!' sloganıyla bölgedeki köylerde ortaklaşa yürüttüğü kırsal kalkınma projeleri meyvelerini vermeye başladı. Geçen yıl başlayan Kırklareli Kuzuçardağı-Karacaoğlan köylerindeki projenin yarattığı ilk değişiklikleri görmek ve tamamlanan Edirne Azatlı Köyü Projesi'nin kazanımlarını dinlemek üzere üç köyü ziyaret ediyoruz.
'Orda bir köy var uzakta...'
TEMA'nın kırsal kalkınma projeleri, tarım, hayvancılık, ormancılıkta yeni tekniklerle bozulan doğal yapının onarılması ve yaşam koşullarının iyileştirilmesini amaçlıyor. Proje sorumluları, doğru sulama ve gübreleme teknikleri, mera ıslahı, hayvan yemi üretimi, hayvanlara içme suyu ve gölgelik sağlanması gibi konularda köylülerle çalışarak eğitim veriyor.
Kuzuçardağı-Karacaoğlan köylerindeki çalışmalara bu ay Yale Üniversitesi'nden gönüllü öğrenciler de katılmış. Köyde bir hafta kalan gençler okulu ve çocuk parklarını boyamış, okula küçük bir kütüphane kurup, parkları yeniden düzenlemişler.
Köylülerin evlerinde misafir olan gençlerden Hintli Gautam Kumar "Buradaki gençler bize karşı çok iyiydi. Birkaç kere futbol oynadık. Bizi motosikletlerine bindirip kahveye götürüyorlardı. Beni evlerine götürüp aileleriyle tanıştırdılar" diyor. Perulu Nathalie Allegre de kendilerini evlerinde gibi hissettiklerini anlatıyor. Bu köyün artık onların da köyü olduğunu, burayı hep yeni öğrendikleri 'Orda bir köy var uzakta' şarkısıyla hatırlayacaklarını söyleyen Nathalie: "Amerika'dayken Türkiye'yle ilgili net bilgiye sahip değildik. Bu deneyim Türkiye'deki yaşantıyı tanımak açısından çok faydalı oldu" diyor.
Evinde iki genci misafir eden Muttalip Gider de halinden memnun: "Birisi Çin'den, öteki Amerikalı. Birine Mao Zedung, ötekine Başkan Kennedy dedim, çok hoşlarına gitti. Valla hareketlerle anlaşıyoruz, pek fazla Türkçeleri yok, bizim de Amerikancamız yok. Kâğıt oynattım onlara kahvede, tavla oynattık. Amerikalı olan usta, Teksaslı kumarbazlar gibi güzel kâğıt karıyor yani. Ben onlara birer de gömlek aldım, Babaeski'nin pazarıydı perşembe. Çok sevindiler, çam sakızı çoban armağanı işte."
Proje kapsamında, Edirne'nin Azatlı Köyü'nde de dört yılda 6 bin ağaç dikilmiş, büyükbaş hayvan sayısı yarı yarıya artarak 1600'e çıkmış, yıllık 500 bin YTL'lik ek gelir sağlanmış.