scorecardresearch.com

Yanarak ölen mahkumların davası devam ediyor

Yanarak ölen mahkumların davası devam ediyor
Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde, geçen yıl bir cezaevi nakil aracında çıkan yangında 5 tutuklu ve hükümlünün ölmesiyle ilgili davanın görülmesine devam edildi.

Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, yangında hayatını kaybeden Akif Karabalı'nın babası Maşallah Karabalı ve Medeni Demir'in oğlu Firuz Demir, diğer tutuklu ve hükümlülerin avukatları Necdet Edemen ve Mehmet Sinan Yiğit ile tutuksuz yargılanan sanıklardan İ.B'nin avukatı Rıdvan Çilesiz hazır bulundu. Tutuksuz yargılanan sanıklar şoför C.S, astsubaylar İ.B. ve M.K ise duruşmaya gelmedi.

Mağdurların avukatı Necdet, “kasten öldürmenin” ihmale dayalı olarak gerçekleştiğini iddia ederek, “Araç sürücüsü C.S. ve diğer tutuksuz sanıkların talimatla ifadelerinin alınması CMK'ya aykırıdır. Huzurda ifadelerinin alınmasını talep ederiz. Ayrıca İstanbul Teknik Üniversitesi raporuna göre yangına sebep olan unsurlardan biri de aracın ait olduğu firmanın ihmalidir. Bu sebeple mahkemenizin ara karar vermesini talep ederiz” dedi.

Daha sonra söz alan Maşallah Karabalı ise sanıkların tutuklu yargılanması gerektiğini belirterek, “Olayın üstünü örtmeye çalışıyorlar ama biz buna izin vermeyeceğiz. Eski bir evim var, gerekirse onu da satarak her duruşmaya gelir olayın üstünün örtülmesine izin vermem” ifadesini kullandı.

Avukatların taleplerini reddeden mahkeme heyeti, sanıklar hakkındaki adli kontrol hükümlerinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.

“OLAYA BİR TRAFİK KAZASI GİBİ BAKILIYOR" 

Avukat Necdet Edemen, duruşma sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada, yargılamanın kendi istedikleri gibi yürümediğini dile getirerek, “Tüm taleplerimiz bugüne kadar reddedildi. Olaya bir trafik kazası gibi bakılıyor” diye konuştu.

Sanıkların tutuksuz yargılanmasının hukuka aykırı olduğunu savunan Edemen, şunları kaydetti:
“Bizim inancımız ve dosyadaki adli deliller olayın ihmal ile adeta bir cinayet olduğu yönünde. Aslında suçsuz olduklarını söylüyorlarsa kendilerinin aklanmaları yönünde bir imkandır yargılama süreci. Tüm sanıklar sürekli yargılanmaktan kaçmaktadır. Deliller toplanmamıştır henüz. Bu yönüyle bu işin ulusal hukuk çerçevesinde mahkemelerde çözüleceği inancında değiliz. Adalet Bakanlığı'nın taraf olması nedeniyle olayın üstüne çok gidilmediği kanaatindeyiz. Özellikle Adalet Bakanlığı bürokratlarının hukuki ve cezai sorumluluklarının yargılama sürecine dahil edilmemesi konusunda tüm taleplerimiz reddedildiği gibi sonuç da alınmadı. Bu olayın yine uluslararası hukuk çerçevesinde çözüleceği inancındayız.”

Ölen mahkum Akif Karabalı'nın babası Maşallah Karamanlı da “Oğlum hükümlü de değildi tutuklu da değildi. Bir ifade için İstanbul'a getirdiler. Getirdikleri yolda arabayı kasten yakmışlar. Kanımızın son damlasına kadar davacıyız onlardan. Adalet Bakanı'na sesleniyorum; bir an önce bu olayı çözmesini istiyorum” diye konuştu.


16 Eylül 2011 günü Van'dan İstanbul'a giden 34 BL 2564 plakalı cezaevi nakil aracında, Kayseri-Malatya karayolunun Karakuyu köyü mevkisinde seyir halindeyken yangın çıkmıştı. Olayda, araçta bulunan tutuklu ve hükümlülerden Abdülsettar Ölmez (35), Sinan Aşga (18), İsmet Evin (33), Akif Karabalı (24) ve Medeni Demir (47) hayatını kaybetmişti.

İDDİANAMEDEN 

Konuya ilişkin cumhuriyet savcısınca hazırlanan iddianamede, araç sürücüsü C.S, dönemin İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Ayazağa Cezaevi Sevk Bölük Komutanlığı Sevk Takım Komutan Yardımcısı Astsubay İ.B. ve araç komutan yardımcısı Astsubay M.K. hakkında, “taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermek” suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

İddianamede, yangından önce araçta arızalar ortaya çıkmasına rağmen, yola devam edildiği belirtiliyor. (AA)

http://www.radikal.com.tr/111145811114580

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yazılmamış.