@ismailsaymaz

Yaralamaya 'eşlik eden' polislere ne olur?

Yaralamaya 'eşlik eden' polislere ne olur?
Yaralamaya 'eşlik eden' polislere ne olur?

Yusuf Akbulut olayda çenesinden yaralanmıştı.

Marmara Ereğlisi'nde emniyet müdürlüğünün toplantı odasında hasmını ve bir polisi bıçakla yaralayan saldırganın üzerini aramadan içeri alan ve 'eşlik' ettikleri iddia edilen polis amiri beraat etti, polis memuruna dava bile açılmadı.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

İSTANBUL - Tekirdağ’a bağlı Marmara Ereğlisi’nde emniyet müdürlüğüne bıçakla girip kardeşiyle kavga eden kişiyi boynundan üç kez bıçaklayarak çene kemiğini kıran ve bir de polisi yaralayan saldırgana “kasten adam öldürmeye teşebbüs” suçundan sekiz yıl dokuz ay hapis cezası çıktı. Ancak emniyet müdürlüğünde böyle bir olayın yaşanmasında sorumlulukları olduğu gerekçesiyle yargılanan altı polisin tamamı beraat etti!
Yargılanan polislerin ifadelerinden saldırganın emniyet müdürlüğüne bıçakla girmesine göz yumulduğu, üstelik kendisini aramakla görevli polis ve bir polis amiri 'eşliğinde' suçu işlediği mahale geldiği ortaya çıktı. Bu kişinden polis olanı hakkında henüz soruşturma aşamasında takipsizlik kararı verilirken, amir de diğer sanıklarla birlikte beraat etti.

Tekirdağ’da, 3 Ekim 2011’de patlak veren kavga, aslında tüm Trakya’yı sarsabilirdi. Daha önce bir kere daha tartışmış olan Iğdırlı Yusuf Akbulut ile Rizeli İlyas Yılmaz, o gün ilçede karşılaştılar. Akbulut, çocuğunu doktora götürmüş, ilaçları almak için girdiği eczaneden çıkarken, Yılmaz’la yüz yüze geldi. Akbulut''un “Ne bakıyorsun?” sözüne karşılık iddiaya göre Yılmaz, Akbulut’a eşinin yanında küfretti. Bunun üzerine Akbulut, aracından aldığı beyzbol sopasını Yılmaz’a savurdu. Kavga İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün önünde çıktığından iki taraf da gözaltına alındı. İlyas Yılmaz, emniyete girmeden önce ağabeyi İdris’i cep telefonuyla arayarak, iddiaya göre, “Beni dövdüler, gelin bunu öldürelim” dedi. Emniyete girişte sıkı biçimde üzerleri arandıktan sonra İlyas Yılmaz, nezarethane yerine “amir odasına” kondu. Yusuf Akbulut da tek başına “toplantı odasına” götürüldü. Bu arada ağabey İdris ve Hızır Yılmaz da Emniyet’e geldi. İdris Yılmaz, Yusuf Akbulut’un konduğu toplantı odasına yöneldi. Kapıda bekleyen polis Ali Kadıoğlu’nu itip içeri girdi. Ve cebinden çıkardığı çakıyı Akbulut’un boynuna ve başına salladı. Boğuşmaya başlayan ikili yere kapaklandı. Bu sırada Akbulut boynunun iki yerinden ve çenesinden bıçaklandı; çene kemiği kırıldı. Yusuf Akbulut’un “hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde” yaralandığı anlaşıldı. İkiliyi ayırmak isteyen polis Ali Kadıoğlu da elinden yaralandı.

BIÇAKLAYANA SEKİZ YIL DOKUZ AY HAPİS
İlçedeki Kürtlerle Karadenizliler arasında provokasyona yol açabilecek saldırının ardından İdris Yılmaz tutuklandı. Silivri Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan dava, 27 Haziran 2012’de bitti. Yılmaz, “haksız tahrik altında kasten adam öldürmeye teşebbüs” suçundan sekiz yıl dokuz ay hapse, polis Ali Kadıoğlu’nu “yaraladığı” için bin 500 TL para cezasına mahkum edildi ve tutukluğunun devamına karar verildi.
Bu arada İdris Yılmaz’ın bıçakla emniyete girerek, Akbulut’u ölümcül şekilde yaralamasına mahal veren polis merkezi amiri Ferhat Akın, grup amiri Ekrem Bağçiçek, yardımcısı Hüseyin Sezenler ve polisler Hüseyin Çevik ile Ali Kadıoğlu hakkında “görevi ihmal” suçundan Marmara Ereğlisi Sulh Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. İddianamede, “olayın meydana gelmesinde kişinin karakola bıçakla girebilmesinin ve yeterince nezaret edilmemesinin, tahkikatın koordineli bir şekilde yürütülmemesinin” etkili olduğu belirtildi.

ÜST ARAMASI YAPMAYAN POLİSE DAVA BİLE AÇILMAMIŞ
Sulh Ceza Mahkemesi’ndeki yargılama sırasında ifadeleri alınan Komiser Yardımcısı Ekrem Bağçiçek, bu karakolda bir buçuk yıldır görev yaptığını ifade ederek, “Bu sürede hiçbir şüphelinin toplantı odasına alındığını ben görmedim” dedi. Fakat Bağçiçek, bu “hatadan” kendisinin sorumlu tutulamayacağını iddia etti. Bağçiçek, olay tarihinde kapıda dedektör olmadığını, sonradan konduğunu söyledi.
Telsiz ve telefon sorumlusu Hüseyin Sezenler, görevlilerden Üzeyir Kadiroğlu’nu, “Üzerini arayın” diye görevlendirdiğini fakat bu işlemin yapılmadığını itiraf etti. Bu yetmezmiş gibi, üzeri aranması gerektiği halde aranmayan İdris Yılmaz’ın Grup Amiri Ferhat Akın ve polisler Üzeyir Kadiroğlu’nun eşliğinde içeriye girdiğini anlattı. Amir Akın, bu iddiayı red ederken, polis Kadıoğlu’nun arama işlemi yapmadığını doğruladı. Fakat sanıklar arasında Kadıoğlu yoktu. Çünkü soruşturma aşamasında Kadıoğlu hakkında takipsizlik kararı verilmişti.

EŞLİK EDEN AMİR DAHİL BERAATLERİNE...
Davanın son duruşması, 26 Şubat’ta görüldü. Mağdur Yusuf Akbulut, “Beni yaralayan kişinin kardeşinin ağabeyini arayıp ‘Gelin bunu öldürelim’ dediğini duydukları halde tedbir almadılar. Benim polislerden başka sığınabileceğim kimse yoktu. Ben içeriye girerken arandığım halde beni yaralayan kişi aranmamıştır” dedi ve şikayetçi oldu. Böyle olduğu halde Hakim Mehmet Fatih İnan, “suçun yasal unsurlarının oluşmadığını” savunarak, beraate hükmetti.