'Yargı cesur olmalı'

Üyelik 'TBMM üye seçerse yüksek mahkeme siyasallaşır' demek yanlış. Bir lider cumhurbaşkanı olursa, yüksek mahkemenin daha az siyasallaşacağı söylenemez.
AİHM Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkı AİHM'ye gitmenin koşulu olursa Türkiye'ye davalar azalır. AİHM kararlarına ses çıkarmayanların, Anayasa Mahkemesi'ni eleştirmesi iyi niyetli değil.
DeğişimÇağ gerisinde kalmamak için özellikle yüksek mahkemelerin başkan ve üyeleri duygusallığı bırakmalı, gelişme çabalarını engellememeli. 'Egemenlik gider' korkusu gereksiz. Anayasa değişmeli.
Yoksulluk 4 bin 742 hâkim yoksulluk sınırının altında. Yargı bağımsızlığı zayıf. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve diğer sözleşmeler kanunların üstünde sayılmalı.

ANKARA - Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin, mahkeme üyelerinin bazılarının TBMM'ce seçilmesi önerilerine 'mahkeme siyasallaşacak' tepkisini gösteren CHP lideri Deniz Baykal ile Yargıtay ve Danıştay'ı iyi niyetli olmamakla eleştirdi.
Anayasa Mahkemesi'nin kuruluşunun 42. yıldönümü, mahkemede düzenlenen ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Başbakan Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, Adalet Bakanı Çemil Çiçek, CHP lideri Baykal, Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya, Yargıtay Başsavcısı Nuri Ok, Danıştay Başkanı Ender Çetinkaya, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) Başkanı Erol Atar, TBB Başkanı Özdemir Özok'un da katıldığı törenle kutlandı. Bumin'in konuşmasına, kendi hazırladıkları ve mahkemenin bazı üyelerinin Meclis tarafından seçilmesine yönelik Anayasa değişikliği önerisine yöneltilen
'mahkeme siyasallaştırılıyor' eleştirilerine yanıtı damgasını vurdu. Anayasa Mahkemesi'nin bu teklifine ilk tepkiyi Baykal vermiş, ardından da Danıştay ve başsavcı Nuri Ok dahil Yargıtay'dan bu pakete ağır eleştiriler gelmişti.
Bumin, 1961 Anayasası döneminde mahkeme üyelerinden yedisinin TBMM ve Senato'ca seçildiğini, halen birçok Avrupa ülkesinde de mahkeme üyelerinin tümünün parlamentolarca seçildiğine dikkat çekti ve "Bu oluşumu itibarıyla Anayasa Mahkemesi'nin siyasallaştığını söylemek, ne dünyadaki örnekleri ne de gerçeklerle bağdaşmaktadır" dedi. Bumin, yanıtını şu ilginç göndermeyle sürdürdü: "Kaldı ki bugün yürürlükte olan şekliyle gelecekte bir siyasal parti genel başkanının cumhurbaşkanı seçilmesi halinde Anayasa Mahkemesi'nin daha az siyasallaşacağı söylenemez."
Mahkeme kulislerinde Bumin'in bu ifadeyle AKP lideri Erdoğan'ın cumhurbaşkanı seçilme olasılığına gönderme yaptığı konuşuldu. Bumin, önerdikleri pakette yeralan mahkemeye bireysel başvuru hakkıAnayasa şikâyeti-tanınmasına yönelik eleştirilere de sert çıktı. Türkiye'den yapılan başvurular nedeniyle AİHM'nin ülkeyi milyarlarca euro tazminat ödemek zorunda bıraktığını belirten Bumin, şunları söyledi:
"Anayasa şikâyeti AİHM'ye başvurabilmenin önkoşulu olarak kabul edildiğinde, kuşkusuz ki bu mahkemede Türkiye aleyhine açılacak davalar önemli miktarda azalacaktır. Ülkemizi hem insan hakları ihlali yapan ülke konumundan çıkarmak, hem gereksiz yere yüksek tazminatlar ödemekten kurtarmak için, sınırlı biçimde Anayasa şikâyeti hakkı tanınması öngörülmüştür. Anayasa şikâyeti yolunun kabulü halinde Anayasa Mahkemesi'ne diğer yüksek mahkemelerden daha üstün bir statü tanınacağı görüşleri isabetsizdir. Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay ve AYİM'in kararlarına karşı yapılan başvurular sonucu yabancı yargıçlarca verilen kararlara karşı duyulmayan hoşnutsuzluk ve sızlanmaların, bu yüksek mahkemelerin seçtikleri üyelerden oluşan Anayasa Mahkemesi'ne karşı ileri sürülmesi, iyi niyet kurullarıyla bağdaşmaz."
Bumin konuşmasına şöyle devam etti:
Duygusallıktan arının: Hukuk alanında çağın gerisinde kalınmaması için özellikle yüksek mahkemeler başkan ve üyeleri her türlü duygusallıktan kendilerini arındırmalı ve hukukun gelişmesi yolundaki çabaları engellememeli. Çağı yakalamak amacıyla yapılan anayasal ve yasal değişikliklerin bu türlü davranışlarla önünün kesilmesi girişimleri bugüne kadar ülkemize yarar sağlamamıştır, sağlamayacaktır.
4 bin 742 hâkim yoksulluk altı: Hâkimlik ve savcılık mesleğine verilen önem giderek azalmaktadır. AB uzmanları düzenlediği raporda, 10 yılını doldurmamış 4 bin 742 hâkimin, maaşının azlığı nedeniyle yoksulluk sınırı altında yaşadığını açıkladı.
Vicdan-cüzdan benzetmesi az bile: Asgari ihtiyaçlarını karşılayacak gelire sahip olmayan hâkim, ne kadar iyi niyetli olursa olsan kendisini işine veremez. Eski Yargıtay Başkanı Mehmet Uygun'un 'vicdanı ile cüzdanı arasında sıkışan hâkimin kararının tam ve sağlıklı olacağını düşünmek insan aklına, doğasına ters düşer' sözcüklerini karikatür konusu yapanların, AB raporuna ne diyeceklerini merakla bekliyorum.
Derhal bağımsız yargı: Yasama ve yürütmenin, yargı bağımsızlığını yönlendirmemesi, baskı altında tutmaması gerek. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) da kendisinden beklenen düzeyde hizmet verememiştir. Yargıtay ve Danıştay üyeliklerine seçimleri HSYK'nın en eleştiri toplayan işlerindendir. Yargı bağımsızlığı için HSYK'nın yapısı ve yüksek yargıya üye seçim sistemi, acilen değiştirilmeli.
Neşter üzmesin: Yargıtay üyelerinin kimileri hakkında rüşvet suçlamaları nedeniyle başlatılan soruşturmalarda kuşkusuz yasal gereklilikler yerine getirilmeli. Ancak, soruşturmalar sırasında tüm yargı mensuplarını kamuoyunda küçük düşürecek davranışlardan kaçınılmalı.
Egemenliğe bir şey olmaz: Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve diğer sözleşmelerle çelişen kanunlar değiştirilmeli. Aksi halde AİHM'nin vereceği ihlal kararları yüzünden Türkiye milyarlarca euro ödeme yapmak zorunda kalacaktır.