Yargıtay da 'Çete var' dedi

'Temiz toplum' özlemi
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Susurlukçulara verilen cezaları bozan daire kararına, başsavcılığın 'temiz toplum özlemi'yle yaptığı itirazı dokuza karşı 16 oyla kabul etti. Böylece, 8. Ceza Dairesi'nin, İstanbul DGM'nin verdiği cezaları bozan kararı iptal edildi.
İlk toplantıyla kıyas
Susurluk davasının esasa girilerek bitirilmesini isteyen üye sayısının ilk toplantıya göre 13'ten 16'ya yükselmesi, dosyayla ilgili kulislere yanıt niteliğini taşıyor. Sanıkları kurtaracak olasılıkları ihtiva eden bozma kararına katılan üye sayısı da 11'den dokuza düştü.
Şimdi ne olacak?
Daire dosyayı esastan inceleyecek; yani çete olup olmadığına bakacak; DGM kararı onaylanırsa, 14 Susurlukçunun cezaları kesinleşecek. Aksi ihtimalde başsavcı dosyayı yeniden genel kurula götürme yetkisini kullanabilir.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - Yargıtay, Susurluk'a örtbas sonucunu doğurabilecek bozma kararına vize vermedi. Yargıtay Ceza Genel Kurulu (YCGK) 9'a karşı 16 oyla, Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun 'temiz toplum' itirazından yana çıktı ve çete sanıklarına ceza kararını bozan Yargıtay 8. Ceza Dairesi kararını kaldırdı. Böylece, İstanbul DGM'nin 'En tehlikeli çete' diye cezalandırdığı sanıkların yeniden yargılanıp beraat etme, davanın zamanaşımına uğratılma umutları büyük ölçüde suya düşmüş oldu.
Başsavcı itiraz etmişti
İstanbul DGM, 'çete kurmak ve yönetmek'le suçlanan özel tim şefi İbrahim Şahin ve eski MİT'çi Korkut Eken'e 6'şar yıl, özel tim polisleri Oğuz Yorulmaz, Ayhan Çarkın, Ercan Ulusoy, Mustafa Altunok, Ziya Bandırmalıoğlu,
Ayhan Akça, uyuşturucu kaçakçısı Yaşar Öz, öldürülen kumarhaneler kralı Ömer Lütfü Topal'ın ortaklarından Ali Fevzi Bir ve Sami Hoştan, ülkücü katliam sanığı Haluk Kırcı ile Enver Ulu ve Abdulgani Kızılkaya'ya dörder yıl ağır hapis cezası vermişti. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, hapis cezalarını usulden bozan 8. Ceza Dairesi'nin kararına Yargıtay Başsavcısı'nın itirazını dün karara bağladı.
Oylar arttı
YCGK, kulisler nedeniyle gerilen ortamda dün 25 üyeyle toplandı ve iki saati aşkın görüşmeden sonra karar oluşturdu. Kurulda ilk oylamada 13 olan oy sayısı 16'ya çıktı ve başsavcının itirazı kabul edildi. Dairenin bozma kararı yönünde oy kullanan üye sayısı ise 11'den 9'a düştü. Böylece 16 oyla bozma kararı kaldırıldı.
Gizliliğe geçit yok
Bu karar, Yargıtay'ın davayı etkilemeye yönelik çabalara yanıt oluşturduğu gibi, dosyayı bu noktaya taşıyan Yargıtay Başsavcısı'na da açık destek oluşturdu. 9'a karşı 16 gibi yüksek bir oranla alınan karar, ceza mahkûmiyetlerinin 'gizli duruşma' istemiyle bozulmasınının önünü de kapattı.
Karar, 'Yargılamada asıl olan aleniyettir, Susurluk'ta olanlar ortada, soruşturmanın genişletilmesi gerekmez. Gizli duruşma ile çözülecek bir mesele yoktur' görüşünün en yüksek kurulca onaylanması anlamına geldi.
YCGK'nın kararı, davanın yeniden DGM'ye, veto edilen yasanın çıkarılması ile de ağır cezaya gidecek olması nedeniyle yeniden yapılacak yargılamada beraat etme veya davanın zamanaşımına uğraması olasılıkları nedeniyle cezadan kurtulma umudu taşıyan sanıklara darbe oldu.
İşte bu yargıçlar
Susurluk davasının seyrini değiştiren ve yeniden gündeme alınıp sonuçlandırılmasının kapısını aralayan karara imza atan yargıç ve başkanların isimleri şöyle:
Mater Kaban (Yargıtay Ceza Genel Kurulu Başkanı-Yargıtay 1. Başkanvekili), Şener Güngör (10. Ceza Dairesi Başkanı), Demirel Tavil (9. Ceza Başkanı), Gürol Kınık (5. Ceza Başkanı), Koparan Başal (7. Ceza Başkanı), Nedim Baran (2. Ceza üyesi), Birol Kızıltan (4. Ceza üyesi), Alaattin İsaoğlu (10. Ceza üyesi), Yüksel Karadeli (9. Ceza üyesi), İsmail Seçer (5. Ceza üyesi), Seyfettin Çilesiz (7. Ceza üyesi), Ö. Raci İmamoğlu (2. Ceza üyesi), Ramazan Taşan-Osman Şirin (1. Ceza Dairesi üyeleri), Sedat Bakıcı ve Erdal Gökçen (11. Ceza Dairesi üyeleri).
Retçi üyeler
Başsavcının itirazının reddini ve bozma kararının onanmasını isteyen 9 üye şunlar: Uğur İbrahimhakkıoğlu (Yargıtay G. Skr), Naci Ünver (8. Ceza Dairesi Başkanı), Yaver Aktan (8. Ceza üyesi), Ünal Başoğlu (4. Ceza üyesi), Işıl Koçhisarlıoğlu (6. Ceza Başkanvekili), Hasan Erbil (6. Ceza), Ahmet Köksal (2. Ceza), Süleyman Özcan ve Yılmaz Alasu (3. Ceza üyeleri).
***
Şimdi ne olacak?
Cezaya bozma kararının kalkmasıyla, dava, görüldüğü DGM yerine, 8. Ceza Dairesi' ne dönecek. Daire, bu kez dosyanın esasına girecek ve 'Çete var mı yok mu, kanıtlar yeterli mi, verilen cezalar uygun mu?' noktalarında görüş oluşturacak.
8. Ceza, DGM kararındaki gibi 'çete sabittir'
dediğinde cezaları onaylayabilecek.
Bu durumda sanıkların cezaları kesinleşecek, sanıklar kalan cezaları için hapse konacak. Sanıklar bu aşamadan sonra yalnızca karar düzeltme başvurusu yapabilecek.
Daire, esas incelemesinde 'çete yok-kanıtlar yetersiz' görüşü yönünden bozma kararı da verebilecek. Bu da dava bitti demek değil. Yargıtay Başsavcısı'nın bu bozmaya da itiraz etmesi bekleniyor. Bu halde dosya yeniden Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gidecek.
Kurul, bu olası itirazı kabul ederse 8. Ceza Dairesi cezaları onamak durumunda kalacak, reddettiğinde dava önce DGM' ye, tartışılan DGM Yasası değişikliği yürürlüğe girmiş ise ağır cezaya gidecek. Yeni mahkemedeki yargılamada yeniden hüküm kurulacak.
Ünver ne dedi?
Dünkü karar, Susurluk davasında zamanaşımı olasılığını çok zayıflattı. Çünkü bu davada zaman aşımı 7.5 yıl. Davada zamanaşımı 2004'te dolacak. Cumhurbaşkanı'nın veto ettiği çeteyi DGM kapsamından çıkaran yasa yürürlüğe girse bile, yalnızca bu nedenle Susurluk davası doğrudan DGM'ye gidecek, oradan Ağır Ceza'ya geri dönmeyecek. Bu görüş, Yargıtay 8. Ceza Dairesi Başkanı M. Naci Ünver'e ait. Ünver, DGM Yasası yürürlüğe girse bile, davayı görüşmeye devam edeceklerini söyledi. Şimdiye kadar yapılan usul işlemlerinin geçerli olduğunu belirten Ünver, "Yeni yasaya göre de, biz davayı karara bağlamadan geri gönderemeyiz" dedi.
***
Susurluk davasının seyir defteri

  • 3 Kasım 1996'da Susurluk'ta yaşanan kazanın ardından 'çete kurmak ve yönetmek'le suçlanan özel tim şefi İbrahim Şahin ve eski MİT'çi Korkut Eken 6'şar, özel tim polisleri,
    uyuşturucu kaçakçısı Yaşar Öz, öldürülen kumarhaneler kralı Ömer Lütfü Topal'ın ortaklarından Ali Fevzi Bir ve Sami Hoştan ile ülkücü katliam sanığı Haluk Kırcı'nın da aralarında bulunduğu 12 sanık ise İstanbul DGM'ce 4'er yıl ağır hapse mahkûm edildi.
  • Karar, geçen ay Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nce 'sanıkların gizli duruşma istemleri yerine getirilmeli ve Topal cinayeti davasının sonucu beklenmeli' gerekçeleriyle oybirliğiyle bozuldu.
    Temiz toplum itirazı
  • Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu,
    'gizlilik' gerekçesiyle bozma kararına itiraz ederken, Susurluk davasının temiz toplum özleminin simgesi haline geldiğine, bozma sonrası davanın zamanaşımına
    uğratılma ihtimaline dikkat çekti. Başsavcı, dosyada 'çete vardır' demek için yeterli kanıt bulunduğuna da işaret edip bozma kararının kaldırılarak davanın esasına girilmesini istedi.
  • Kurul, geçen hafta yaptığı toplantıda Kanadoğlu'nun başvurusunu görüştü ancak karar için üçte iki çoğunluk sağlanamadı. 13 üye itirazın kabulü, 11 üye ise reddi yönünde oy kullandı. Bu görüşmeden önce sanıklar arasında adı geçen ancak dokunulmazlığı nedeniyle yargılanamayan Elazığ Bağımsız Milletvekili Mehmet Ağar'ın Yargıtay'a gerçekleştirdiği ziyaret de tartışmalara yol açtı.
  • Ceza Genel Kurulu'nun dünkü toplantısında salt çoğunluk sağlanması yeterliydi. Salt çoğunluk fazlasıyla aşılarak başsavcının itirazı kabul gördü.