Yargıtay: Eş durumundan beraat...

Eşi, birkaç kadeh içkiden sonra 'bir şey olmaz' diyerek direksiyon başına geçen erkeklerdendi. Yaşadıkları Ankara'da alkol de alınan bir akşam yemeğinden eve dönüyorlardı. Ancak alkollü eş kısa süre sonra kaza yaptı.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - Eşi, birkaç kadeh içkiden sonra 'bir şey olmaz' diyerek direksiyon başına geçen erkeklerdendi. Yaşadıkları Ankara'da alkol de alınan bir akşam yemeğinden eve dönüyorlardı. Ancak alkollü eş kısa süre sonra kaza yaptı. İkisinin de aklına hemen erkeğin memuriyet hayatı geldi; eğer ceza alırsa bu kaza sicilini etkileyebilirdi. İşte burada hemen kadının 'fedakârlığı' devreye girdi, direksiyonun başına geçip kazanın sorumluluğunu üstlendi... Eğer siz de onun gibi 'Eşim için her fedakârlığı yaparım' diyen Türk kadınlarından biriyseniz, hiç merak etmeyin, Yargıtay da arkanızda... Yargıtay, gerçek ortaya çıkınca 'suçu üstlenmek'ten yargılanan kadına cezayı bozdu: "Eşi yararına suç üstlenen kişiye ceza verilemez."
Trafikte örneğine çok sık rastlanan ve alkollü sürücüyü cezadan kurtarmaya yönelik 'koltuk değiştirme' kurnazlığı bazen sonuç verse de çoğu kez trafik polisince fark edilir. Polisi yanıltmaya yönelik bu tutum eski Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) 'suçu üstlenme', yeni TCK'da 'suçluyu kayırma' adıyla bağımsız bir suç olarak düzenleniyor. Dolayısıyla alkollüyken işlenen trafik suçunu üstlenen kişi kazanın niteliğine göre 'kabahatli' veya 'suçlu' kabul edilip para veya hapis cezasına mahkûm edilebiliyor. Ancak alkollü eşinin suçunu üstlenerek onu kurtarırken kendini feda eden eşleri adaletin hoşgördüğü, Ankara'da bir süre önce meydana gelen trafik kazasıyla ortaya çıktı.
Maddi hasar ve yaralamayla sonuçlanan kazada Ö. adlı kadın, trafik ekibine 'aracı ben sürüyordum' diyerek memur eşini cezadan kurtarabileceğini düşünüyordu. Ancak gerçek kısa süre sonra ortaya çıkınca fedakâr kadın adliyelik oldu ve 'suçu üstlenmek'ten yargılanıp cezalandırıldı.
Kadın kararı Yargıtay'da temyiz etti ve işte bu aşamada cezadan kurtarıldı. Yargıtay, eşi için kendini ateşe atan Ö.'nün davranışının suç olmadığını belirterek mahkeme kararını bozdu. Yargıtay, fedakâr kadınlara destek verdiği kararında şöyle dedi: "Aracı eşi kullandığı halde, eşinin olay sırasında alkollü ve aynı zamanda memur olması nedeniyle onu cezadan kurtarmak amacıyla soruşturma evresinde aracı kendisinin kullandığı şeklindeki suçu üstlenen sanığın eyleminin, TCY (eski) 296/1. fıkra son cümlesindeki suçu oluşturduğu ancak, bu suçu eşi yararına işlemiş olduğundan aynı maddenin 2. fıkrası (5237 sayılı TCY'nin -yeni TCY- 283/1-3) gereğince ceza verilemeyeceğinin gözetilmesi zorunluluğu bozmayı gerektirdiğinden, sanık Ö.'nün temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bozulmasına..."
Yargıtay'ın bu davada uygulanmasını istediği, ancak yalnızca trafik suçu için değil, diğer pek çok suçun da aile bireyleri yararına üstlenilmesi halinde cezasızlık öngören düzenleme eski TCK 296. maddede yer almıştı. Yeni TCK'da 'suçu üstlenme' 270., 'suçluyu kayırma' ise 283. maddede düzenleniyor. 270. madde, gerçeğe aykırı olarak suç üstlenenlere iki yıla kadar hapis öngörüyor.
'Eş durumu'nun dayanağı
Yargıtay'ın bu davada işaret ettiği 283. madde ise şöyle diyor: 1. Fıkra: Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkân sağlayan kimse, altı aydan beş yıla kadar hapisle cezalandırılır. 3. Fıkra: Bu suçun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı tarafından işlenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz."
Yargıtay bu kararıyla, fedakâr kadını hapisten kurtardı ancak alkollü halde trafik kazasına yol açan koca cezadan kurtulamadı. İçkili araç kullanarak yaralamalı kazaya sebebiyet veren memur, Trafik Kanunu uyarınca para cezasına çarptırıldı.