Yargıtay: Polis sanığı aldatmaz

Susma hakkını kullanan bir cinayet sanığı polislerle sohbet ederken suçunu kabul etti. İtiraf gizli kamerayla belgelendi. Yargıtay: Sanık aldatılmış, hukuk dışı delil geçerli sayılamaz.

ANKARA - Yargıtay, yasak sorgu yöntemleriyle elde edilen delillerle mahkûmiyet kararı oluşturulmasını kabul etmedi. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi, bir kişiyi taammüden öldürmekten sanık ve ölümle biten kavgaya feri fail olarak katılmaktan üç sanığı çeşitli hapis cezalarına çarptırdı.
Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını oybirliğiyle bozarken, hüküm kurulurken delillerin değerlendirmesinde esas alınacak kurallara dikkat çekti. 1. Ceza Dairesi'nin kararında, sanıklardan ikisinin Emniyet'te ifadesinin alınmak istendiği, ancak 'susma haklarını' kullanacaklarını belirterek ifade vermedikleri kaydedildi. Ancak polisin sanıklardan biriyle sohbet
ederken 'suçu diğer sanıkla işlediği şeklindeki' ikrarlarının gizli kamerayla video çekiminin yapıldığı belirtildi.
'CMUK'a aykırı'
Kararda, soruşturmanın devam eden aşamalarında her iki sanığın da suçu inkâr ettiği, kasetteki mülakatı 'işken-ce görmekten korktuğu' için yaptığını söylediği anlatıldı. Mahkemenin sanıklardan birinin ikrarını içeren video kaseti hükme esas aldığına dikkat çeken Daire, suçun sübutu, sanıkların suç içerisindeki etkinliklerinin ise diğer yan delillerle desteklendiğini kaydetti. CMUK'un yasak sorgu yöntemlerini açıkça gösterdiği belirtilen kararda, "Soruşturma ve kovuşturma organlarının hukuka aykırı şekilde elde ettikleri deliller hükme esas alınamaz" hükmü hatırlatıldı.
Kararda, şöyle devam edildi: "Dosyadaki olayda, sanık kollukta ifade vermeyeceğini belirtmiştir. Buna rağmen, kendisiyle sohbet havasında yapılan mülakatın habersiz olarak videoya kaydedilmesi suretiyle sanık aldatılarak özgür iradesiyle savunma yapması engellenmiştir. Bu nedenle yasak sorgu yöntemiyle elde edildiği anlaşılan video kasetin delil olarak hükme esas alınması mümkün değildir."
Kararda, sanığın ikrarını içeren video kasetin tamamının hukuken geçersiz kabul edilerek, bunun dışındaki deliller değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiğine işaret edildi.