Yargıtay'dan özgürlükçü karar

Hrant Dink cinayeti sonrasında istihbaratçı polis Muhittin Zenit ile polis muhbiri Erhan Tuncel arasındaki telefon görüşmesini yayımlayarak 'kişilik haklarını saldırıda bulunulduğu' gerekçesiyle NTV'ye verilen tazminat cezası Yargıtay'dan döndü.



İSMAİL SAYMAZ

NTV, istihbaratçı polis Muhittin Zenit’in Hrant Dink cinayetinden yarım saat sonra muhbir Tuncel’le yaptığı telefon görüşmesini 28, 29 ve 30 Eylül 2007 günlerinde yayımladı. Zenit, yayın sonrası Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde, ‘kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu’ iddiasıyla tazminat davası açtı. Zenit, konuşma kaydının Dink cinayeti davası sürmekteyken yayımlandığını ve gizlilik kuralının ihlal edildiğini de savundu. NTV adına yapılan savunmadaysa görüşme kayıtlarının ‘haber niteliği taşıdığı için’ Dink ailesinin görüşlerine de başvurularak yayımlandığı belirtildi. Mahkeme kayıtların yayınlanmasını hukuka aykırıp bulup Zenit’in kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu iddiasını kısmen kabul etti ve NTV’ye ceza kesti.
Karar temiz edilince dosya Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’ne gitti. Daire, kişiliğe yapılmış bir saldırıdan söz edilebilmesi için saldırının ‘haksız’ olması gerektiğini kaydetti. Daire, yayımlanmasında kamu yararı bulunan gerçek ve güncel bir haberin denge kurularak verilmesi halinde basının sorumlu tutulamayacağını kaydederek, kararı bozdu. Kararın gerekçesinde şöyle denildi: “Görüşmenin yayımlanmasında, davacının özel haberleşme özgürlüğünün bozulduğundan söz edilemez. Dava konusu haber, toplumda büyük yankı uyandıran Dink cinayetiyle ilgili gelişmelere ve davanın aşamalarına ilişkindir. O halde haber, haber verme hakkının sınırları içinde kalıp hukuka uygun bulunmaktadır.”