Yargıtay'ın 'boşanırken kocaya ev işi tazminatı' kararı, kadınları kızdırdı

Kadın dernekleri ve politikacılara göre karar kadını 'ikinci sınıf hizmetçi' gibi gören 'erkek egemen bakışı' yansıtıyor
Haber: RİFAT BAŞARAN / Arşivi

ANKARA- Yargıtay’ın ‘haksız gerekçelerle boşanan kadın ev işleri için erkeğe tazminat versin’ kararına kadınlardan tepki yağdı. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) Canan Güllü kararın kadını ‘ikinci sınıf hizmetçi’ konumuna getirdiğini belirtirken TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’nun CHP’li Üyesi Canan Arıtman, “İçim acıdı, karar tamamen erkek egemen bakış açısını yansıtıyor” dedi. Ka-Der Başkanı Hülya Gülbahar ise tepkisini “Ne zaman yasalarda kadınlar lehine bir değişiklik yapılsa sistemin ve sistemi kullanan erkeklerin ilk refleksi intikam gibi kararlar oluyor” sözleriyle dile getirdi.
Kadın haklarıyla ilgili sivil toplum kuruluşları ve kadın siyasetçiler, bir davada ev kadını eşinden boşanırken ‘tazminat isteyen’ erkeği haklı bulan Yargıtay’ı şöyle eleştirdi:

Celile hanımın hikâyesi
Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü: Osmanlı döneminde kadın aktivisti olan Celile hanımın anlattığı bir hikâye var. 1914 yılında Roma’da bir kongre yapılıyor. Celile hanım bu toplantıya Türkiye’den hiçbir temsilci gönderilmediği belirterek bunun nedenini, ‘Bizdeki erkeğin kadına bakış açısı nedeniyle göndermedik. Kadın bizde evin temizlikçisi, hizmetçisidir’ diye anlatır. 1914’teki düşünce ile bugün Yargıtay’ın verdiği karar birbirine çok uyuşuyor. Halen evin temizlik işleri işin kocaya tazminat ödenmesi gerektiğine hükmeden Yargıtay’ın bakış açısı kadını ikinci sınıf hizmetçi konumundan ileri almıyor. Bu karar atılan adımların geriye götürülmesine neden olur ve zihniyetin değişmesini engeller. 

Kadına tazminat çıkmamıştı
Ka-Der Başkanı Hülya Gülbahar: Türkiye’de yapılan hukuk reformlarının neden uygulanmadığının, neden yasalarının kâğıt üzerinde kaldığının somut örneği. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ne zaman yasalarda kadınlar lehine bir değişiklik yapılsa sistemin ve sistemi kullanan erkeklerin ilk refleksi intikam gibi kararlar oluyor. Bu yasaları uygulatmamak için bütün sistem harekete geçiyor.
Geçen yıl ev işleri ve evde dışarıya yaptığı işler karşılığında alacağını isteyen bir kadının davası reddedilmişti. Kusursuz olup ev işleri yapan kadına, bu ev işi karşılığında maddi tazminat ödemeyi reddeden Yargıtay’ın, ayrılan kocaya, ev hizmetlerinden mahrum kaldığı için tazminat ödemesi akıllara zarar bir çifte standart ve hukuksal bir tutarsızlıktır. Yeni Medeni Kanun eşlere ev konusunda eşit yükümlülük getirmiştir ama Yargıtay halen ev işi kadının işidir mantığını sürdürüyor.     
Ka-Der Kadıköy Şube Başkanı Saliha Serap Ören: Açık bir çelişki var. Ev işi sorumululuk olarak veriliyor ama karşılığında hak verilmiyor. Kadının geliri yok ama tazminat sorumluluğu var. İstediğiniz kadar kanun çıkartın  uygulayanlar bunun bilincinde değilse sonuçlar bu şekilde oluyor.  

‘Bu kararla içim acıdı’
TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu üyesi CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman: Böyle bir tazminatın mantıklı ve adil olmadığını düşünüyorum. Evlilik bir kadına ev işi yaptırmak için yapılmaz. Bu amaçlarla evleniyorsa bir erkek tabii ki o evlilik birliğini de yürütebilecek bir insan değildir. Evlilik karşılıklı sevgi ve saygı temelinde yapılmalıdır. Yargıtay’ın bu kararını adil bir karar olarak değerlendiremem. Kadını son derece aşağılayan bir karar. Kadını ev işlerini yapmakla yükümlü gösteriyor. Çağdaş hukuk anlayışıyla bağdaşmayan bir karar.
Tamamen bir erkek egemen bakış açısını yansıtmaktadır. Özellikle hukuk insanlarının da eşitlikçi bakış açısı konusunda eğitilmesi lazım. Bu kararla içim acıdı.