Yaşam kuyruğu

Prova sırasında üzerine dekor düştüğü için yaşamını yitiren tiyatrocu Eren Uluergüven'in kalbi ve karaciğerinin nakledilmesi için uygun hastalar bulundu.
Böbrekleri için ise 14 hasta sıradaydı ve yalnızca iki kişi sevinecekti. Hastane koridorlarında heyecanlı bir bekleyiş vardı...
Haber: TİMUR SOYKAN / Arşivi

İSTANBUL - Her organ bağışı haberinin ardından transplantasyon bölümü olan hastanelerin koridorunda heyecanlı, gergin ve hayati bir bekleyiş başlıyor... Bağışlanan organlarla uyumlu olabilecek hastalar, hastaneye çağırılıyor. Doktorlar 'en uyumlu' kişiyi bulmak için çalışırken, koridorlarda yıllardır ölümle kalım arasında mücadele eden insanların hikâyeleri yankılanıyor.
Pera Güzel Sanatlar Tiyatro Bölümü'nde üzerine dekor düşerek hayatını kaybeden Eren Uluergüven'in, organlarının bağışlanmasının ardından da Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde böyle bir bekleyiş var.
21 yaşındaki Eren'in ailesi, organ bağışına karar verince İstanbul Koordinasyon Merkezi derhal harekete geçti. Arşivler tarandı. Kalp ve karaciğer için fazla seçenek yoktu. Eren'in kalbi dün sabah İzmir Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne gönderildi. Burada 50 yaşındaki SSK emeklisi Mehmet Kireç'e nakledildi. Beş yıldır organ bekleyen karaciğer hastası 47 yaşındaki Ruşen Yerli ise nakil ameliyatı saatini beklerken hayatını yitirdi... Karaciğerin üç aydır Çapa'da tedavi gören 34 yaşındaki üç çocuk babası Bayram Balta'ya nakli için operasyona başlandı.
Baba Uluergüven'e sevgi
Bu sırada hastane koridoru böbrek nakli bekleyen ve arşiv kayıtlarına göre organları Eren'le 'en uyumlu' 14 kişi tahliller için sıra bekliyordu. Adı söylenen çeşitli odalarda tahliller için gerekli örnekleri verdi, sonra saatlerce, sürecek bekleyiş başladı. Eren'in babası usta tiyatrocu Selçuk Uluergüven, koridorda göründüğünde hepsi, elini sıktı, kimi boynuna sarılıp teşekkür etti.
Olumsuz yanıt çok zor
Koridorun bir köşesinde bir anne ayakta bekliyor, 19 yaşındaki hasta oğlu ise oturuyordu. Anne Nazime Kılıç'ın iki oğlu da böbrek hastası. Böbrek hastası diğer oğlu Ümit'e, Eren'in böbreği uyumlu değildi.
Ama Cihan için bir umut vardı. Cihan, okumak istiyor. Bütün arkadaşları okuldan eve giderken o sırtında çantası diyalize gidiyor. Hayali bilgisayar mühendisi olmak. Altı yıl önce Ümit'i çağırmışlardı. Ancak böbrek uyumlu olmadığı için, annesiyle ağlayarak hastaneden ayrılmışlardı.
Cihan ve annesinin hemen yanında genç bir kız bekliyor. 21 yaşındaki Songül Avşar, 16 yaşından beri böbrek hastası, haftada üç kez diyalize giriyor. Sadece bir hafta önce bir hayal kırıklığı yaşadı. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ne çağırıldı, ama organları bağışlanan kişi bir çocuktu ve böbreği onun için çok küçüktü. Şimdi yeniden bir umudun kapısındaydı...
17'sindeki Elif Sevinç ise sınırlı olanaklarına rağmen Siirt'ten uçağa atlayıp gelmiş. Dört çocuklu ailenin en büyüğüydü. İşçi babası, izin alamamış. Hayali, sağlığı düzelince yeniden okula dönmek, ortaokulu, hatta üniversiteyi bitirmek.
Koridorun köşesinde kara çarşafın içinde sessiz bekleyen 30 yaşındaki İzzet Kaya'ydı. Tahlillerini tamamla, sonuçları bekliyordu. 10 gün önce yine bu hastaneden hayal kırıklığıyla ayrılmıştı. Bu yıl eşini kaybetmişti. Eşi de böbrek hastasıydı. Kardeşinin böbreğiyle 16 yıl yaşamıştı. Ama kalp yetmezliğinden ölmüştü. 5 yaşındaki oğlu evde beklerken o sağlığına kavuşmak için dua ediyor, artık diyalize girmekten yorulmuştu. Tek başına sonucu bekleyen 45 yaşındaki Ali Ataş, İzmit'ten gelmişti. Belediyede işçiydi. Üç yıldır diyalize bağlıydı.
14 kişiden iki kişinin hayatını değiştirecek sonuç açıklandı. Böbreklerden birinin Nilüfer Sürmeli'ye, diğerinin ise 21 yaşındaki Songül Avşar'a nakledileceği açıklandı.
23 yaşındaki Nilüfer Sürmeli, "Hem sevinçli hem üzüntülüyüm. Uygun böbrek bulunduğu haber verildiğinde, hem sevindim, hem de 'Şansım yok, beni çağırmazlar' dedim, ama şansım varmış" dedi. Diğer böbreğin takılacağı 21 yaşındaki Songül Avşar da "Eren'i içimizde yaşatacağız" diye konuştu.
Hastanenin kapısında ise baba Selçuk Uluergüven, Türkiye'ye örnek bir konuşma yapıyordu: "Bu durumda yakınını kaybeden herkesin bunu yapması lazım. En azından acımı bu şekilde hafifletmiş oluyorum. Siz de acınızı, organ bağışlayarak hafifletebilirsiniz." Uluergüven, oğlunun 11 Aralık cumartesi günü toprağa verileceğini söyledi.
Bu arada Eren Uluergüven'in kalbi, dün saat 10.30'da İzmir'e gönderilmek üzere özel bir kutu içinde Atatürk Havalimanı'na götürüldü. Ancak evrak eksik olduğu için İç Hatlar Terminali'nde bir saat bekletildi. Hastaneden resmi bilginin havalimanı polisine gönderilmesiyle, kalp THY'ye teslim edildi.
Adı sahnede yaşayacak
Tiyatro Pera'da üzerine dekorların yıkılması sonucu yaşamını yitiren Eren Uluergüven'in adı, tiyatro sahnesinde yaşatılacak. Pera Güzel Sanatlar Okulu'ndan yapılan açıklamada, bu sahnede oynanacak tüm oyunların Uluergüven'e ithaf edileceği belirtildi.