Yaşama zevkiniz azaldı mı?

Adalet Bakanlığı, cezaevinde kanser olan ve tahliyesinden yedi ay sonra ölen Güler Zere'nin ailesinin tazminat talebinin reddedilmesini istedi.
Haber: MESUT HASAN BENLİ / Arşivi

Cezaevindeyken kansere yakalanan, sonunda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından affedilen ve tahliyeden yedi ay sonra yaşamını yitiren Güler Zere’nin ailesinin tazminat talebine Adalet Bakanlığı’ndan ilginç bir savunma geldi. Bakanlık, Zere’nin ölümünden sorumlu olmadıklarını öne sürerek, manevi tazminat ödenebilmesi için ailenin elem ve ıstırap duyması ve yaşam zevkinin azalması gerektiğini ifade etti. Zere ölmeden önceki son mektubunda, “Geç bırakıldım. Beni ölümün kıyısına getirip öyle bıraktılar. Yaşam hakkım gasp edildi. Dışarıda ‘ölme hakkı’ verildi. Bunu da unutmayacağım” demişti.
DHKP/C üyesi olduğu gerekçesiyle 34 yıl hapis cezası alan Zere, 2009’da damak kanserine yakalandı. Ameliyat oldu ancak hastalık ilerledi. Çeşitli kurumlardan gelen raporlarda hastalığın geri dönülmez noktada olduğu’ belirtildi. Ancak tahliye talepleri kabul edilmedi. Zere sonunda Cumhurbaşkanı Gül’ün affetmesiyle tahliye edildi. Yedi ay sonra da yaşamını yitirdi.
Zere’nin ailesi, kızlarının hastalığının ilerlemesinde Adalet Bakanlığı’ının ihmali olduğunu belirterek, Gaziantep İdare Mahkemesi’ne tazminat davası açtı. Adalet Bakanlığı’ndan 20 bin TL maddi, 120 bin TL manevi tazminat istendi. Bakanlığın, mahkemeye gönderdiği savunmasında Zere’nin cezaevinde bulunduğu süre içerisinde, tedavisinin yapıldığı belirtilerek, “Olayın meydana gelmesinde idaremize atfı kabil kusur bulunmamaktadır” denildi.

Maddi zarar için delil şart
Ailenin maddi zarara ilişkin dosyaya bilgi ve belge sunamadığı ifade edildiği bakanlık savunmasında, manevi tazminat talebinin reddine ilişkin de şöyle denildi: “İdarenin hukuk eylem ve işlemlerinden dolayı manevi tazminata hükmedilmesi için ağır hizmet kusurunun varlığı ile bunun sonucunda kişilerin manevi değerinde bir eksilme meydana gelmesi, elem ve ıstırap duyulması, yaşama zevklerinin azalması, haysiyet ve şereflerinin rencide edilmesi gerekmektedir.”