Yaşar Kemal'e destek büyüyor: Çözüm gecikmesin

Büyük edebiyatçı Yaşar Kemal'in Radikal'e açıkladığı Kürt sorununa çözüm fikirlerine aydın, sanatçı, siyasetçi ve vatandaşlardan destek açıklamaları yağıyor



İSTANBUL/DİYARBAKIR/ANKARA - Yaşar Kemal’in ‘Kürt dili ve kültürü’ üzerine sözlerine birçok siyasetçi, aydın ve sanatçı destek çıkarken, çözümün hızlanması yönünde görüşler ortaya konuldu. Diyarbakır’da toplana, ‘Kürt sorununda Birlik ve Çözüme Doğru Çalıştayı’nda konuşan DTP Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş ise “Yaşar Kemal’in söyledikleri önemli ama partimizin talepleriyle örtüşmüyor” dedi. Görüşler özetle şöyle:

DTP: Taleplerimiz farklı
DTP Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş: “Siyaset çıkar işidir. Ama sanat öyle değildir. Bu nedenle Yaşar Kemal’in rol üstlenmesi çok önemlidir. Partimizin de kültürel haklar konusunda programları ve beklentileri var. Kürtlerin halk olarak kullanabilecekleri hak silsilesine ihtiyaçları var. Kürtler göçmen küçük bir grup değil. Kürtlerin hak ve ihtiyaçları siyasal haklardan bağımsız düşünülemeyecek kültürel haklar olmalıdır. Kültürel haklar bizim ‘özerklik’ dediğimiz siyasi çözüm modelinden bağımsız düşünülemez. Yaşar Kemal’in söyledikleri bizim için çok önemlidir ama partimizin talepleriyle örtüşmüyor.”

İHD Diyarbakır Şube Başkanı Muharrem Erbey: “Yaşar Kemal’in ‘Kürtler dilleri ve değerleri için direnir’ sözü çok doğru. Kürtler kendi dillerini konuşup, kendi kültürlerine yaşamak için iki asırdır direniyor. Türkiye’de Sümeroloji, Hititoloji veya hiç konuşulmayan başka dillere ilişkin üniversitelerde bölümler varken 15 milyon Kürt’e rağmen bir satırlık çalışma olmayışı antidemokratik bir uygulamadır.”
İnsan Hakları Vakfı Başkanı Yavuz Önen: “Yaşar Kemal gibi değerli üstadımızın dile getirdiği çerçevede önerileri ben de düşünüyorum ve katılıyorum. Mevcut kurumsal yapı içerisinde bu soruna çözüm getirmek mümkündür. Bu yolu açmak lazım, çünkü başka türlü ortaklaşılamayacak. Bu tür görüş önerileri ayrılmayı değil birlikteliği getirecek.”

CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mesut Değer: Yaşar Kemal’ın ortaya koydukları çok önemli noktalar. Bunların değerlendirilmesi gerekir. Kürt sorununu çözüm yeri ve muhatabı TBMM’dir. Bu sorun bir an önce değerlendirilmelidir. Gelinen süreç çözümden çok çözümsüzlüğe doğru gidiyor. Yaşar Kemal de bu noktaları anlatamaya çalışıyor. Doğru olan da budur.”

Prof. Dr. Baskın Oran: “Yaşar Kemal bu memlekette şu lafı söyleyen ilk adamdır: ‘Kürtlere kültürel özerklik verilirse, bağımsızlık da isterler deniyor. Verilmezse istemezler mi?’ Şimdi yumurta kapının ağzına geldiği için, insanların anlayacağını düşünerek tekrarlıyor.”

‘Her dediği ciddiye alınmalı’
Piyanist Fazıl Say: “Yaşar Kemal Kürt sorunuyla ilgili başvurulacak en doğru insan. Her dediğinin ciddiye alınması analiz edilmesi gerekir. Gönlümüzden geçen, Yaşar Kemal’in dediği gibi, Anadolu’da yaşayan etnik toplulukların tamamının eşit haklara sahip olması ve kültürleriyle var olması. Bunun artık uygulamaya geçirmenin tam zamanı.”

Müzisyen Şanar Yurdatapan: “Yaşar Kemal’in düşüncelerin açıklaması gerçekten çok sevindirici. En son 1985’te açıklayacaktı. Başına gelmeyen kalmamıştı. Şimdi ise bu görüşler en sağdan en sola tüm kesimler tarafından ciddi şekilde değerlendiriliyor. Çok sevindirici ancak bu kadar zaman kaybetmek zorunda mıydık?”

‘Kardeş Türküler’den Vedat Yıldırım: “Yaşar Kemal’in dediği gibi çözüm çok zor değil. Kürtçenin zayıflaması Türkçe’nin zayıflamasıdır. Asıl hakların verilmemesi problem yaratır. Özgürlük bölmez, buluşturur. Son yıllardaki olumlu atmosferlerden birini yaşıyoruz.”

Yayıncı Ragıp Zarakolu: Yaşar Kemal, Kürt sorunun çözümüyle ilgili görüşlerini ilk defa 1993’te dile getirdi. O zaman 70 yaşındaydı. ‘Neden 70 yaşıma kadar konuşmadım’ diyordu. Çünkü korku cumhuriyetinde yaşıyorduk. Şu anda dahi 1993’teki gibi bir endişe içindeyim. Bir şans elbetteki var. Fakat bu şansın yakalanması için çok ciddi bir mantelite değişikliğine ihtiyaç var. Yaşar Kemal’in görüşleriyle bu yakalanabilir. Yeter ki ortaya konulan son derece makul öneriler ciddiye alınsın.”

‘Bu işin sonu geldi’
Avukat Ergin Cinmen: “Karşı çıkılması mümkün olmayan görüşler. Yaşan Kemal, Kürt sorununun tarihsel ve sosyolojik olarak çözümlenebilir bir sorun olduğunu ortaya koyuyor. Artık bu çözümün bugün şart olduğunu hepimizin düşündüğü gibi anlatıyor. Tabi ki Yaşar Kemal’in büyüklüğünün ve ululuğunun diliyle ortaya koyuyor. Türkiye inşallah bunu değerlendirir. Bu şans yıllardır var. Artık PKK açısından ve Türkiye açısından bu işin sonunun geldiği ortaya çıktı. Aklı selim bu işi bitirecektir.” (Radikal)

***

Okurlar: Herkes koca çınarın beyanatına sahip çıksın
Radikal’e yorumlarını gönderen okurlar da Yaşar Kemal’e sahip çıktı:

Alia57: Türkiye’de Kürtlerin dışlanmışlığını, öteki tüm antidemokratik uygulamalarla birlikte ele almak lazım. Bu ülkede çoğunluk olan Türkler, Türk olmanın dışındaki haklarını ne kadar alabildiler ki... Hâlâ başörtülü genç kızlarımız üniversitelerden kovuluyor. Hâlâ, askeri liselerde din uzmanları din dersi verecek diye, hop oturup hop kalkılıyor. Bu ülkede Kürtler mağdur oldular ama sadece Kürtler değil.. Devleti sahiplenmiş belli bir azınlığın dışında kalan Türk, Kürt tüm insanlar mağdur edildiler. Bu dayatmacı mantık ortadan kalktığında herkes için özgürlük gelecektir.

Skyconqueror1907: Eğer Anadolu da içinde çiçek bahçeleri barındıran bir çiçek bahçesi ise kuşkusuz ki bu topraklardaki çiçeklerin solmaması için onlara en özenle bakan, onları en çok sulayan insan Yaşar Kemal’dir. Bugüne kadar Kürt sorununa sürekli düşmancıl bir tavırla yaklaşılmıştır. Anlaşılan yavaş yavaş barışçıl bir tavra doğru ilerliyoruz. Umarım Yaşar Kemal’in önderliğinde açılan bu yol iyi sonuçlar doğurur. Çünkü Yaşar Kemal, kendi menfaatleri uğruna Türkiye’ye yardım peşkeşleri çeken dış güçlerin tersine, kendi ülkesinin barışı, huzuru için bir şeyler yapmak istemektedir. Oluşturulan iyimser hava yok edilmemeli. Yaşar Kemal’inde dediği gibi: “... İnsanoğlu iyimserdir. İnsanların içindeki yaşama sevinci ölümsüzdür.”

Zernut: Evet yürekten katılıyorum yıllardır yürekleri dağlayan bu sorunun artık görmezden gelinmemesi, soruna insani ve barışçıl temelden yaklaşılması, yaratılan bu çatışmasızlık sürecinin en iyi şekilde değerlendirilmesi gerktiğine inannıyorum. Tüm demokrat ve insani düşünen kesimlerin ve özellile aydınların bu sorunu daha sahiplenmesi ve sorunun çözümü için daha çok çaba harcaması gerektiğini düşünüyorum. Akan kanın bir şekilde durması ve daha fazla kan akmaması için aklı selim düşünen her kesi koca çınar Yaşar Kemal’in bu beyanatına sahip çıkmaya çağırıyorum. Artık yeter, daha fazla kardeş kanı akmasın.

Muhterem Durmuş: Yaşar Kemal hepimizin içinden biri olarak filazofça yaptığı yorumlarda isabetle vurgu yaptığı hususlar teşhisin doğruluğu yanında tedavinin de ne olması gerektiğine ışık tutuyor. Bu bağlamda 1-Evrensel insan haklarını tesisis edecek hukiki reform. 2-Misak-ı Milli nin hükümleri ve Lozan hükümlerine bağlı üniter yapının parafe edilmesi. 3-Suçluların ortaya çıkarılıp cezalandırılması. 4-Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgemizde insanlarımızı toprakla barıştıracak düzenlemeler. Görüldüğü gibi bizim terör sorunumuz da dünyadaki benzer sorunlardan temelden farklılık göstermektedir. Çözümü de kendi içimizde olacaktır