Yaşar Kemal'in çağrısı geniş yankı uyandırdı

TTB Başkanı Gürsoy: Yaşar Kemal'e sonuna kadar katılıyorum... MHP'li Bölükbaşı: Sosyal-ekonomik sorunlar giderilmeli... Hak-İş Başkanı Uslu: Çözüme yönelik mukul şeyler söylüyor

İSTANBUL/ANKARA- Yaşar Kemal’in ‘Kürt sorunun çözümü konusunda Radikal’den yaptığı çağrı geniş yankı uyandırdı. Sivil toplum temsilcileriyle aydınlar Yaşar Kemal’in de belirttiği gibi Kürt sorununda çömüzümün artık daha fazla ertelenemeyeceği görüşünde.

Türk Tabipleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy: Yaşar Kemal’e sonuna kadar katılıyorum. Bu sorunun artık bugün olduğu gibi askıda bırakılamayacağı tespiti yüzde 100 doğru. Ama hala bir siyasi irade oluşmuş değil. Artık Türkiye’de sivil ve bürokratik kamuoyu, sorunun şöyle ya da böyle çözülebilmesi konusunda bir noktaya vardı. Bundan geri dönülemez. Yaşar Kemal’i girişimi, entellektüel kamuoyunu harekete geçirmek bakımından da önemli... 

DTP Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk: Yaşar Kemal çok büyük bir edebiyatçı, sanat dünyasında önemli bir isim, onun sözleri hem Kürtler hem de Türkler açısından heyecanlı karşılanacağını düşünüyorum. Yıllarca maddi manevi çok şey kaybettik. Yaşar Kemal’in sözleri bundan sonra kaybetmeme adına söylenmiş sözler. 

MHP Milletvekili Deniz Bölükbaşı: MHP; hangi etnik kökenden olursa olsun Türk milleti olgusuna vücut veren herkesi bir bütün olarak kucaklamaktadır. Türkiye’nin bin yıllık kardeşlik hukuku vardır. Bu hukuku dinamitlemek isteyen bölücü emellere Türk milleti geçit vermeyecektir. Sosyal ve ekonomik sorunlar tabii ki giderilmelidir. Ama meseleyi etnik kimlik talebi zeminine oturtursanız, bu Türk milletini ayrıştırır. Bunun adı da etnik bölücülüktür. 

DİSK Başkanı Süleyman Çelebi: Yaşar Kemal’in de belirttiği gibi Kürt sorunu yıllardır birike birike bu hale gelen bir problem. Bu konunun çözülmesi adına cumhurbaşkanından işçisine, meslek örgütlerinden, siyasi partilere kadar tüm Türkiye’nin el ele mücadelesi gerekiyor.

Hak-İş Başkanı Salim Uslu: Sözlediklerinde bir fevkaladelik, aykırılık yok. Çözüme yönelik makul şeyler söylediğini düşünüyorum. Çözüm ‘demokraside’ diyor. Demokrasinin uygulandığı ülkelerde bölünme küçülme gibi her hangi bir kaygı taşınmaz. Her hangi bir bölünme gibi bir şey söz konusu değil.  Farklılıkları tehdit gibi algılama devam ettiği takdirde çözüm olmaz. 

Eski Diyarbakır Barosu Başkanı Sezgin Tanrıkulu: Dünyanın en değerli yazarlarından Yaşar Kemal’in bu konuyla ilgili fikirlerini paylaşması tüm Türkiye için çok önemli. Herkes kulak vermeli.
Ege Çevre Platformu Sözcüsü Avukat Ali Arif Cangı: Yaşar Kemal’in söylediklerine katılıyorum. Kürt sorunu aslında bir demokrasi sorunudur. Bu coğrafyada yaşayan tüm farklılıkların zenginliğimiz olduğunu kabul ederseniz hiçbir sorun çıkmaz. 

Demokrasi İçin Birlik Hareketi Sözcüsü Ayhan Birgen: Kürt sorunu sadece Kürtlerin değil, Türkiye’de insanca yaşam, demokrasi ve barıştan yana herkesin sorunu ve sorumluluğudur. Bu konuda köklü bir yüzleşmeye ihtiyaç var. Toplumun saygı gösterdiği, önemsediği ve kendilerinden daha yoğun bir inisiyatif üstlenmesini bediği isimlerindaha aktif bir süreç için öncülük etmeleri gerekir. Yaşar Kemal’in yaptığını aydın olmanın bir gereği olarak görüyor ve daha muhafazakar, daha liberal sıfatlarla kendisini tanımlayan çevrelerde de bu tartışmanın ve müdahil olma sürecinin derinleştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Akan kanın durması ve herkes için özgürlük perspektifi Türkiye için yeni bir umut yeni bir sayfa açabilir.

Genç-Sen kurucularından Kıvanç Eliaçık: Yaşar Kemal, kuşkusuz ülkenin en iyi romancılarından ve en iyi düşünürlerinden biri. Onun bu konuya eğilmesinden çok büyük mutluluk duyuyorum. Önerileri ve tespitleri oldukça gerçekçi. Bana kalırsa Kürt sorununun çözümü, anadilde öğretimin tüm Türkiye’de yaygınlaşmasından geçiyor. İnsanın, kendi dilinde eğitim öğretim alması, onun en doğal hakkıdır. Üstelik, bu bahsettiğim dil özgürlüğü, iki halkın birbirini daha iyi anlamasına sebep olacak. Sorunun bir an önce çözümünde üniversite gençliğine büyük rol düşüyor. (Radikal)