Yaşar Öz, Mehmet Ağar hakkındaki 16 yıllık suskunluğunu bozacak mı?

Yaşar Öz, Mehmet Ağar hakkındaki 16 yıllık suskunluğunu bozacak mı?
Yaşar Öz, Mehmet Ağar hakkındaki 16 yıllık suskunluğunu bozacak mı?

Tekirdağ F Tipi Cezaevi?nde çete lideri olduğu iddiasıyla tutuklu bulunan Yaşar Öz, Ergenekon soruşturması kapsamında da sorgulanmıştı.

Mehmet Ağar'ın yargılandığı davada Susurluk hükümlüsü Yaşar Öz'ün ifadesi alınacak. İlk duruşmada Ağar'ın 'muhbir' dediği Öz kızmıştı: 16 yıllık suskunluğumu bozarım

ANKARA - Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Mehmet Ağar’ın yargılandığı davada Tekirdağ F tipi Cezaevi’nde bulunan Susurluk davası hükümlüsü Yaşar Öz’ün talimatla ifadesinin alınmasını kararlaştırdı. Ağar ilk duruşmada Öz’ü ‘muhbir’ ve ‘insan simsarı’ olarak nitelendirmiş, buna karşılık Öz de Ağar’a “İddialarını ispatlamazsa 16 yıl süren suskunluğumu bozarım” tehdidinde bulunmuştu.
Yaşar Öz ile Mehmet Ağar’ın ismi Susurluk kazasından sonra birlikte anılmaya başlanmıştı. Mehmet Ağar milletvekili dokunulmazlığı nedeniyle yargılanmazken Yaşar Öz Susurluk davasında ‘suç örgütüne üye olmak’tan dört yıl hüküm giydi. Uyuşturucu ticareti yaptığı da öne sürülen Yaşar Öz’ün silah taşıma ruhsatını Mehmet Ağar’ın verdiği  iddia edildi. Mehmet Ağar’ın 22 Temmuz’da Meclis’e giremeyerek milletvekili dokunulmazlığının kalkmasından sonra Susurluk davası kapsamındaki iddialar nedeniyle yargılanmasına başlandı. 

‘Tarık Ümit’i getirdi’
9 Şubat 2009’daki ilk duruşmada Mehmet Ağar İstanbul’da, Yaşar Öz’ün gözaltına alındığının kendisine bildirilmesinin ardından, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nü aradığını ve ‘suç teşkil eden bir eylemi yoksa Öz’e yardımcı olunmasını’ istediğini söyledi. Ağar, “Yaşar Öz’den PKK’nın insan ticareti konusunda istihbarat alıyorduk. PKK’nın insan kaçakçılığı yaptığı dönemde ondan alınacak bilgilerden dolayı dinlemek istedik kendisini. Bazı telefon numaraları sağladı, bize. Bu numaralar sayesinde büyük başarılı operasyonlar yaptık. Yaşar Öz’ü Tarık Ümit getirdi. O tanıştırdı” demişti.
Bu sözlere Yaşar Öz’ün tepkisi sert oldu. Altı sayfalık bir mektubu avukatları aracılığıyla basın mehsuplarına ulaştırdı. Mektup özetle şöyleydi: “Yaşamlarımız boyunca yararlı operasyonlar sağlamış olsun ya da olmasın, çok değili benden aldıkları bir tek bilgiyi, üstüne basa basa tekrar soruyorum, benden sağladıkları bir tek bilgiyi açıklasın. Yok açıklayamazsa, ki zinhar söz konusu değil, o takdirde ben tam 16 yıl süren suskunluğumu bozup, adını ‘terörle mücadele’ koyup, benden ricayla ağırlıklı çıkara dayalı hangi kirli taleplerde bulunduklarını, benden devlet destekli nasıl bir eli kanlı taşeron yaratmak istediklerini, başıma gelebilecek olumsuzlukları da göze alarak reddettiğim için zaten zor durumdaki ya da planlı zor duruma düşürdükleri kimlere yönelttiklerini, amaçlarını birer ikişer hayata geçirdikten sonra bu kez de taşeronlarını nasıl bir bir ortadan kaldırdıklarını açıklayacağım.”

İmalı sorular
Mektupta Öz Ağar’a bazı sorular yöneltti: 
* Sayın Ağar, ‘insan simsarı’ olarak nitelendirdiği kişileri makamının kapısında hatta merdivenlerin başında karşılayıp, aynı şekilde mi uğurlar?
* Misafir ettiği anlarda, ‘efendim’ demesinden anlaşılacağı üzere, örneğin dönemin Başbakanı gibi üst makamlara telefonda ‘Kahraman yanımda, konuyu görüşüyoruz’ bilgisini verip, insan simsarını olduğundan farklı mı yansıtır?
* Görevleri arasında, insan simsarlarının faaliyetlerine son verip, onları adli makamlara teslim etmek olan sayın Ağar, bunu yapmayıp, tam tersi, hayatlarını kolaylaştırmak için kendisine ve yakınlarına yeşil ve hususi pasaportlar, yurdun her yerinde, her çapta ve markada silahlar taşıyabilmesini sağlayan izin belgesi kullanması için emniyete ait sayısız araç plakası ve bu durumu açıklayan belgeler mi verir?
Öz açıklamasının sonunda ise “Basit bir muhbir miyim, yoksa yaşadığı onca zorluklara rağmen ödün vermeyen, ketum bir arkadaş mıyım, bunu kamuoyunun takdirlerine bırakıyorum” ifadelerini kullandı.

İkinci duruşma
Ağar’ın, ‘Susurluk davası’ kapsamında Emniyet Genel Müdürü olduğu dönemle ilgili, ‘cürüm işlemek için silahlı teşekkül oluşturmak’ suçundan yargılanmasına Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün devam edildi. Duruşmalarda verasette tutulması nedeniyle Ağar gelmezken, DTP milletvekili Pervin Buldan, Hamit Geylani ve ÖDP milletvekili Ufuk Uras katıldı.
Uras ve 1993 yılında PERPA Alışveriş Merkezi’ne yönelik operasyonda hayatını kaybeden Mehmet Salgın’ın annesi Çiçek Salgın ve kız kardeşi Fatma Yıldırım müdahillik talebinde bulundu. Salgın ailesinin avukatı Ağar hakkındaki mektubunu hatırlatarak Yaşar Öz’ün ifadesinin alınmasını istedi. Mahkeme, müdahillik taleplerini reddederken, Yaşar Öz’ün tanık olarak ifadesine başvurulmasını kararlaştırdı. 

Tekirdağ F tipi cezaevinde
Yaşar Öz Susurluk davasından hüküm giydikten bir süre sonra `Teşekkül halinde eroin ihraç etmek` suçundan 15 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. 7 yıl 7 ay 13 gün hapis yattıktan sonra tahliye oldu. Son olarak Kıbrıs`ta kendisine ait bir kumarhanede çıkan çatışmanın ardından gözaltına alınan Yaşar Öz, 9 Ağustos 2007`de tutuklanarak Tekirdağ F Tipi Cezaevi`ne konuldu. (Radikal)