Yasaya uydu, yandı

Kapalı mekânlarda sigara içilmesine karşı verilecek para cezasını tahsil etmekle görevli İstanbul...
Haber: TİMUR SOYKAN / Arşivi

İSTANBUL - Kapalı mekânlarda sigara içilmesine karşı verilecek para cezasını tahsil etmekle görevli İstanbul Defterdarlığı'nda çalışan memur Şenol Satıcı sigara tehdidi altında.
Astım hastası olan Satıcı, Defterdarlık'ta sigara yasağının uygulanmaması yüzünden ölümle burun buruna. Satıcı, 4207 Sayılı Tütün Mamüllerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanun'un uygulanması için mücadele ederken, bir kişiyi sigara içmemesi için uyarınca hayatı değişti. Uyardığı kişi şube müdürü çıkan Satıcı, sürgün edildi, kadrosu düşürüldü!
Şenol Satıcı 26 Kasım 1996'da çıkan 'Sigara Kanunu'yla 'rahat bir nefes' almıştı. Kanuna göre beş veya daha fazla kişinin bulunduğu kapalı mekânlarda sigara içilmesi yasaklanmış
ve içenlere para cezası getirilmişti. Çalıştığı devlet kurumunun bu kanununa uyacağını düşünen Satıcı yanıldığını
kısa bir sürede anladı. Satıcı, İstanbul Deftardarlığı Binası'nın bodrum katında bulunan Milli Emlak Bölümü'nde çalışıyordu. Basık, havasız, penceresi bile açılmayan büroda 100'e yakın memur yasağa aldırmadan sigara içiyordu.
Nefes alamaz oldu
Hastalığı, hayatını tehdit eder hale gelene dek sabretti. Ancak bir gün boğulacak gibi oldu, çok zor nefes alıyordu. Doktor, astımın
sigaraya alerjik reaksiyon verdiğini ve hayatını tehdit edecek boyutlara geldiğini söyledi. Artık beş ilaç kullanarak nefes alabiliyordu. Ayrıca Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden kesinlikle sigara içilen alanlarda bulunmaması yolunda rapor aldı.
Bugünden sonra Satıcı'nın sigarayla mücadelesi başladı. Uyarıları sonuç vermeyince bir dilekçeyle İstanbul Defterdarlığı Personel Müdürlüğü'ne başvurdu.
Doktor raporunu da eklediği dilekçede sigara içilmeyen bir birime alınmasını istedi. Satıcı, Bina Onarım Müdürlüğü'ne geçerken sigara dumanından kurtulacağını düşünüyordu. Ancak binada sigara yasağını uygulamakla görevli olan amir ve misafirleri de sürekli sigara içiyordu. Bir gün amirin masasında sigara içen iki kişiyi uyarınca, hayatı değişti. Bu kişilerden biri şube müdürüydü, hemen Satıcı'nın ismini aldı.
Bu olaydan sonra Satıcı, defterdarlığın sürgün yeri olarak bilinen Vatan Caddesi'ndeki 19 No'lu Takdir Komisyonu'na tayin edildi. Ancak en önemlisi sigara yasağı burada da uygulanmıyordu. Yasağın uygulanması için Fatih Kaymakamlığı'na başvuran Satıcı yine düşmandan başka bir şey kazanamadı. Bu arada sürgün kararına karşı, 3 No'lu İdare Mahkemesi'ne dava açtı. Beş yıl süren hukuk mücadelesinin ardından davayı kazandı, ancak döndüğü defterdarlık binasında değişen hiçbir şey yoktu.
Binada sigara yasağının uygulanması, tiryakilere özel bölüm ayrılması için çabalarını sürdüren Satıcı, "Bu süre içerisinde kadrom düşürüldü. Altıncı derecedeyken 7. derecenin birinci kademesine göre maaş alıyordum, kadrom maaş aldığım derecenin de altına düşürülerek sekize indirildi" diye konuştu.
Ve ikinci sürgün
Eminönü Kaymakamlığı'na başvurarak defterdarlık binasında sigara yasağına uyulmadığı konusunda tutanak tutturan Satıcı, bir kez daha Takdir Komisyonu'na sürgüne gönderildi. Talihsiz memur, şimdi İstanbul 3 No'lu idare Mahkemesi'ne açtığı davanın sonuçlanmasını ve Bina Onarım Müdürlüğü'ndeki görevine geri dönmeyi bekliyor.
Yasa var işleten yok
TBMM'de 1996 yılında çıkan 'Tütün ve Tütün Mamüllerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanun' uyarınca para cezasına çarptırılan tek bir kişi bile yok. Yasa ilk çıktığında 10 milyon lira olan para cezası, bugün 189 milyon 830 bin lira. İstanbul Vali Yardımcısı Gültekin Ündey, yasanın uygulanmasından kapalı mekânların yetkililerinin sorumlu olduğunu belirterek,
"Bize intikal eden bir ceza uygulaması yok. Yasada boşluk var. Her birim amirinin görevini yerine getirmesi durumunda, yasa daha kolay uygulanır" dedi.