scorecardresearch.com

Yasemin Dalkılıç rekor denemesinden vazgeçti

Yasemin Dalkılıç rekor denemesinden vazgeçti
27/04/2010 00:00
Antrenman dalışında vurgun yiyen Yasemin Dalkılıç, Antalya'nın Kaş İlçesi'nde 1 Mayıs tarihinde yapmayı planladığı 125 metrelik rekor denemesinden vazgeçti.

Salim UZUN

ANTALYA - Kaş İlçesi'nde 125 metreye dalarak dünya rekoru kırmaya hazırlanan Dünya Sualtı Serbest Dalış rekortmeni Yasemin Dalkılıç, dünkü antrenmanda rahatsızlanmasının ardından bu denemesinden vazgeçtiğini açıkladı. Dalkılıç, 22 Nisan'da yaptığı dalışta kendisine ait 105 metrelik rekoru 106 metreye taşıdığını belirterek, “Ben hayalimi gerçekleştirdiğimi ve daha fazla risk almak istemediğimi söylemek istiyorum. Her ne kadar 125 metrelik hedefime ulaşmasam da hem 106 metre ile dünya rekoru kırdım hem de Türkiye'nin ismini dünyaya duyurdum” dedi.

Antalya'nın Kaş İlçesi'nde 1 Mayıs Cumartesi günü yeni bir dünya rekoru kırmak için yaptığı antrenman dalışında 106 metre derinlikte rahatsızlanarak ambulans helikopterle dün Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırılan ve geceyi gözetim altında geçiren Dünya Sualtı Serbest Dalış rekortmeni Yasemin Dalkılıç, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Abdullah Erdoğan, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe, antrenörü Rudi Castineyra, özel doktoru Alper Özkoçak ve Basın Danışmanı Nehir Çetiner Akmaz ile birlikte basın toplantısı düzenledi.

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi B Blok Mor Salon'da düzenlenen basın toplantısının açılış konuşmasını yapan Rektör Kurtcephe, Dalkılıç'ın Türk kadınına örnek olduğunu söyledi. Dalkılıç'ın rahatsızlığına ilişkin yapılan kontrollerde korkulacak bir durumun ortaya çıkmadığını belirten Prof. Dr. Kurtcephe, “Milli sporcumuza yapılan tıbbi müdahalelerde korkumuzun yersiz olduğunu görmek bizleri sevindirdi. Kendisi nice başarılara imza atacak, milletimizin, devletimizin adını daha da yüceltecektir. Dileğimiz başarılarına yeni başarılar eklemesi” dedi.

KANAMA SİNÜZİT NEDENİYLE
Antrenman dalışı esnasında vücudunda oluşan probleme ilişkin bilgi veren Yasemin Dalkılıç, “Dalış esnasında burun ve ağzımda oluşan kanamanın akciğerimde oluşan bir sorundan değil, daha önce yaşadığım fakat dalışa etki edebileceğini düşünmediğimiz sinüzit probleminden kaynaklandığı tespit edildi. Burnumda oluşan kanamanın akciğerime sızması nedeniyle böyle bir olay yaşandı ve bilincimi kaybettim. Fakat aldığımız geniş güvenlik önlemleri sayesinde yapılan iyi bir kurtarma operasyonu ile çok ciddi, çok trajik olabilecek bir kazayı hiçbir sorun çıkmadan atlattık. 8 kişilik güvenlik ekibimiz sırtımdaki kancayı kullanarak beni yüzeye çıkarttı” dedi.

125 metre rekoru için yapılan antrenman dalışlarında kendisi tarafından daha önce Mısır'da kırılan 105 metrelik dünya rekorunu 106 metreye çıkardığını açıklayan şampiyon sporcu, “125 metrelik rekor denemesi için geçen yıldan beri çok uzun bir hazırlık yaptım. Bu hazırlığa Başbakanımızın ve ana sponsorların katkısıyla yürüttüm. Amacım 125 metreye dalarak Mısır'da 105 metre ile kırdığım rekoru geliştirerek çok uzun yıllar kalacak bir rekor kırmaktı. Aslında asıl hayalim rekor dizisi gerçekleştirmekti. Bu nedenle çalışmamızın ilk gününden itibaren derinlikleri tescil ettirmeye başladık. 22 Nisan'da 105 metrelik rekoru 106 metreye geliştirecek bir rekor denemesi yaptım. Bu denemede 2 dakika 45 saniye süren bir dalışla dünya rekorunu kırdım. Orada hazır bulunan hakemler bu rekoru tescil etti. 4 tane dalış bilgisayarı ve dalış görüntüleri ile bu onaylandı” dedi.

125 METRELİK REKOR DENEMESİNDEN VAZGEÇTİ
Kendi rekorunu geliştirdiği için çok mutlu olduğunu, fakat 1 Mayıs tarihinde yapacağı 125 metrelik rekor denemesinden vazgeçtiğini açıklayan Dalkılıç, şöyle devam etti:
“Yaşadığım komplikasyon sebebi ile bu derinlikleri artırmaya şimdilik devam etmek istemiyorum. Ankara'ya döndükten sonra yaptıracağım tetkikler sonucu serbest dalış sporunda geleceğimin ne olacağına karar vereceğim. Daha fazla risk almak istemediğimi düşünüyorum. Her ne kadar 125 metrelik hedefime ulaşmasam da hem 106 metre ile dünya rekoru kırdım hem de Türkiye'nin ismini dünyaya duyurdum. Antrenörüm, ‘En başarılı serbest dalıcı hayatta olan serbest dalıcıdır’ der. O yüzden rekorlar çok önemli değil. 1 yıllık çalışmanın karşılığını aldığımı düşünüyorum ve yeni projelere hazırlanıyorum. Fakat Ankara'daki ek sağlık kontrolleri sonrası kararım değişebilir.”

Daha fazla risk almak istemediğini kaydeden Dalkılıç, “Bu derinlikleri artırmaya devam etmek istemiyorum. Ben hayalimi gerçekleştirdiğimi ve daha fazla risk almak istemediğimi söylemek istiyorum. Biz tek vücut olarak bu işleri yapıyoruz. Güvensiz şekilde dalışlar yapılmaya başlandı. Biz ise rekor denemelerine yönelik çok güvenli bir güvenlik sistemi geliştirdik. Keşke bu sistem hayatını kaybeden dalgıçların rekor denemeleri esnasında da olsaydı. Ben bu kişlerin bulunduğu şartlarda dalıyor olsaydım şu an hayatta olmayabilirdim” diye konuştu.

SON DERECE SAĞLIKLI
Dalkılıç'ın sağlık durumuna ilişkin açıklamalar yapan AÜ Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Erdoğan ise milli sporcunun bir hafta içinde eski sağlığına kavuşacağını, yaşadığı problemin spor hayatına etki etmeyeceğini bildirdi. Doç. Dr. Erdoğan, şunları söyledi: “Yasemin bize geldiğinde bilinci açıktı, tansiyonu, nabzı ve hayati fonksiyonları yerindeydi. İlk müdahalesi Acil Servis'te yapıldı. Daha sonra bayılması ve ağzından gelen kana ilişkin tetkik yapıldı. Taramalar sonunda, kanamanın akciğerden değil, burun ve boğaz boşluğundaki gripal enfeksiyona bağlı tahrişten kaynaklandığına karar verdik. Yani akciğerleri de diğer organları gibi sağlıklı. Şu aşamada bir hafta sonra yaptığı spora dönebilir. Tabi rekoru ne zaman yapacağına kendisi karar verecektir. Son olarak başarılı sporcumuzun son derece sağlıklı olduğunu size müjdeleyebilirim.”

Antrenmanda yaşanan problem ve 125 metre rekor denemesinden vazgeçilmesine ilişkin son açıklamayı yapan Dalkılıç'ın özel doktoru Alper Özkoçak şöyle dedi: “Yapılan tetkiklerede Yasemin'in önemli bir rahatsızlığı olmadığı tespit edildi. Ancak son alınan endoskobi sonucunda hala kanama odakları olduğunu gördük. Bu kanama önümüzdeki 3 hafta içinde risk arzediyor. Bu nedenle rekor dalışına ilişkin böyle bir karar alındı.” (dha)

ETİKETLER:

Cunda

,

haber

http://www.radikal.com.tr/9938189938183

YORUMLAR
(3 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

doğru karar tebrikler - eracon

Geçen haber e yazdım bu habere de yorum yapmışlar vurgunun ne demek olduğunu. Dalgıçların başına gelen her olayı vurgun olarak tanımlamak acilen bitsin

Vurgun ? - Knox

Dalgıçlar tüpsüz dalışta vurgun yemez. Asıl tehlike derine indiklerinde yaşadıkları "derinlik sarhoşluğu" 'dur. Bilinç kaybı, halüsinasyon görme gibi belirtilerle başlar ardından ölm gelir. Vurgundan çok daha tehlikelidir. Allahtan Yaseminin ekibi sağlam. Geçmiş olsun.

SERBEST DALIŞ SPORUNDA VURGUN OLMAZ! - jacenzo

Serbest dalış sporunda birçok bilimsel kaynak vurgun ve emboli gibi rahatsızlıkların yaşanma oranının çok düşük olduğundan bahsetmektedir. Serbest dalışta tek nefes ile dalındığından emboli riski yok denecek kadar azdır. Vurgun riski ise genellikle birçok kaynakta %4 olarak belirtilir ki, bu da göz ardı edilebilecek kadar düşük bir değerdir. Bu oranın düşüklüğü nedeniyle serbest dalışta vurgun riski yoktur denir. Yapılan çalışmalarda günde 90 dalıştan fazla 25 metre derinliğe 2 dakika dip zamanı ile ya da günde 60 dalıştan fazla 40 metre derinliğe 2 dk dip zamanı ile yapılan dalışlarda vurgun riskinin %4 olarak hesaplandığı görülür. Ki kolay kolay hicbir sporcunun günde 90 dalış 25 metreye ya da 60 dalış 40 metre derinliğe dalış yapamayacağı aşikardır. Bu efor değil extreme üstü efor ister ki kimse yapamaz. En zorlu antrenmanlarda bile en fazla 30-40 dalış yapılabilir bu metre derinliklere ki yinede oldukça fazladır. Bu nedenle VURGUN- Dekompresyon hastalığı teşhisi yanlıştır. Arş. Gör. H.Barış ÖZALP Çanakkale- Milli sporcu (Kaynak: Şamil AKTAŞ)