Yatağan Termik Santralı devre dışı

Havadaki kükürtdioksit oranının 1250 mikrogram/metreküpe ulaşması üzerine, santralın çalıştırılan tek ünitesi de devre dışı bırakıldı.

Yatağan Termik Santralı Müdürü Aziz Tığ, havadaki kükürtdioksit oranının 1250 mikrogram/metreküpe ulaşması üzerine, çalıştırılan tek ünitenin de devre dışı bırakıldığını bildirdi.
Tığ, Sağlık Grup Başkanlığı'nın ilçede yaptığı ölçümler sonucu, havadaki kükürtdioksit oranının, sınır değerlerin üzerine çıkması nedeniyle santralin çalışan tek ünitesinin de durdurulmasının istendiğini kaydetti. Tığ, şöyle konuştu:
"Kükürtdioksit oranı, sınır değer olan 500 mikrogram/metreküpü aştığı için Yatağan 1 No'lu Sağlık Ocağı'ndan gelen talep üzerine, çalışmakta olan tek ünite de devre dışı bırakıldı. Bir süre önce santralın iki ünitesi, Yük Dağıtım Merkezi'nin talebiyle enerjiye ihtiyaç olmadığı gerekçesiyle devre dışı bırakılmıştı. Kükürtdioksit oranı azalınca, tek üniteyi yeniden işletmeye alacağız. Eğer talep olursa, diğer iki ünite de devreye alınabilir."

KÖYLERDE SAĞLIK TARAMASI

Öte yandan Muğla İl Sağlık Müdürü Dr. İskender Gencer, Yatağan Termik Santralı'nın çevreyi kirlettiği iddiaları üzerine Yatağan İlçesi'ne bağlı 20 köyde, 1.5 ay süreyle sağlık taraması yapılacağını bildirdi. Gencer, yaptığı açıklamada, Muğla Valisi Hüseyin Aksoy'un talimatıyla öncelikle köylerde akciğer mikrofilmi çekileceğini ve sağlık taraması yapılacağını kaydetti. 20 köyde yaşayanların mikrofilmlerinin çekilmesi için Muğla İl Sağlık Müdürlüğü ve Verem Savaş Derneği teknisyenlerinden oluşan üç ekibin çalışmalara başladığını kaydeden Gencer, "45 günde 20 köyün mikrofilm çekimi tamamlanmış olacak" dedi.
Yatağan Sağlık Grup Başkanı Dr. Ömer Kandemir de, mikrofilm çekimine Yeniköy'den başlandığını belirterek, film çekimi ve sağlık taramasından sonra hangi köyde ne kadar hasta bulunduğunun tespit edileceğini bildirdi. Yatağan Termik Santralı'nın bir yıldan beri baca gazı arıtma sisteminin çalışmaması nedeniyle, Yatağan ve köylerinde yaşayanlar, kükürtdioksit zehirlenmesinden etkilenerek hastalandıklarını iddia etmişlerdi.