Yeni ev değil, hayat boyu borç

Yeni ev değil, hayat boyu borç
Yeni ev değil, hayat boyu borç
Eski Sulukuleliler yeni evlerine yerleşmeye başladı. Gani ailesi, yeni evlerine bakınca 'daha iyi bir hayat' değil 270 bin liralık borç görüyor.
Haber: ELİF İNCE - elif.ince@radikal.com.tr / Arşivi

Sulukule’de evleri 2008’de yıkıldığından beri bu anı bekliyorlar. Mahallenin ‘Hacı Amca’sı 70 yaşındaki İsmail Gani, eşi ve kızıyla yaşayacağı yeni dairenin kapısını açarken “Sonunda içeri girdik ama nasıl ödeyeceğimiz belli değil” diyor sıkıntıyla. Binaya ilk yerleşenler onlar, komşularının henüz hiçbirinin yüzünü görmemişler. Eskiden herkesi tanıdıkları bu sokaklarda, bu yepyeni evlerde şimdi kimler oturacak bilmiyorlar.

Mahalledeki STK’lara göre, Fatih Belediyesi’nin TOKİ’yle yürüttüğü ‘yenileme projesi’ kapsamında Sulukule’de evi yıkılarak zorla tahliye edilenlerin sayısı 3 binin üzerindeydi. Fatih Belediyesi’nin son verilerine göre yeni konutlarda 199 Sulukuleli hak sahibi oldu.* Gani ailesi de bu hak sahiplerinden biri.


KİRA GELİRLERİ VARDI, ŞİMDİ BORÇLULAR
İsmail Gani boş salondaki pencerenin üzerine attıkları kumaşı kaldırıp sokağın karşısındaki yeni binalardan birine işaret ediyor. “Eski evimiz oradaydı’’ diyor. ‘’Emekliliğimizde rahat edelim diye yapmıştık. Tek kuruş borcumuz yoktu, rahattık...”

Yıkılan üç katlı binalarının bir katında kendisi, eşi ve kızı; bir katında oğlu, diğerinde de kiracısı yaşıyormuş. Eski evin yerine kurada çektikleri - sözleşme gereği 5 yıl boyunca satamayacakları- üç daire için toplam borçları 270 bin lira .

Tek geliri İsmail Gani’nin 875 liralık emekli maaşı olan aile için bu evler ‘daha iyi bir hayat ’ değil ‘hayat boyu borç’ anlamına geliyor. Oldukça da riskli bir borç: TOKİ’yle imzalanan sözleşme gereği hak sahipleri birbirini izleyen en az iki taksit ödenmezse sözleşme feshedilebiliyor. ‘Hacı Amca’nın eşi Semra Gani, “Mezara kadar bitmez bu borç, çocuğumuza da kalır. 15 seneye bölmüşler, o kadar yaşayacağımız ne malum?” diye dert yanıyor.


BÖYLE PENCERE OLMAZ!
81 metrekarelik dairelerini gezdirirken, başından beri “Sulukuleler için yapıldı” diye övülen konutların aslında ne yaşam tarzlarına ne de bütçelerine uygun olduğunu anlatıyorlar. İsmail Gani, yerden ısıtmalı sistemi gösterip, “Burası kışları çok eser, zor ısınır. Aidatı ne olacak, nasıl ödenecek?” diye şikayet ediyor. Yerden tavana kadar pencereleri “Bizim ananemizde böyle bir pencere yok. Zaten evler birbirinin içine bakıyor” diye eleştiriyor. Kapıları sokağa açılan giriş katı dairelerinde yaşamadığına şükrediyor, ‘Burası yarım metre kar alır, yağmur çamur içeri girer kışları” diyor. Hırsızlıktan da endişe ediyor, “Daha bir hafta oldu 71 su saati çalınmış. Bu pencereler hırsızlara davetiye” diyor, sonra “Gelsin buranın mimarı kimse bir sene şu giriş katında otursun bakalım” diye söyleniyor. Liste uzayıp gidiyor: Mutfak kapısından içeri eski buzdolapları sığmıyor. Banyo kocaman (“Dans mı edeceğiz içinde?”) ama kızının odası küçücük. Mutfak tezgahındaki kırıklar, biçimsiz sıvalar, kilidi tam kapanmayan giriş kapısı… Ödenecek bedeli düşündüğünde hepsi gözüne batıyor.


BALKONA ÇAMAŞIR ASMAK YASAK!
Siteyi bir yıl boyunca TOKİ iştiraki Emlak Yönetim A.Ş. yönetecek. İsmail Gani, anahtarları alırken eline tutuşturulan site kuralları ve yasaklar listesini gösteriyor: Balkona çamaşır asmak da yasak, kapı önünde ayakkabı bırakmak da… Listeyi elinde sallayarak isyan ediyor: “Görünce beynime kan hücum etti, hapiste miyiz evde mi?”

* Mahalleliye imzalatılan ilk sözleşmelerde metrekare fiyatı 1.243 lirayken, son fiyat (‘199 esas mahalleliye %20 indirimle’) 2.000 liraya geldi. Aynı sözleşme gereğince evlerini 5 yıl boyunca satamayacaklar.