Yeni hayat umutları

Suçtan kaçış zor
'Eski sokak çocukları', İstanbul Yeldeğirmeni Çocuk ve Gençlik Merkezi'nde madde bağımlılığına karşı tedavi görerek, okuma yazma öğrenip meslek edinerek hayata hazırlanıyor. Sözleri, sokakta madde bağımlılığı ve suçtan kaçılamayacağını gösteriyor.
Hayali açık deniz
Sokaklarda sayısız hırsızlığa karışan K., şimdi 250 milyon maaşla çalışıyor. Açık ilköğretime giden, tayfa sertifikası alan G., "Seneye denize açılacağım" diyor. Merkeze kendisi gelen A. ise baliye 'zorla' alıştırılmış.
Haber: ULAŞ YILDIZ / Arşivi

İSTANBUL - Üniversite öğrencisi Ahmet Hakan Canıdemir'in trende cep telefonunun gasp edilip öldürülmesiyle gözler yine sokak çocuklarına çevrildi. Aile içi şiddet ve anne ile baba arasındaki sorunlar nedeniyle 'huzuru' sokaklarda arayan çocukların birçoğu, büyükleri tarafından hırsızlık, gasp, kapkaç ve cepcilik gibi suçlara teşvik ediliyor. Sokaklardaki gün görmüş çocuklara göre, sokağa düşen çocukların suçla tanışmaları kaçınılmaz. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'nun (SHÇEK) Yeldeğirmeni Çocuk ve Gençlik Merkezi'nde kötülüklerden uzak yeni bir hayata hazırlanan çocuklardan kimi sayısını hatırlamadığı hırsızlık olayına karışmış. Kimi ise daha 15 yaşında belinde silah, insanların paralarını, telefonlarını gasp etmiş...
Diyarbakır'dan İstanbul'a
Yeldeğirmeni Çocuk ve Gençlik Merkezi ikna yoluyla sokaktan aldıkları çocuklara okuma-yazma öğretip, meslek edinme kurslarıyla yeni bir yaşama hazırlıyor.
Diyarbakırlı K., cep telefonu dükkânlarında tek başına kaldığı bir sırada iki cep telefonunun çalınması sonucu babasından yiyeceği dayağın korkusundan daha 11 yaşında sokaklardaki yaşamına ilk adımını atmış. Bir yıla yakın bir süre Diyarbakır sokaklarında hayatta kalma mücadelesi vermiş. Daha sonra bir arkadaşının ağabeyinin peşine takılıp soluğu İstanbul'da almış. K. burada kendini çocuklardan oluşan bir hırsızlık çetesinin içinde bulmuş. Esrarla da tanışmış. Hırsızlık yaptığı evlerin sayısını hatırlamıyor.
K. bir buçuk sene önce ise bir hırsızlık sonrası polislerin emanet etmesiyle tanıştığı SHÇEK'in merkezine, bu sefer kendi rızasıyla geldi. Bir daha da çıkmadı merkezden. Arkadaşları tekrar aralarına almak istedi, ama o, bunu reddetti. K. şimdi otomobil paspası üreten bir şirkette 250 milyon lira aylıkla çalışıyor.
15 yaşındaki Ş., altı sene önce anne ve babası ayrıldıktan sonra sokaklara vurmuş kendini. Tinerle başladığı sokak hayatında alkol ve hap en yakını olmuş. Yaşça kendinden büyüklerin teşvikiyle teyp çalarak başlamış suç işlemeye. Suça karışmasını ise, "Tinere, sigaraya, yemeğe para lazımdı" diye açıklıyor Ş. Teybin ardından, evden hırsızlık anlamına gelen 'askıya' çıkmaya başlamış. Daha sonraları ise, 'cepçiliğe' başlamış. Üç sene önce yakayı ele verince 4.5 ay Bakırköy'de Çocuk Islahevi'nde yatmış. Günde bazen 1 milyara yakın kazandığını söyleyen Ş., "Parayı günlük harcıyorduk. Taksim'de kulüplere barlara giderdik. Bar kapılarında yaş değil, sadece para geçer. Çalmak benim için çocukça bir hevesti" diye konuşuyor.
En son üç ay önce eve gidip babasını gördüğünü söyleyen Ş., ara sıra merkezden kaçsa da, "Artık bu son" diyerek yaşamını sıfırdan kurmak istiyor: "Artık çalmak istemiyorum. İnşallah mecbur kalmam. Okuma-yazma öğrenip bir iş bulacağım. Ayda 300 milyona razıyım."
Tek isteği denizci olmak
G. ise Aydın'da başlayan sokak macerasını İstanbul'da sonlandırmak istiyor.
O da babasının annesini terk etmesinin ardından kendini sokaklara vurmuş. Aylarca Aydın sokaklarında yatıp kalkarken karıştığı bir hırsızlık suçundan Muğla Cezaevi'ne düşmüş. Büyüklerle aynı koğuşu paylaşmış. Cezaevinde kendi deyişiyle 'Ege'nin en büyük çetesiyle' tanışmış. Cezaevinden çıktıktan sonra daha 15 yaşında beline koyulan silahla hırsızlık, gasp ve haraç işlerine adını bulaştırmış. Tekrar cezaevine düşen G., bir yıl yattıktan sonra İstanbul'a gelmiş. Burada da suçla tanışması uzun sürmemiş. Tophane'de bir camiye hırsızlık yapmaya girmesiyle ise yaşamı değişmiş. Camide polis tarafından yakalanan G., SHÇEK'in Ayvansaray'daki ilkadım merkeziyle tanışmış. Şimdi Gençlik ve Çocuk Merkezi onun kurtuluş mücadelesine ev sahipliği yapıyor. İki senedir merkezde. Açık İlköğretim'de okuyor. Duvar kaplamacılığı sertifikası ve gemi tayfası sertifikası almış. G., "Kısmetse 2005'in ocak ayında denize açılacağım" diyor.
'Zorla bali koklattılar'
A. ise daha 12 yaşında. Annesi ile babası A. 10 yaşındayken boşanmış. Mahkeme A.'nın velayetini ağabeyiyle birlikte babaya vermiş. Ama üvey anne tıpkı Türk filmlerindeki gibi çıkmış. Sık sık A.'yı ve abisini dövmüş. Hatta abisinin kollarında sigara söndürmüş. Dayanamamış, kaçmış sokağa. Balicilerle tanışmış. Bıçak zoruyla koklatmışlar baliyi A.'ya. Ama bırakmış baliyi. Sigara ve hap kullanmış. Bir gece polise yakalanmışlar. Vakıfbank Umut Çocukları İlköğretim Okulu Yurdu, evi olmuş. Ancak orada da büyüklerinden 'dayak' yemiş, hırsızlık yaptıklarını ispiyonladığı için. Yine kaçmış. Bazen Haznedar'da bazen Pendik'te sabahlamış. Tinerciler en büyük düşmanı olmuş, parasını çaldıkları için. Haznedar'da ayağını kesmişler bir defasında. Ama altta kalmadığını ispatlarcasına birkaç tinercinin suratına bıçağıyla nasıl faça attığını anlatıyor. "Abi bir ekmek parası" sözleriyle 'sinyal çakıp' geçimini sağlıyor. A. sokak arkadaşı H. ile birlikte beş hafta önce merkeze gelmiş. Burada mutlu olduğunu söylüyor.



Ertürk: Kaçanlar dönüyor
Yeldeğirmeni Çocuk ve Gençlik Merkezi Müdürü psikolog Gülnur Ertürk, çocuklarla ilgili şu bilgileri veriyor: "SHÇEK'e bağlı İstanbul'da sekiz merkez ve iki istasyon var. İkna metoduyla onları merkezlerimize getiriyoruz. Merkeze gelen çocuklardan kaçanlar da çok oluyor. Ancak bir süre sonra sokak ile merkezler arasındaki farkı görüp, kendi rızalarıyla geliyorlar. Burada eğitimi yarım kalanlara eğitim veriyoruz, mesleği olmayanlara iş bulmalarında yardımcı oluyoruz. Sorunun çözümü çocukların sokağa çıkmadan engellenmeleri. Bunun için zorunlu eğitime önem verilmeli. Ailelere ve öğretmenlere konunun ciddiyeti anlatılmalı, çocuk tutumu ve eğitimi hakkında bilgi verilmeli. İlköğretim okulu çevrelerinde güvenlik artırılmalı. Ekonomisi bozuk ailelere yardım edilmeli. Sokakta yaşayan çocuklara iş verilmesi için sivil toplum örgütleriyle işbirliği yapılmalı. Tiner ve bali satışı kontrol altına alınmalı."