scorecardresearch.com

Yeni Polemik: Atatürk nerede doğdu?

Yeni Polemik: Atatürk nerede doğdu?
13/05/2012 09:28
Yunan medyası, "Atatürk'ün Selanik'te değil, Lagadas kentindeki Altın Şafak (Sarıger) köyünde doğduğunu tespit ettik" diye yazdı. Köye giden Yunan muhabir, Atatürk'ün "evinin" kalıntıları önünde poz verdi. Tarihçiler iddiayı "saçma" buldu

Vatan gazetesinden Uğur Koçbaş ve Mert İnan'ın haberine göre, ekonomik ve siyasi çöküşün eşiğine gelen, yapılan seçimlere rağmen yeni bir hükümet kuramayan ve euro’dan çıkışı gündeme gelen Yunanistan’da sağcı basını Atatürk ’ün doğum yeri derdi sardı. Yunanistan’da milliyetçi kesimlerin gazetesi olarak bilinen Proto Thema gazetesi, dün Yunanistan’da yüzde 7 oyla meclise giren Nazi partisi Altın Şafak’ın, aynı zamanda Atatürk’ün ‘gerçek doğum yeri’ olan köyün ismi olduğunu iddia etti. Atatürk’ün Selanik’te doğduğu bilgisinin Türkler tarafından “Atalarını bir köylü çocuğu gibi göstermemek için” uydurulduğunu iddia eden gazete, bu bilgileri de Zagalisa adlı başka bir gazetenin yaptığı araştırmaya dayandırdı. Gazete, aylar süren araştırma sonucunda Mustafa Kemal’in Lagadas (Langaza) kenti yakınlarındaki Sarıger köyünde doğduğunu ve burada ilkokula gittiği ileri sürdü. O dönemde bu köyde çoğunlukla Türkler’in yaşadığını belirten Yunan medyası, Yunanistan ve Türkiye arasındaki mübadelenin ardından köyün adının Altın Şafak olarak değiştirildiğini iddia etti. Gazetede Mustafa Kemal’in doğum yeriyle ilgili olarak şu iddialar dile getirildi:

Başkanın takma adı "Kemal"
- Mustafa, Sarıger köyünde doğdu ve 8 yaşına kadar burada kaldı. Minik Kemal 8 yaşındayken, Zübeyde hanım ikinci evliliğini yaparak oğlunu alıp Selanik’e gitti.

- Nüfus mübadelesinden sadece birkaç yıl öncesine kadar Atatürk’ün ebesi Fatma Hanım halen bu köyde yaşıyordu. Fatma Hanım 1911’de öldü.

- Mübadele sonrasında Doğu Trakya’dan bu köye gelen Andrew Stathis adlı Yunan, Atatürk’ün doğduğu eve yerleşti. Hatta bu nedenle kendisini köylüler ‘Kemal’ takma adıyla çağırıyorlardı. Stathis, 1979’da ölümünden önce buranın belediye başkanı da oldu.

- Mustafa Kemal’in doğduğu ev taş ve tuğladan yapılmıştı ve iki katlıydı. Yukarıda iki odası aşağıda da verandası vardı. Geniş bir bahçeye sahipti. Merkezdeki caminin uzağında, köyün en uç noktasında yer alıyordu.

- Bölgede yaşayan Müslümanlar Kemal’i koyunlarla ve ineklerle oynamayı seven bir çocuk olarak hatırladıklarını söylemişlerdi. Ev, 1920’li yıllarda köydeki diğer evler gibi çevrede inşaat yapan Yunanlar tarafından söküldü ve evin hemen hemen tüm kalıntıları ortadan kalktı. Ancak evi çevreleyen yarım metre yüksekliğindeki duvarlar 1980’li yıllara kadar ayakta durdu.

Başkonsolos biliyordu
- Bu köyden Türkiye’ye dönen Türkler, gerçeği bildikleri için Selanik’teki ev yerine Sarıger’e gelerek Atatürk’ün gerçek evini görmek amacıyla turlar düzenledi. Son olarak 2007 yılında bu köye düzenlenen tur sırasında İzmirli bir Türk toprağı öperek Atatürk’ün evinden kalan taş parçalarını hatıra olarak yanında götürdü.

- Türk yetkililer de gerçeklerin farkındaydı. 1981 yılında Atatürk’ün doğumunun 100’üncü yıldönümünde Türkiye’nin Selanik Başkonsolosu yardımcısıyla birlikte bu köye geldi. Köyde yaşayanlara Atatürk’ün doğduğu evin tam yerini sordu. Burada saygı duruşunda bulunduktan sonra birçok fotoğraf çekti. Burada bir müze yapılması için çaba sarfedeceğini söyleyerek gitti.

-Atatürk’ün kardeşi Makbule de Mustafa Kemal’in Selanik’te doğmadığını söylemişti.

"Burası üvey babasının evi"
Mustafa Kemal’in babası Ali Rıza Efendi 1888’de öldü. Dul kalan Zübeyde Hanım ise 1889’da Ragıp Bey ile ikinci evliliğini yaptı. Mustafa Kemal’in Süreyya, Hakkı, Ruhiye adında üvey kardeşleri vardı. Gazeteci Figen Yanık tarafından yayımlanan “Atatürk’ün Doğduğu Ev” adlı kitapta bugün Atatürk’ün doğduğu ev olarak gösterilen binanın üvey babası Ragıp Bey’e ait olduğu iddia edildi. Üvey kardeşi Ruhiye Hanım’ın ailesi de bu yanlışlığın düzeltilmesini istemişti. İddiaya göre dönemin Milli Eğitim Bakanlığı , 1934 yılında yayımladığı Tarih IV kitabında Selanik’teki evi “hatalı bir şekilde” Mustafa Kemal’in doğduğu ev olarak gösterince o tarihten beri yanlış yapılmaya devam ediliyor.

Belge ve bilgi gerek
Heath Lowry (Princeton Üniversitesi-Türk Tarihi Uzmanı): “Yunanlılar’ın ortaya attıkları görüşü ilk kez duyuyorum. Langaza bugünkü Selanik’in varoşları olarak düşünebiliriz. Bir tepenin arkasında yer alan kasaba bir yerdir. Benim araştırmalarım Atatürk’ün Selanik’te doğduğu yönünde. Sarıger köyü olarak bahsedilen yeri hiç duymadım. Tabii o dönem için Selanik şehrin ve genel bir sancağın adıydı. Bünyesinde birçok kasaba, ilçe ve köy vardı. Yunanlılar’ın belge ve bilgileri neye dayanıyor. Somut olarak açıklamaları gerekir.”

Deli saçması!
Prof. Dr. Mehmet Saray (Tarihçi-Atatürk Araştırmacısı): “Kusura bakmasınlar ama bu tip saçma sapan hatta deli saçması iddialara gülüp geçiyorum. Yunanlılar’ın, Atamızla ilgili Altın Şafak köyünde doğduğu gibi bir görüş ortaya atmaları bilim, tarihi gerçeklerle örtüşmez. Atatürk’ün şeceresi, hayatı, anası ve babası da dahil olmak üzere hayatının tüm detaylarıyla ilgili yüzlerce araştırmalar yaptık. Değerli tarihçi Ali Güler tarafından kaleme alınan belge ve bilgiler de mevcuttur. Atatürk hepimizin bildiği, Selanik’teki evde doğmuştur. Biz yıllarca millet ve devlet olarak boşuna mı Selanik’teki eve itibar ettik. Biz Türk tarihçileri, hepimiz bir yalan üzerine mi bilgi inşa ettik. Böyle şey olmaz. Atatürk, belli bir süre babasının ölümüyle birlikte dayısının Langaza’daki evinde kalmıştır. Doğum yeri Altın Şafak falan değildir. Selanik’te doğmuş, Dolmabahçe’de gözlerini yummuştur.” (Vatan)

http://www.radikal.com.tr/108786610878668

YORUMLAR
(8 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Tarihçi referans göstermeli - generalduncan

"Biz tarihçiyiz, bizim söylediğimiz doğrudur" diyerek tarihçilik olmaz. Tarihçi çıkartıp gösterseydi, "Atatürk 1937 yılında doğduğu evi tadil ettirmiştir, şu röportajında da burada doğduğunu ifade etmiştir" gibisinden bir kaynak gösterseydi kimse şüphe duymaz, konu o anda kapanırdı. Referans hemen elinin altında olmayabilir. Basına açıklama yapmadan önce araştırma yapar, bulur çıkarırsın. itiraza mahal bırakmazsın. "Biz yıllarca yanlış mı bildik?" diyerek doğru bilinmiyor. Gerçek neyse birisi güvenilir kaynaklardan referans göstererek açıklasın lütfen. Siz de hemen her şeye inanmayın.

Mesele tarihi kayıtlar - bakitkal

Atatürk'ün nerede doğduğu ile ilgili başlatılan tartışma, aslen bundan sonra olacakların başlangıcı gibi geliyor bana. Doğum meselesi gerçek değilse, başka neler gerçek değildir sorusunu aklıllara yerleştirme çabası sanırım.

tarihçi hoca deli saçması diyor ama... - deistikilahiyatci

2004 yılında yayımlanan şu haber yunan partisinin iddiasının bir kısmını doğrular nitelikte... http://arsiv.sabah.com.tr/2004/10/22/cp/gnc127-20041017-102.html atatürk'ün üvey kızkardeşinin torunu onun selanikteki evde doğmadığını, büyüdüğünü söylüyor bu haberde...

Nerede doğduğunun ne önemi var... - cselcuk

Hayatına bir sürü önemli iş sığdırmış bir devlet adamının köyde mi şehirde mi, o evde mi bu evde mi doğduğunun ne önemi var... Ayrıca iddia sahipleri iddialarını destekleyecek birçok veri sayarken, bizim bilim adamımızın "deli saçması, öyle şey olur mu, Selanik'te doğdu, Dolmabahçe'de öldü, işte o kadar" yaklaşımı da pek trajikomik olmuş... Vah memleketimin haline.

Anlıyamadığım nokta - South pole

Ne olmuş ki Sayın Atatürk Selanik'te ya da başka yerde doğmuş olsun. Atatürk'ün kişiliğini, kimyasını mı değiştirecek ki? Martı suya değdi, değmedi tyartışmasından öte de değil. Başta zaten yazını tezi tabiata aykırı. Ne farkederdi ki varsayalım Atatürk bir köyde doğdu: Köy çocuğu. DNA'sı mı değişecekti? İneklerle, koyunlarla oynarmış. Onları seviyor ki oynarmış. Zaten insan sevgisi de küçüklükten hayvanları, doğayı sevmekle başlıyor. Sonra bugüne kadar Atatürk hakkında yerli yabancı binlerce cilt eserler var. Saçma bir açıklama.

SAYIN HOCA - pispor

Tarihi tarihçiler yazar.Bir yanlış varsa düzeltmesinide tarihçiler yapmalıdır.Çünkü çok palavracı medyatik tarihçi yazarlarda var.Tarihçiler tarihi egemen,kapitalist sömürücüler için yazar.Sizde araştırın bu iddayı çürütün.Bu yakın bir tarih.Mutlaka bir eksiklik var ki gündeme gelmiş.

Bize öğretilenler - kenanextra

Okulda bize dikte edilmeye çalışılan tarih ile gerçek arasında bir alaka yok. Tarihin doğruyu yansıtmayacağı zaten " Tarihi galip gelenler yazar " atasözünden de anlayabiliriz. "Mustafa Kemal’in babası Ali Rıza Efendi 1888’de öldü. Dul kalan Zübeyde Hanım ise 1889’da Ragıp Bey ile ikinci evliliğini yaptı. Mustafa Kemal’in Süreyya, Hakkı, Ruhiye adında üvey kardeşleri vardı" bize okulda ne kitapta ne de başka bir yerde söylenmemişti bile. İnsan daha sonra gerçekleri öğrenmeye başlayınca kendini ihanete uğramış gibi hissediyor. tarihi çarptıranlardan nefret ediyor.