Yerevan'da ne oldu?

Yerevan'da ne oldu?
Yerevan'da ne oldu?
Ermenistan Türkiye'yi iyi okuyor. Türkiyeli diplomat ve siyasetçilerin hangi sözlerinin kime gittiğini biliyor.
Haber: ARİS NALCI / Arşivi

Türkiye - Ermenistan ilişkileri, 2009’da imzalanan protokollerin ardından ilk kez Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİ) zirvesi için Yerevan’a yaptığı ziyaretle hareketlendi.
Dışarıdaki -9 derecelik soğuğa ve kara rağmen Ermenistan’ın başkenti Yerevan’ın Cumhuriyet Meydanı’ndaki toplantının içeriği ‘sıcak’tı...

Diplomatlar yetişiyor

KEİ aslında 20 yılını dolduran bir kurum. Birliğe üye her ülke bir diğerinde delegasyon bulundurmak zorunda. Dolayısıyla Ermenistan delegasyonunun Türkiye’de de bir ofisi var. Bu ofis, camından sarkan Ermenistan bayrağı ile Ermenistan’ın Türkiye’deki tek resmi ofisi. İki ülke arasında var olmayan diplomasinin resmi ofisi olan KEİ’nin Ermenistan delegasyonunun bu ofisi önemli bir role sahip.
Rusya’nın bölgedeki varlığını arttırması ve Karadeniz havzasındaki gücünü hissettirdiği şu günlerde KEİ’nin artık işlevsiz olduğu kulislerde konuşuluyor. Ancak KEİ sadece ekonomik ilişkilerin değil 20 yılda birçok sorunlu ülke arasındaki donmuş, hatta buz tutmuş olan sorunların da erime noktası. 1992’de kurulan Arnavutluk, Ermenistan, Azerbaycan, Bulgaristan, Gürcistan, Yunanistan, Moldovya, Romanya, Rusya, Türkiye ve Ukrayna’nın imzalarıyla kurulan KEİ şemsiyesinde Ermenistan’ın Türkiye’deki ofisinin bir özelliği de yıllarca Ermenistan’ın diplomatlarını burada yetiştirmesi. Ermenistan’ın İstanbul ’daki KEİ temsilcilerinin birçoğu bugün Dışişleri Bakanlığı’nda görevli diplomat. Ermenistan Türkiye’yi hep yakından takip etti. Türkiye Ermenistan’da bir ofis açıp diplomatlarına Ermenistan’ı öğretmek yerine hep yukarıdan büyük ağabeyi oynamaya hevesliydi ancak Ermensitan diplomatlarını İstanbul’da yetiştirdi.

İyi okuyor ve iyi tanıyor

İşte bu yüzden Yerevan’da Dışişleri bakanları Nalbandyan ile Davutoğlu’nun görüşmesi ve öncesinde Davutoğlu’nun ‘tehcir’ konusunda söyledikleri çok iyi anlaşıldı. Ermenistan Türkiye’yi iyi okuyor, Ermenistan Türkiye’yi iyi tanıyor. Türkiyeli diplomatların ve siyasetçilerin hangi sözlerinin kime gittiğini iyi biliyor.
Başbakan Erdoğan Ermenistan vatandaşlarını ülkeden dışarı atmakla tehdit ettiği zaman bunun sadece bir iç politika hamlesi olduğunu; koca bir ülkenin içişleri bakanının Hocalı katliamı mitingine katılarak nefret kusmasının, bir ağabey - kardeş dayanışması olduğunu anlıyor. Durumu iyi okuyor Ermenistan.
İşte bu yüzden bu sefer Davutoğlu’nun Yerevan ziyaretinde çok heyecanlanmadı. Kapı önünde 100 kişilik bir grubun protestosu dışında medyada Karabağ ile ilgili Türkiye’de yapılan şişirme haberlere itibar edilmedi.
Türkiye’nin Ermenistan’dan 2 reyondan çekilme konusunu gündeme getirmesinin pek de mümkün olmadığı zaten bilinen bir gerçek Ermenistan’da. Zira bu fikir yeni değil. Yıllardır kulislerde dolaşır durur. Ancak hiçbir zaman Ermenistan bunu masaya almaz.

Önkoşulsuz görüşme
Nalbandyan, Davutoğlu ile görüşmesinin ardından hiçbir açıklama yapmadı. Ne yazılı ne sözlü. Hatta Ermenistanlı gazetecilere de demeç vermedi. Ancak Bulgaristan ile yaptıkları dönem başkanlığı devir toplantısında kaşla göz arasında gazetecilerin soruları üzerine “Türkiye ile bugüne kadar önkoşulsuz görüşmeden yanaydık, bundan sonra da böyle olacakır” sözleriyle Davutoğlu’yla görüşme öncesinde ellerini bağlamış oldu.

Artık adım atılmalı


Ermenistan’da kanaat önderleri ile Davutoğlu Yerevan’ı terk ettikten sonra yaptığım temaslarda şunu gördüm:
Ermenistan yeni bir seçim öncesinde yine Ermenilerle ilgili konuların gündeme gelmesinden memnun değil. Ermenilerin artık siyasi bir oyun aracı olmasından sıkıntılı.
Ermeni soykırımının 100 yılı yaklaşırken Türkiye’nin inkâr politikalarındaki çaresizliğni farkında.
Davutoğlu’nun Türkiye’den gelirken tehcir ile ilgili yaptığı açıklamaların, 2015’in önünü almak için bir adım olduğu çok açık. Ancak bu aynı zamanda sorunun bu şekilde çözülmeyeceğinin Türkiye tarafından farkında olunduğunu da gösteriyor.
2015 yaklaşırken hiçbir şekilde ne Ermenistan ne diyaspora soykırımın tanınması isteğinden geri adım atacak.
Ermenistan protokollerin imzalanmasının ardından artık Türkiye’den bir adım bekliyor.
Bugünlerde Ortadoğu’da ve Kafkasya havzasında büyük ağabey rolünü üstlenmeyi çok seven ve sık sık bunu dile getiren AK Parti artık o çok sevdiği “büyük ağabeyliği”ni göstererek Azerbaycan’a rağmen bir adım atmalı.