Yermez'in idamı istendi

İşadamı Üzeyir Garih'in Eyüp Mezarlığı'nda öldürülmesiyle ilgili Eyüp Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı.
Haber: DEMET BİLGE / Arşivi

İSTANBUL - İşadamı Üzeyir Garih'in Eyüp Mezarlığı'nda öldürülmesiyle ilgili Eyüp Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianameye göre Garih, Pınar Konuşkan ve Yener Yermez'in mezarlıkta seviştiklerini gördüğü
için öldürüldü. Yermez'in 'Bıçağı satın aldım', 'Garih cüzdanından para çıkarıp verdi', 'Cinayeti para için işledim' şeklindeki ifadeleri iddianamede yalanlandı.
Bıçak taşıyordu
Konuşkan'ın ifadeleri doğrultusunda hazırlanan iddianameye göre, Yermez bıçak taşıyordu, parayı Garih'in cebinden kendisi aldı ve cinayeti 'seviştiğini gördüğü' için işledi. Yermez'in 'gasp amacıyla adam öldürmek' ve 'gasp' suçlarından idamı ve 20 yıl hapsi istemiyle yargılanması istendi. İddianame başsavcı tarafından
onaylanınca dava açılacak.
Eyüp Cumhuriyet Savcısı Hasan Yılmaz tarafından yürütülen soruşturma cinayetin birinci ayında tamamlandı. Hazırlanan iddianameye göre olay şöyle gelişti:
Uygunsuz yakalandılar
"Olay günü Garih arabasıyla Eyüp Merkez Camii otoparkına geldi. Küçük Hüseyin Efendi'nin mezarına gitti. Bu arada M. Mühendis ve M. Sait isimli kişilerin mezarı başında Yermez ve Konuşkan'ı uygunsuz halde gördü. Bunun üzerine 'Burası kutsal bir yerdir. Utanmıyor musunuz' diye uyardı. Garih'in bu uyarısına 'Seni ilgilendirmez' diye karşılık veren Yermez, Garih'in sol kolunu bükerek, belinde taşıdığı bıçakla sol tarafından bıçakladı. Pınar şok olduğu için olay yerinden ayrıldı.
Telefona yeni kap
İlk bıçak darbesinden sonra Yermez, Garih'in cebinde bulunan parayı ve cep telefonunu aldı. Garih yere düşüp bağırınca tekrar sol tarafından bıçakladı. Bıçağı olay yerinden
20 metre uzakta bir yere gömdükten sonra yürüyerek Eyüp Merkez Camii'nin avlusuna geldi. Burada ellerini yıkayan Yermez, daha sonra Karaköy'e gitti. Garih'in mavi cep telefonu kabını siyahla değiştirdi, Hasdal 3. Motorize Birliği'ne geri döndü.
Sinyal alındı
Kapıdaki görevli astsubay Özgür', Yermez'in üzerinden çıkan cep telefonu ve şarj aletine el koydu. Özgür, kendi telefonunun şarjı bittiği için kartını Yermez'den aldığı telefona taktı. Bunun üzerine akşam saatlerinde cep telefonu sinyal vermeye başladı.
Pınar Konuşkan tanık
Sinyallerin Hasdal Kışlası'ndan geldiği anlaşılınca Merkez Komutanlığı'na bağlı ekipler kışlaya gelerek telefonu buldu ve Özgür'ü sorguladı. Telefonun Yermez'e ait olduğu anlaşıldı. Kışladaki aramalar sonucunda Yermez'in firar ettiği anlaşıldı. Yermez, 4 Eylül 2001 tarihinde de Kayseri'de ailesinin yanına giderken yakalandı."
İddianamede Konuşkan'ın Emniyet'te verdiği ilk ifade dikkate alındı. Basında yer alan ifadeleri inandırıcı bulunmayan ve adı iddianamede 'tanık' olarak geçen Konuşkan hakkında 'adli makamları yanıltmak' suçundan yasal işlem yapılabileceği öğrenildi.
Şişlenme korkusu
İddianamede Yener Yermez'in ifadelerine de yer verildi. Ancak olayın iddianamedeki anlatımı Yermez'in ifadelerini doğru çıkarmadı. Savcılık kaynakları daha önce yaptıkları değerlendirmede de, Yermez'in yalan söylediğini ve cezaevinde
'şişlenmekten' korktuğu için sevişmeyi kabul etmediğini söylemişti. Hazırlanan iddiamede, Yermez'in cinayeti kabul eden ifadeleri, cep telefonu ile Yermez'in pantolonunun iç kısmında ve bıçakta bulunan Garih'e ait kan izleri delil kabul edildi.
DGM de soruşturuyor
Cinayetin DGM tarafından da soruşturulduğu ancak 'çete' ve 'terör' bağlantısı olmadığının vurgulandığı iddianamede, söz konusu olayın 'adi bir cinayet' olduğu kanaatine varıldı. Yermez'in, TCK'nın 450'nci maddesinin 7 ve 9. fıkralarına göre 'gasp amacıyla adam öldürmek' suçundan 'idam' ve 497. madde uyarınca da 'gasp' suçundan 20 yıl hapis istemiyle yargılanması istendi.