Yeter ki onursuz olmasın aşk...

TBMM Genel Kurulu'nda yarın görüşülecek 1030 maddelik yeni Türk Medeni Kanunu tasarısına göre, 'onur kırıcı davranışlar' artık boşanma sebebi sayılacak.

Boşanmaya yeni düzenleme
Tasarıyla, ilk kez boşanma sebepleri arasına 'onur kırıcı davranışlar' ekleniyor. Başka ifadeyle, tasarının yasalaşmasından sonra artık eşlerden biri kendisine 'ağır derecede onur kırıcı davranışta bulunan' eşi aleyhine boşanma davası açabilecek. Tasarı,
halen yürürlükte olan yasada yer aldığı gibi hayata kast, kötü muamele, küçük düşürücü suç, haysiyetsiz yaşam, zina, akıl hastalığı ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmasını
da boşanma nedenleri arasında sayıyor. Yukarıda sayılan nedenlerle davaya hakkı olan eşin, boşanma nedenini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her koşulda bu nedenin başlangıcının üzerinden beş yıl geçmesi halinde dava hakkının düşeceğini öngören tasarıda, 'Affeden tarafın dava hakkı yoktur'
kuralı da yerini koruyor.
***
Terk süresi altı aya çıkarılıyor
Tasarı, boşanma nedenleri arasındaki 'terk' konusunu da yeniden düzenliyor. Terk koşulunun gerçekleşmesi için beklenmesi gereken süre üç aydan altı aya, ihtardan sonra dava açılabilmesi için aranan süre de bir aydan iki yıla çıkarılıyor. Böylece, ortak konutu terk etmiş olan eşe boşanma konusunda daha fazla düşünebilmesi için süre tanınıyor.
Tasarının ilgili maddesinde ayrıca 'Diğerini ortak konutu terke zorlayan veya haklı neden olmadan ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk edilmiş sayılır' deniliyor. Tasarıya göre evi terk hallerinde halen üç ay sonunda ihtar çekme zorunluluğu kaldırılıyor, bunun yerine altı ay sonunda ihtara gerek kalmaksızın boşanma davası açma olanağı getiriliyor. Tasarı boşanma davalarında, taraflardan birinin isteği doğrultusunda hâkime davayı gizli sürdürme yetkisi de veriyor.
***
Komşusunu rahatsız edene ceza var
Düğün, nişan, asker gönderme gibi yerel âdetler nedeniyle taşkınlık yapan ve komşularına zarar verenler, bunun bedelini ödeyecek. Yasanın 'Komşu hakkı' başlıklı maddesine göre, özellikle taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel âdete göre komşular arasında hoşgörülebilecek dereceyi aşan duman, buğu, kurum, toz, koku çıkartarak, gürültü ve sarsıntı yaparak rahatsızlık vermek de yasak. Yeni düzenlemeye
göre, yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğacak hükümler burada da uygulanabilecek.
***
Ortak malların paylaşımı nasıl olacak?
Mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erecek. Mahkemece evliliğin iptali veya boşanma ya da mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi durumunda, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere son bulacak.
Eşlerden birine sosyal güvenlik kuruluşlarınca yapılan toptan ödeme veya işgücünün kaybı durumunda alınan tazminatlarda, bu miktarın her ay ödendiği varsayılarak aylık miktar bulunacak. Mal rejiminin başlangıç tarihinden önceki zaman dilimine denk gelen miktar 'kişisel mal' sayılacak.
Eşlerden birinin, mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan elde ettiği bağış gibi karşılıksız kazandırmalar, diğer eşin payının azaltılması kastıyla yapılan devirler, edinilmiş mala eklenecek.
Kişisel malvarlığından ortak malvarlıklarına yapılan aktarmalar ve edinilmiş mallara ilişkin borçlar tasfiye edilebilecek.
'Eklenme ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değer' üzerinden edinilmiş malların tasfiyesi yapılacak. Tasfiye sırasında malların sürüm (rayiç) değeri esas alınacak.
***
Nafakada eşitlik
Mevcut yasa boşanma davasının açılacağı yer olarak kocanın ikâmetgâhını dikkate alırken yeni tasarıda 'Boşanma davası eşlerden birinin oturduğu veya son altı ay birlikte
oturdukları yerde açılır' denildi. Daha az kusurlu olan eşe de boşanma davası açma ve tazminat isteme hakkı veren tasarı, mevcut yasadaki 'Erkeğin kadından yoksulluk nafakası isteyebilmesi için kadının refah içinde olması gerekir' şeklindeki düzenlemeyi
kaldırıyor. Tasarıda, 'eşlerden biri ortak yaşam nedeniyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkı vardır' hükmünü de içeriyor. Ayrılık kararına uyulmaması halinde ise hâkimin devreye girme esasları belirleniyor.
***
Zinaya düşük pay
Her eş veya mirasçıları diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olacak. Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma durumlarında, hâkim kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilecek. Artık değere katılmada mal rejimi sözleşmesiyle başka bir esas kabul edilebilecek. Bu anlaşmalar, eşlerin ortak olmayan çocuklarının veya onların altsoylarının saklı paylarını etkilemeyecek. Paylaşımda, bir mesleğin icrasına ayrılmış birimler ile işletmelerin bütünlüğü gözetilecek.
***
Cinsiyet için izin
Cinsiyetini değiştirmek isteyen kişi mahkemeye başvuracak. Cinsiyet değiştirmek için, 18 yaşını bitirmek, bekâr olmak, transseksüel yapıda olmak, üreme yeteneğinden
sürekli biçimde yoksun olmak ve hâkimin izni şartları aranacak.
***
Kalan mirasın paylaşımı
Boşanma halinde eşlerin aile konutu ve ev eşyasını kimin kullanacağı konusunda anlaşamazlarsa, hâkimin, eş ve çocukların geleceğini göz önüne alarak adil bir karar vereceğini düzenleyen tasarı, eşlerin ev giderine katılma konusunda da kadın-erkek eşitliğini gözetiyor, evlilik yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi halinde hâkimin buna müdahalesine kapı aralıyor.
Sağ kalan eşin payı yükseliyor
Miras bırakan kişinin mallarındaki tasarruf özgürlüğü genişletilirken, sağ kalan eşin miras payı da yükseltiliyor. Eşlerden birinin ölümü halinde, tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa, sağ kalan eşin korunması için bunlar üzerinde miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkının tanınmasını isteme esası getiriliyor.
Tasarıyla eşlerden birinin ölümü halinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadığı konut varsa, sağ kalan eş, bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilecek. Haklı sebeplerin varlığı halinde, sağ kalan eşin veya miras bırakanın diğer yasal mirasçıların istemi üzerine, mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasına da olanak tanınıyor.
<ı>Yarın: Babalıktan kaçış zor