Yıkım davalık

Her yağışta sel bastığı için kamulaştırma kararı verilen İstanbul'daki 350 evin yıkımına Alibeyköy'den başlandı. İlk uygulamada tapusuz binalar hedefti.
Bedelleri beğenmeyen bina sahipleri, kamulaştırmaya karşı yargıya gidiyor. Belediye, "Gerekirse 'afet bölgesi' ilan ederek yıkımı tamamlarız" diyor.

İSTANBUL - Adı selle özdeşleşen, 'naklen' su baskınlarına uğrayan Alibeyköy, dün güne, 1500 polis, 400 zabıta memuru, 110 işçi, ambulans ve itfaiye görevlileri, kamyonetler, dozerlerle başladı. İstanbul'daki ilk 'sel yıkımı' dün Alibeyköy'de yapıldı.
Saat 08.00'de başlayan çalışmayla tapusuz 19 binadaki 56 daire yıkıldı. Direnenlerin eşyaları istedikleri adreslere ya da depolara taşındı. Binalarından çıkmayan üç kişi gözaltına alındı.
Ne önerildi?
Alibeyköy'de 'dere yatağında' bulunan yapıların istimlakı için verilen yasal süre iki kez uzatılmıştı. Buna rağmen, belediye ve yapı sahipleri kamulaştırma bedeli konusunda anlaşamadı. Kat başına değil, Bayındırlık Bakanlığı'nın belirlediği birim fiyatlarıyla metrekare üzerinden ödeme yapan belediye, tapulu evlere enkaz ve arsa parasını, tapusuzlara ise sadece yıkım bedeli ödemeyi önerdi. Ayrıca, piyasa değerinin 60 milyar lira olduğu belirtilen Güzeltepe'deki belediye konutlarına, dörtte biri peşin geri kalanı 60 ay vadeyle 36 milyar lira önerildi. Ancak uzlaşma sağlanamadı.
Belediye kararlı
Arsası 240, bina alanı 1200 metrekare olan sadece bir yapının istimlakı için belediye 450 milyar lira önerirken, yapı sahibi 3 trilyon istedi. Belediye ise yıkılan tüm yapılar için belirlediği toplam 3 trilyon liralık istimlak bedelini yapı sahipleri adına banka hesabına yatırarak dün yıkımı başlattı.
Belediyenin konuyla ilgili açıklamasında, tapusuz yapıların gecekondu sayılması nedeniyle yıkımında bir sorun olmadığı ancak tapulu ev sahiplerinin mahkeme yoluyla yıkımı durdurma ihtimali bulunduğu belirtildi. Bu durumun da Bakanlar Kurulu'nun kamulaştıracak yerleri 'afet bölgesi' ilan etmesiyle aşılacağı belirtildi.
Evleri yıkılan yapı sahipleri ise, önerilen evlere taşınmak için aylık ödemelerin 500 milyon olduğunu ve buna güçlerinin yetmeyeceğini söyledi. Yıkılan evlerdeki kiracılar da, 150 milyona otururken, şimdi 350-400 milyona kiralık ev bulamadıklarını anlattı.
'Hani mahkeme kararı?'
Bu arada Eyüp Adliyesi'nden bir heyet Karadolap Mahallesi'nde yıkım kapsamında olan yedi bina için yürütmeyi durdurma istemiyle açılan dava kapsamında mahallede tespit yaptı.
Bina sahipleri adına dava açan avukat Fatma Atanur Feyzioğlu, Büyükşehir Belediyesi'nin Kamulaştırma Kanunu'nu uygulamadığını öne sürdü. Feyzioğlu, yıkımı yapılacak binaların tapu tahsisli ve ruhsatlı yapılar olduğunu belirterek, "Bunlar gecekondu değil. Büyükşehir Belediyesi'nin elinde yıkıma ilişkin mahkeme kararı yok. Hukuka aykırı bir idari karar var. Biz Eyüp Adliyesi'nde yürütmeyi durdurmak için dava açtık. Dava sonuçlanmadan belediye yıkıma başladı" dedi.
'Kamulaştırma değil, tasfiye'
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mesken ve Gecekondu İşleri Müdür Yardımcısı Selçuk İncesu ise avukat Feyzioğlu'na, encümen kararı ve başkanlık yazısını gösterdi. İncesu, burada bir kamulaştırma işlemi yapılmadığını, 2981 sayılı kanunun 13/B maddesine göre yapılan bir tasfiye işlemi olduğunu söyledi. Avukat Feyzioğlu ise, o zaman bu uygulamanın 1/1000'lik plana göre yapılması gerektiğini belirterek, bu planın nerede olduğunu sordu. İncesu buna karşılık işlemin 1/5000'lik plana göre yapıldığını bildirdi.
Tapusuz binalardan başlayan yıkım, kamulaştırma sonrası tapusu bulunan binalarla devam edecek. İstanbul genelinde 350 ev yıkılacak.