Yıldırım ile Tekin'in 'bomba' yüzleşmesi

İSTANBUL - Birinci Ergenekon davasıyla birleştirilen Danıştay Suikasti Davası’nın tutuklu sanığı Osman Yıldırım, ‘Cumhuriyet gazetesine atılan bombaları verdiğini’ öne sürdüğü eski Yüzbaşı Muzaffer Tekin ile mahkemede yüzleşti. İki sanık arasında ilginç bir diyalog yaşandı. Silivri Cezaevi’ndeki 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Tekin ile Yıldırım arasında şu konuşmalar oldu.
Osman Yıldırım: (Ataşehir’de Cumhuriyet bombalarının verildiği toplantıyla ilgili): Masanın  üzerindeki üç bomba aynıydı. Siyahtı, parça tesirliydi.

Muzaffer Tekin: Üç bombadan ikisini alıp cebinize mi koydunuz?
O.Y: Evet

M.T: Tekin: Sizin aldıklarınız patlamadı, Alparslan Arslan’ın aldığı bomba patladı. Yani tesadüfen patlayan bomba sizin tarafınızdan da alınabilirdi.
O.Y:: Bombaların üçünü de aynı anda masaya koymadılar. Önce iki tanesini masaya koydular. Onları ben aldım. Sonra üçüncüyü Alparslan Arslan aldı.

M.T: Bombayı bir holdinge attığınızı, patlamayınca pimini taktığınızı söylüyorsunuz? Patlamayan bombanın pimini nasıl taktınız, açıklar mısınız?
O.Y: Patlamayan bombaları masanıza süs olarak koyuyorsunuz ya. Holdinge meselesinin davayla alakası yok. Cumhuriyet’e üçüncü bombayı benim attıracağıma dair bir anlaşma yoktu.  

M.T: Düşmanım değilsiniz. Bu davada en çok zarar gören benim. Tutanaklara göre soruyorum. Sözde Ergenekon örgütünün varlığını biliyor musunuz?
O.Y: Ergenekon’u biliyorum, örgüt olup olmadığını bilmiyorum.

M.T: Örgütün üyesi misiniz?
O.Y:: Değilim

M.T: Üyesi olmadığın halde varlığını nereden biliyorsun? Toplantılarına katıldın mı?
O.Y: Varlığını biliyorum. Üyesi olmadığım bir örgütün toplantılarına neden katılayım?

M.T: Danıştay, Ergenekon işi diye nasıl bilgi veriyorsunuz?
O.Y: Ergenekon ismiyle faaliyet gösteren sizsiniz. Alparslan Arslan seninle hareket eden biri.

M.T: Bunu somut olarak ortaya koyar mısın? Seni ilk defa bu salonda gördüm.
O.Y: Seni her yerde gördüm.

M.T: Ne zaman, nerede?
O.Y: İstanbul’da bazı yemekli toplantılarda görmüştüm. Avrupa yakasında olabilir. Mekânı ve tarihi hatırlamıyorum. O zaman arkadaşlar tanıştırmıştı. Büronuz Kadıköy’de olabilir. Büronuza Alparsla Arslan’la gelmiş olabilirim. Sizi Veli Küçük ve İbrahim Genç ile gördüğümü hatırlamıyorum.

M.T: Tansu Çiller’in eşi Özer Çiller’i tanıyor musun?
O.Y: Tanıyorum. Ancak kimin vasıtasıyla tanıştığım önemli değil. Muzaffer Tekin ile Özer Çiller’i bir arada görmedim.

M.T: Neden bu kişiler size eylemi yaptırdılar?  Askerler de var. ‘Bombaları niye onlara attırmıyorlar’ diye sormadın mı?
O.Y: Sesini yükselterek sorma, salon adamı olmaya çalışıyoruz.

M.T: Bana talimat veremezsin. Mahkeme aracılığıyla soru soruyoruz. (dha)