YÖK üyesi Eriş: Üniversitenin tam özerkliği ütopya değil

YÖK üyesi Eriş: Üniversitenin tam özerkliği ütopya değil
YÖK üyesi Eriş: Üniversitenin tam özerkliği ütopya değil

Eriş: Üniversitelere aşırı müdahale var.

TÜSİAD'ın hazırladığı 'Türkiye'de Yükseköğretim, Eğilimler, Sorunlar ve Fırsatlar' başlıklı raporun tanıtımında konuşan YÖK Üyesi Atilla Eriş 'Merkezi sınavla öğrenci yerleştirmek bilgiye ulaşma tercih ve hakkını engellemekten başka bir şey olamaz' dedi

ÇANAKKALE - TÜSİAD tarafından hazırlanan ‘Türkiye’de Yükseköğretim, Eğilimler, Sorunlar ve Fırsatlar’ başlıklı raporun tanıtımında konuşan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Yürütme Kurulu üyesi Prof. Dr. Atilla Eriş, “Merkezi otoritelerin üniversitelere aşırı müdahalesi var. YÖK de bunlardan biri, kendim de bunun üyesiyim’ dedi ama umutlu devam etti: “Merkezi sınavla öğrencilerin yerleştirilmesi yerine, Üniversitenin öğrencisini seçme’ ve ‘Öğrencinin de üniversitesini seçme’ sistemini hayata geçirmek ütopya değildir.”
TÜSİAD’ın ‘Türkiye’de Yükseköğretim, Eğilimler, Sorunlar ve Fırsatlar’ başlıklı raporunun tanıtımının üçüncüsü İzmir Ege, Antalya Akdeniz üniversitelerinin ardından Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde (ÇOMÜ) düzenledi. Toplantıya YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Atilla Eriş, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Ali Akdemir, TÜSİAD Eğitim Çalışma Grubu üyesi Müjde Gürlek, çeşitli üniversitelerin öğretim üyeleri katıldı.
YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Atilla Eriş toplantıda özeleştiri yaptı. Prof.Dr. Eriş, “Türkiye’de Magna Carta ilkeleri kapsamındaki anlamda bir üniversite özerkliği olduğunu söylemek mümkün değildir” diye konuştu. Kurumsal ve akademik açılardan merkezi otoritelerin, üniversitelere aşırı müdahaleci yetki ve yaklaşımları, gerçek anlamdaki üniversite özerkliğine meydan vermediğini savunan Prof. Dr. Eriş, şöyle devam etti: “Maalesef YÖK de bu müdahalecilerin arasındadır. Kendim de bunun bir üyesiyim. İşte bu durum, üniversitelerin birçok yönden önünü tıkamaktadır. Bunu aşmak da sadece YÖK’e bırakılmamalı.” 

Seçme hakkı
Merkezi sınavla, öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına yerleştirilmeleri yaklaşımı yerine birçok gelişmiş ülkede olduğu gibi zaman içinde ‘Üniversitenin öğrencisini seçme’ ve ‘Öğrencinin de üniversitesini seçme’ sistemini hayata geçirecek uygulamaların planlanması ve üniversite özerkliğinin tam olarak oluşturulması ütopya değil. Yükseköğretim kurumlarına öğrenci yerleştirme sistemini bugünkü şekliyle savunmak, bireyin geleceğine dönük evrensel bilgiye ulaşma tercih ve hakkını engellemekten başka bir şey olamaz. Türkiye’de dünyadaki gelişmeler paralelinde, merkeziyetçi yükseköğretim yapısından hızla uzaklaşmak zorunda.”
TÜSİAD Eğitim Çalışma Grubu Üyesi Müjde Gürlek de TÜSİAD Avrupa Üniversiteler Birliği Kurumsal Değerlendirme Programı tarafından hazırlanan ‘Türkiye’de Yükseköğretim, Eğilimler, Sorunlar ve Fırsatlar’ başlıklı rapor konusanda bilgiler verdi. (dha)