YÖK'le yaşıt protesto

'Yükseköğretim kurumları arasında koordinasyon ve denetim' amacıyla 12 Eylül darbesi ardından temeli atılan Yükseköğretim...
Haber: AYŞEGÜL DİKENLİ / Arşivi

İSTANBUL - 'Yükseköğretim kurumları arasında koordinasyon ve denetim' amacıyla 12 Eylül darbesi ardından temeli atılan Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 20 yıllık icraatı boyunca ne öğrencilerin ne de öğretim üyelerinin sevgisini kazanamadı. Üniversiteleri tek merkezden yönetmeyi hedefleyen YÖK'ün kuruluş yıldönümü, bu yıl da yoğun protestolara sahne olacak. Çeşitli görüşlerden birçok öğrenci bugün meydanlarda buluşacak ve YÖK'e 'Hayır' diyecek.
'Sokağa çıkma yasağı'
İstanbul Üniversiteleri Öğrenci Koordinasyonu
öğrencileri, protestolara haftalar öncesinden
'6 Kasım'da Sokağa Çıkma Yasağı' afişleriyle hazırlandı; ardında da "IMF'ciler, YÖK'çüler,
savaş çığırtkanları; 6 Kasım'da sokağa çıkmayın. Sokakta İsyan var" afişleri ile yasağın nedenini açıkladı.
YÖK'ten ve uygulamalarından en çok etkilenen öğrenci ve öğretim üyelerinin, üniversite tartışmaları yapılırken taraf olarak bile kabul edilmemesinden yakınan koordinasyonlu öğrencilerden Ebru Erginbay, "Üniversiteler, asli unsurları olan öğretim elemanları, öğrenciler ve üniversite çalışanlarınca yönetilmeli" dedi.
'Potansiyel suçlu değiliz'
Yeşinil Yeşilyurt da, YÖK karşıtlığının '20 yıllık bir gelenek' olarak algılanmasının yanlış olduğunu belirterek şunları söyledi:
"YÖK soyut bir kavram değil, bizim hayatımızı doğrudan etkiliyor. Okula gelirken iki defa aranıyoruz, okul bahçesinde
polis otoları geziyor, öğrenciler sık sık gözaltına alınıyor, bize potansiyel suçlu muamelesi yapılıyor. Tüm bunların sorumlusu YÖK. Bizim YÖK'ün tabelasıyla işimiz yok. Belki önümüzdeki süreçte YÖK'ün ismi değişebilir. Önemli olan YÖK'ü var eden zihniyetin ortadan kalkmasıdır.
İstanbul Yükseköğretim Gençliğiyle Yardımlaşma Derneği (Özgür İYÖDER) öğrencileri, bu yıl da protesto gösterilerini
Ankara Kızılay Meydanı'nda yapmaya çalışacak. İYÖDER'li Yusuf Çağ, "Geçen yıl Ankara'ya gitmemiz engellenmişti. Bu yıl da aynı engellemeyle karşılaşacağımızı tahmin ediyoruz. Ancak kamuoyunda bir nebze olsun duyarlılık yaratmak için bu şart" dedi.
28 Şubat kararları ardından başladıkları YÖK protestosuna geçen yıl ara veren İslamcı öğrenciler, bu yıl yine alanlara çıkacak.
İstanbul'da türbanlı öğrencilerin de katılacağı protestolarda sadece türbanı değil, YÖK'ün her türlü antidemokratik uygulamasını da hedef alacaklar.
Ortak eylem
İslamcı öğrenciler, solcu öğrencilerin önceki yıllara ilişkin 'tepkisizlik' eleştirisine de şu yanıtı verdi: "Daha önce de YÖK'e karşıydık ama İslamcı öğrenciler arasındaki görüş ayrılığı nedeniyle fiili bir tepki gösteremiyorduk. Bu İslamcı kesimin zaafıydı. Daha önce YÖK'ü protesto etmememiz, YÖK'ten memnun olmak anlamına gelmiyor. 6 Kasım'da bütün öğrencilerle alanda ortak hareket etmek istiyoruz."
Erdin: Gürüz kayıptır
12 Eylül'le hakları ellerinden alınan öğretim üyeleri de, YÖK' ten şikâyetçi. Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Kadir Erdin, eleştirilerini şöyle sıraladı: "Üniversitelerin bir 'anarşi' yuvası olarak gösterilmesiyle YÖK'e zemin hazırlandı. YÖK düzeni işlemeye başladığı günden itibaren ise yeni bir öğretim üyesi kuşağı yaratıldı. Bu öğretim üyesi, toplumun ve üniversitenin sorunlarına yabancı, genelde kendini bu sisteme uydurma eğiliminde
oldu. Oysa günümüz koşullarında yüzünü AB'ye dönmüş Türkiye'nin sorunlarını aşabilmesi için, eğitim ve özellikle yükseköğretim sorunu çözülmeli. YÖK Başkanı Kemal Gürüz'ün koltuğunda tükettiği her gün Türkiye için bir kayıptır" dedi.
YÖK'ün görevleri

  • Rektörlerin disiplin işlemlerini kovuşturur, karara bağlar.
  • Öğretim elemanlarından yetersizliği görülenler ile yükseköğretim amaç ve düzenine aykırı harekette bulunanların üniversite ile ilişkilerini keser.
  • Fakülte dekanlarını gerektiğinde süreleri dolmadan görevden alır.
  • Yeni üniversite kurulmasına ve gerektiğinde birleştirilmesine ilişkin önerilerini veya görüşlerini Milli Eğitim Bakanlığı'na sunar.
    Üniversitelere tırpan
    YÖK'ün 1981 yılında kurulmasıyla birlikte ilk önemli icraatı, 1402 sayılı Sıkıyönetim Yasası ile 1268 öğretim görevlisinin üniversiteden uzaklaştırılması oldu. Ayrıca aynı dönemde açılan disiplin soruşturmalarıyla yaklaşık 50 bin öğrenci üniversitelerden atıldı.
    Bütün yükseköğrenim kurumlarını denetlemek üzere de, Yüksek Öğretim Denetleme Kurulu (YÖDK) kuruldu. Üniversitelerdeki bütün
    idari personelin görevlerine son verilerek, yerlerine yenileri atandı. Öğretim maliyetinin beşte birinin öğrenciden 'harç' adı altında alınmasına karar verildi. Siyasi partilere üye olmak ve politikayla ilgilenmek hem öğrencilere hem de öğretim üyelerine yasaklandı.